02 Mart 2015

Milano Moda Haftası: Dördüncü Gün

YAZI: SUZY MENKES

PUCCI: GELECEĞİ YILDIZLARDA  
 
Özellikle de sadık  iş takımı tarafından alkışlanmak  ve Pucci'den ayrılışından dolayı uğurlanmak için sahneye çıkan Peter Dundas,
 
Sonbahar 2015 koleksiyonunun teması olan burçlarla ilgili, kendi burcu olan yay işaretli bir T-shirt'le sahneye çıktı.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Geleceği gerçekten de yıldızlara yazılmış olabilir çünkü 2002-2005 yılları arasında baş tasarımcı olarak çalıştığı Roberto Cavalli'ye katılacağı söyleniyor.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Kurucunun kızı ve LMVH'nin sahip olduğu markanın CEO'su olan Laudomia Pucci, Dundas'ın ayrılışıyla ilgili yorum yapmayacak.
Tasarımcının kendisiyse sahne arkasında isim vermeden yeni bir anlaşma yaptığını belirtti. 
 
Pucci'nin kontrolünü kim ele alacak? En iyi tahmin 5 sene önce Vogue İtalya'nın "Who Is  On  Next?" (Sıradaki kim?) yarışmasını kazanan  37 yaşındaki MSGM'den Massimo Giorgetti. Küresel etkiye sahip kârlı bir marka yaratma becerisi onu bir lüks markası için cazip hale getiriyor.  
 
Ayrıca lüks marka ile sokak markası arasındaki dengeyi kurabilecek enerjisi ve yeteneği , bir zamanların aristokratik modaevi Emilio Pucci için radikal bir yenilenme yaratacak.  
 
Dundas, couture tasarımcısı Christian Lacroix ve İngiliz tasarımcı Matthew Williamson gibi isimlerden sonra Emilio Pucci'de kreatif yönetici olan isimdi.  
 
Tasarımcıların bu bitmek bilmez sandalye kapmaca oyununda, Dundas Pucci'de geçen 7 yılda markaya neler kazandırdı? 
Bu koleksiyonda desen olarak burç işaretlerinin kullanılması çok akıllıca ve özgündü. Aslında, Emilio'nun yeteneği de Pucci'nin imzası haline gelmiş klasik "Emilio" baskılarından kaçmasıdır. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Baltıklardan gelen geçmişi ve  tatillerini Yunanistan'da geçirmesi sayesinde Dundas, Pucci'nin sınırlarını  modaevinin doğduğu yer
Floransa'dan daha geniş bir çevreye yaymasını sağladı, ve Dundas bunu bazen acımasız bir şekilde yaptı.  
 
Ancak Dundas'ın Avrupa'nın "It-girl"leriyle olan bağı ve çekici iyi kesilmiş kıyafetleri onu ünlüler arasında popüler bir hale getirdi ve kıyafetleri kırmızı halıda her zaman görülen bir tasarımcı haline getirdi. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Bu sezon zengin şarap bordosunda ve denizci mavisinde kadifelere ağırlık vermiş. Fırfırlı bluzler ve dökümlü elbiseler için kullanılan beyaz şifon da renk paletine sadelik katmış. 
 
Ancak asıl hatırlanacak olanlar o burç işaretli desenler olacak, elbette Dundas'la beraber. 
 
ANTONIO MARRAS: YAŞLANMAYAN GÜZELLİĞE BİR AŞK MEKTUBU 
 
Antonio Maras defilesinde, Benedetta Barzini yavaşça yürüdüğü podyumdan bakarak gülümserken aklıma sadece üç sözcük geldi: güzellik, asalet ve dinginlik. Ve evet, 71 yaşında bu koleksiyonun ilham perisi olmak, salondaki herkesten 40 yaş yaşlı olmak anlamına geliyor.  
 
Fotoğraf: InDigital 
 
Defile mekanı, Rokoko tablolarıyla süslenmiş yağlı duvarlardan ve İran halılarıyla kaplanmış beton zeminden oluşan bir garaj olduğu için mesajın şu olduğu sonucuna vardım: Yaşlı olan daha güzeldir.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Belki de daha uygun olan sözcük "zamansız" olurdu. Marras'ın stüdyosu ev bitkileriyle dolu bir mekan, ancak Milano tarzını en keskin hatlı yansıtan kişi de o.  
 
Fotoğraf: InDigital 
 
Benedetta, moda camiasında Diana Vreelan'in 60'lardaki buluşu olarak görülür. Ayrıca ister Vogue Amerika, ister Vogue İtalya olsun fotoğrafçı Irving Penn'in favori foto modeli ve kapak kızıdır.   
 
Üstelik, feminist bir aktivist ve öğretmen olarak çok düşünsel bir tarafı da var. 
 
Böyle bir geçmiş onu koleksiyonları arasında en pratik olanı tasarlamasını sağlamış, tabi pantolonlarla giyilen büyük desenli sweater'lar veya ipek üstlerin üzerindeki grafik desenler için kullanılabilecek en iyi sözcük "pratik"se.  Bir başka deyişle, romantik dokunuşları bir nebze azalttığı için, dantel bir ceketin özenli dikişlerini ve şeker gibi şirin oluşunu fark etmek kolaylaşmış. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Bütün bu renkli parçaların içinde hiçbirisi Benedetta'nın alkışlar için sahneye çıktığında giydiği desenli işlemeli ceketin yerini alamaz. 
 
 
ROBERTO CAVALLI'NİN ÇİN BULMACASI 
 
Roberto Cavalli defilesi hem fiziksel hem de duygusal anlamda inişli çıkışlı bir defileydi. 
 
Kısa etekler az tutularak, uzun etek boylarıyla seksilikten tatlılığa çarpıcı bir geçiş yapılmıştı. Ancak her iki etek boyunda da beyaz püskül ve dantel bedenden su gibi kayıyordu. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Öte yandan, başka bir temayı görmek de mümkündü: Çin. Çinliler, İtalya'nın heyecanlı moda müşterileri pozisyonunda olsalar da aslında bugünün Çin'inden değildi gördüğüm öğeler. Asya'nın tarihi sanatları, kıyafetlerin küçük detaylarında kendini gösteriyordu:
biraz sarı, bazı yerlerde pagoda biçimli yaldızlı düğmeler, Ming vazosu çiçekleri taşıyan çaprazlama bir yelek, verilmek istenen mesaj, büyük büyük yazılmak yerine küçük parmak izleri bırakılarak verilmişti. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Bu ay New York'taki Metropolitan Müzesi'nde "China: Through the Looking Glass" sergisinde bir Ming porseleninden esinilmiş Cavalli elbisesi görmüştüm. O elbisenin, Sonbahar 2015 koleksiyonu için bir ilham kaynağı olup olmadığını merak ettim. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Cavalli'nin gücü şurada: Kıyafetler o kadar İtalya'ya özgü bir zarafette yapılmış ki, öbür türlü müstehcen kaçabilecek her şey güzele dönüşüyor. Eğer Çinli modern bir kadın almayı düşünüyorsa, zerafet dolu uzun elbiseleri seçmelerini öneririm. 
 
BOTTEGA VENETA: AŞIRI MODERN EL SANATI 
 
Bottega Veneta defilesinde Prokofiev'in "Peter and Wolf"u kreşendoya ulaşırken, Salma Hayek, gördüğü parlak bir sweater üzerine elini kalbine doğru götürerek "Çok romantik!" diyor. 
 
Koleksiyon dijital tekniklerle grafik desenler işlenmiş bu kıyafetlerle kadın vücuduna, sert ve zorlu bir bakış açısı kazandırmış.
 
Sonbahar 2015 koleksiyonunu, teknolojiyi romantikleştirmek olarak görüyorum 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Ancak tasarımcı Tomas Maier'in asıl amacı bu değil. 
 
"Renklerle, baskılarla ve işlemelerle oynamak istedim, kadınlara pantolon seçeneğini sunmak istedim." diyor. 
 
Evet doğru. Ama yine de, grafik damalı pantolonun üzerine giyilmiş ipek bir bluzu veya mor bir kıyafete ışık veren lureks bir yeleği açıklamak için yeterli değil. 
 
But that is not what designer Tomas Maier intended. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Renkler maviden yeşile, turuncudan altın rengine birçok değişik tondaydı. Parlak bir kumaşta veya diz boyunda çizmelerde yaldız efektleri çok etkileyiciydi.  
 
Eğer bu tamamen zanaat işi olsaydı ve geometrik efektler dijital araçlarla yapılmasaydı, Maier'in o pelerine çizgiler çekmesi veya kare bir eteğe puantiyeler eklemesi için gerçekten çok usta ve sağlam bir ele sahip olması gerekirdi. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Bu Bottega defilesi iki dünya arasındaki dengeyi sağlamıştı: hiper-modernite ve el sanatı. Maier, koleksiyonla ilgili açıklama yaparken "Bizans" dedi, ya onun kadar kompleks olduğunu açıklıyordu ya da kullanılan el sanatının ilk çıktığı yeri hatırlatıyordu. 
 
Hayal gücüyle renkleri, tekniği ve kesim yöntemlerini bir araya getirmek zaten bir başarı. Defileye bir de arzu dalgası ekleyebilmekse çok istisnai ve özel olmuş.

ETİKETLER: ROBERTO CAVALLİ , BOTTEGA VENETA , SUZY MENKES , EMİLİO PUCCİ , ANTONİO MARRAS , DEFİLE , MODA