23 Nisan 2015

Apple, Suzy Menkes'e Büyük Planlarını Açıklıyor

YAZI: SUZY MENKES

Geçen eylülde duyurulmasının ve bu ay piyasaya sürülmesinin ardından, Apple Watch sansasyondan çok daha öte dev bir dalga yaratarak kendisinden önce hiçbir ürünün yapamadığı kadar moda ve teknoloji dünyasının ortasına oturdu. O yüzden duruma çok da iyi uyan bir şekilde Rönesans'ın doğduğu yer Floransa'da düzenlenen Condé Nast Lüks Konferansının açılış törenini, Apple'ın tasarım departmanının kıdemli başkan yardımcısı ve günün adamı Jony Ive dışında başka kim açabilirdi ki? Kendi çağdaşlarının en saygıdeğerlerinden arkadaşı Marc Newson'la sahneye çıkan Ive, konferans sunucusu Suzy Menkes'e şirketin 21. yüzyıl lüksüne, bildiğimiz geleneksel lüks anlayışını kullanarak nasıl yaklaştıklarını anlattı.  
 
 
Ive, "Apple olarak dünyaya, önceden belirlenmiş piyasa fırsatları penceresinden bakmıyoruz. Bizim devamlı olarak yaptığımız tek şey ürünlerimizin geliştirilmesi için ciddi bir çaba sarfetmek. Ürün geliştirme sadece bir ürüne elle yapılan eklemeler veya düzeltmeler değildir, bir şeyi işlemenin ve geliştirmenin türlü yolları vardır. Bir şeyi sadece küçük hacimlerde yapmanız veya az parça kullanmanız illa ki dürüstlük ve özen gösterdiğinizi kanıtlamaz, bu yanlış bir varsayım." diye açıklıyor. 
 
"Makineler bize göre işçililkte kullandığımız aletlerdir" diye katılıyor Newson, "Hepimiz bir şeyler kullanırız. Sonuçta bir şeyin üzerinde parmaklarınızla delik açamazsınız. Bıçak olsun, iğne veya bir makine olsun, bir aletin yardımına her zaman ihtiyaç duyarız." 
Ive'nin ve Newson'ın kreasyonları hem piyasada hem de fiyat açısından doğrudan diğer lüks eşyalarla, örneğin çantalar ve mücevherlerle yarıştığı için bu yeni lüksün eskiyle nasıl kıyaslanabileceğini soruyorum.  
 
"O açıdan ne yaptığımızı pek umursamıyoruz", diyor Ive, "Bizim odağımız, yararlı olan bir ürün tasarlamak. IPhone'u başlattık çünkü hiçbirimiz o zamanlarda kullandığımız telefonlara katlanamıyorduk. Ama saat farklı. Hepimiz saatlerimizi seviyorduk ama bileğin teknoloji için ne kadar uygun bir yer olduğunu düşündük, yani saatle telefonun motivasyonu farklı. Eski saatlerle Apple Watch'un fonksiyonelliğini ve imkanlarını nasıl karşılaştırabiliriz bilmiyorum." 
 
 
Apple, müşterilerinin gerçekte ne istediklerini anlayarak en son ürünü olan saati tasarlayabilmiş. Bunda da yine kendi devrimsel icatlarının payı var: iPhone'un. 
 
"Iphone sayesinde öğrendiğimiz en önemli şeylerden birisi de insanların her zaman kullandıkları belirli şeylerin olduğuydu. Bizi şaşırtansa şu oldu, aynı şeyi herkes farklı sebeplerden kullanabiliyordu. Saatle ilgili de şunu söyleyebiliriz ki saat insanın günün büyük bir kısmında kendisine manevi bir bağla taktığı bir şey, bu özelliği telefondan farklı, bu yüzden saat farklı iletişim yolları yaratıyor. 
 
Ama bu iki işadamı da hayatları boyunca gerekli teknoloji aletleri tasarlamakla uğraşmıyorlardı. Her ikisi de zanaatsal bir alandan geliyor, gümüşçülükten.  
 
Newson, "Hem Jony hem de ben, bir şey yaratmak için gereken yeteneklerin değerini biliyoruz." diyor, "Sadece kafamızda tasarlayıp sonra da onu bilgisayara dökmekten ibaret bir süreç değil bu. Bazı materyalleri anlayabilme yeteneğine sahibiz; bir şeyleri elle yapmayı öğrendiğimiz bir noktadan buralara geldik." 
Bir tuşun, el sanatından daha önemli olduğu bir dünyada, bu dijital jenerasyona duyurmak istedikleri bir gerçek. 
 
"Bir şeyleri kendimiz yapmayı seviyoruz, materyallerin belirli özelliklerini tam olarak anlamadan tasarım yapılabileceğini de zannetmiyorum", diyor Ive, "Saat için kendi altınımızı kendimiz yarattık çünkü verdiği hissi sevdik. Yaptığımız şeyi götüren de materyallere duyduğumuz bu aşk."  
 
Apple Watch'ı hayata geçirebilmek için hırs, sabır ve ciddi bir cesaret lazımdı. Şu şansa bakın ki Ive ve Newson'da bunların hepsinden bolca var. 
 
 
"Birbirimizi neredeyse 20 yıldır tanıyoruz. Ayrı ayrı çalışırken birbirimize her zaman yaptığımız işin zorluklarından bahsederdik, bir sonraki adım da beraber çalışmaya başlamak
oldu, her şey doğal gelişti." diye açıklıyor Newson, "Hoşumuza gitmeyen şeyler, bize ilham veren şeylerdi. Bizi rahatsız edenin ne olduğunu her zaman bilirdik, ve bir tasarımcı olarak mutsuz olduğunuz şeyler, onları değiştirmeniz için her zaman bir ilham kaynağı olmuştur.  
 
Ive da "Yıllar önce arkadaş olmamızın en büyük sebebi dünyayı benzer şekilde algılamamızdı" diye ekleyerek, "İyi ki karşılaşmış ve oturup konuşmaya, beraber çizimler yapıp prototipler yaratmaya başlamışız. Teknolojiden uzak durmanın güzel bir şey olduğunu düşünenlerden değilim, teknolojinin yapabilecekleriyle ilgili heyecanlıyım." diyor.  
Önümüzdeki günlerde Floransa'da göreceğimiz geleneksel markalar, bu rüya takımından ve yarattıklarından korkmalılar mı? 
 
Ive, "Biz 70'lerde Apple'ın belirlediği yoldan yürümeye devam ediyoruz, o da teknolojiyi amaca uygun ve kişisel hale getirebilmek. İnsanlar teknolojiyi kullanmakta zorlanıyorlarsa o zaman bir hatamız var demektir." diyor, "Bu yoldan gitmenin sonuçları ne olur? Bilmiyorum. Bizimle aynı işi yapan diğer üretim ortamlarına baktığımızda belli bir fiyata veya zaman planlamasına göre tasarım yapanların umursamazlığını görüyoruz. Yarattığımız ürünler, onları yapanları yansıtıyor. Umarım insanlar saati beğenirler."
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

ETİKETLER: SUZY MENKES , APPLE STORE