Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Selülit görünümünü hafifleten yöntemleri A’dan Z’ye inceledik.
Kadınların yüzde 80’inde selülit var. Hatta Instagram’ın bol beğenili plaj karelerinde boy gösteren, imrenerek baktığınız o bedenlerde bile. Cool tavırlar takındığımız, buzlu içeceklerimizi yudumladığımız, güneş gözlüklerimizin konforunda başkalarının basenleriyle karşılaştırmalar yaptığımız plajlarda hangimizin “Acaba bu ışıkta selülitlerim belli oluyor mu?” diye düşündüğünü bilmek mümkün değil. “Tamamen bir kusur olarak görülmese de görünümünden rahatsız olup çözüm arayışına gidenler çok” diyor Stay Beautiful kurucusu ve eczacı Ruşa Sarışın. Kraterimsi görünüme yanıt veren çeşitli çözümler var. Önemli olan nasıl bir yönteme başvurduğunuz ve o yöntemden tam olarak nasıl bir sonuç beklediğiniz. “Tek bir yöntemden mucize beklemekle hata yapıyorsunuz. Selülitte en iyi sonucu düzenli yaşam alışkanlıklarından, doğru içeriklerden ve profesyonel uygulamalardan kombine şekilde yararlandığınızda alırsınız.” Dolayısıyla şimdi elinizdeki o buz dolu bardakta gelen asitli içeceği bırakın ve birlikte selülitle mücadelede hangi cephede yer alacağınıza karar verelim.
Krem formda gelen selülit karşıtı formüllerle başlayalım. Bunların içinde en sık kullanılan içeriklerden biri kafein. “Dolaşımı desteklemeye yardımcı olarak daha sıkı bir görünüm sağlayabilir” diyor Sarışın. Öğrendiğimize göre son yıllarda cilt bakımında popülerleşen retinol de kolajen üretimini destekleyerek cilt yüzeyinin daha düzgün görünmesine katkıda bulunuyor. Sarışın, krem içeriklerin bileşenleri arasında antioksidan etkiyle selülitleri yok etme sürecini destekleyen centella asiatica; cildi dolgunlaştıran ve neme doyuran hiyalüronik asit ve peptitleri de sayıyor. “Ancak gerçekçi olmak gerekirse selüliti tamamen yok etmek için kremler tek başlarına yeterli değil; bunlar düzenli kullanıldığında görünümü destekleyen yardımcı ürünler.”
Evde yapabilecekleriniz arasında “lenf dolaşımını ve kan akışını destekleyen” kuru fırçalama da var. “Kontrast duş dediğimiz sıcak-soğuk duş geçişleri de yine dolaşımı hareketlendirebilir.” Biraz daha efor sarf etmeye varsanız, egzersiz de selülitle mücadelede bu yöntemler kadar hatta belki daha da etkili. “Güç antrenmanları ve kardiyo kombinasyonu hem kas tonusunu (kasların dinlenme halindeyken hareket etmeye karşı gösterdiği gerginlik) artırır hem de selülit görünümünü hafifletmede oldukça etkilidir.” Özetle Sarışın’ın başta söz ettiği yağ dokusunu yakmayı deneyebilirsiniz.
Gelelim profesyonel desteğe, yani teknolojinin nimetlerine. “LPG Endermologie, negatif basınç ve mekanik masaj sistemiyle çalışan FDS onaylı selülit uygulamalarından biri.” Basit açıklamasıyla hücre işlemelerini tetikleyen, müdahalesiz, mekanik bir cilt uyarım yöntemi. Fasya dokusunu, yani kasları, kas gruplarını, kan damarlarını ve sinirleri çevreleyen, bazı yapıları birbirine bağlarken diğerlerinin birbiri üzerinde yumuşak bir şekilde hareket etmesine izin veren bağ dokusunu hedefleyen yöntem, dolaşımı destekliyor ve uzmanlarca 10-15 seans alınması öneriliyor. “VelaShape ve Thermage gibi radyofrekans uygulamaları ısı enerjisiyle kolajen üretimini desteklerken aynı anda sıkılaştırmayı hedefler.” VelaShape formu düzeltmeyi de hedeflerken Thermage cerrahi olmayan bir cilt gençleştirme işlevi görür. HIFU ve ultrason kavitasyon sistemleri daha derinlemesine etki vaat eden yöntemler. “Yağ hücrelerini hedef alırken cilt altındaki bantlarda da çalışarak selülit görünümünü yumuşatmaya yardımcı olabilir.” HIFU’yu ameliyatsız yüz germe cihazı olarak da biliyor olabilirsiniz; cilt altına gönderilen ultrason dalgalarıyla kolajen üretimini de teşvik eden bir cihaz bu. Mikro enjeksiyonlarla uygulanan mezoterapinin yalnızca cilt ve yaşlanma izlerini hedef aldığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. “Mutlaka bir hekim tarafından uygulanması gereken mezoterapi içeriğindeki lipolitik ve dolaşım destekleyici maddelerle direkt problemli bölgeye uygulanabilir” diye açıklıyor Sarışın.
Masajlar da selülit problemine geleneksel, ancak etkili bir yaklaşım. “G5 ve G8 işlemleri titreşimli mekanik masaj mantığıyla çalışır; dolaşımı hızlandırmaya, dokudaki sıkışıklığı azaltmaya ve selülit görünümünü hafifletmeye yardımcı olurlar.” G5 bir cihazın titreşimlerinden yararlanırken G8 gücünü vakumdan alır; ancak damarları yüzeye yakın olan kişiler için önerilmez. Gözle görünür bir değişim için bu işlemlerin sekiz ila on seans uygulanması gerekiyor. “Bunlar çoğu zaman lenf drenaj uygulamalarıyla kombine edilir; çünkü lenf drenaj vücuttaki fazla sıvı ve ödemin uzaklaştırılmasına destek olur.” Sarışın, özellikle ödem tutmaya meyilli kişilerde işlem sonrası daha hafif, daha sıkı ve daha rahat bir görünüm elde edilebileceğini söylüyor.



