Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


The Attico’nun kişiye özel parti makyajlarından Max Mara’nın çabasız ve sofistike saç stillerine, 2027 İlkbahar/Yaz Milano Moda Haftası’nın dikkat çeken güzellik portrelerini bir araya getirdik.
2027 İlkbahar/Yaz Milano Moda Haftası, güzellik trendleri açısından oldukça renkli bir sezonun habercisi. Bir yanda makyajın neredeyse tamamen ortadan kalktığı doğal görünümler, diğer yanda ise yoğun pigmentler, grafik göz makyajları ve cesur renkler var. Saçlarda da benzer bir çeşitlilik mevcut. Gelişigüzel toplanmış topuzlardan 2000’lerin bohem saçlarına, retro Hollywood dalgalarından kabarmış ve şekillendirilmemiş modellere kadar pek çok farklı stil podyumda kendine yer buluyor. Uzun süredir güzellik dünyasına hakim olan clean girl estetiğinin yanında daha deneysel, eğlenceli ve kişisel görünümler güç kazanıyor.

Fotoğraf: Gorunway.com
Prada’nın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonunda kristal işlemeler, transparan kumaşlar, renkli desenler ve alışılmadık etek formları dikkat çekerken güzellik tarafında oldukça sade bir yaklaşım var. Makyaj neredeyse yok denecek kadar az. Saçlarsa kötü saç günlerinizi heyecanla beklemenizi sağlayacak nitelikte. Dağılmış tutamlar, kabarmış hacimler ve gelişigüzel şekillendirilmiş saçlar, podyumda alıştığımız kusursuz görünümlerden uzak. Kıyafetlerdeki bütün o renk, doku ve biçim çeşitliliğine rağmen modellerin sanki günlük hayatlarından çıkıp gelmiş gibi görünmesi, Prada’nın bu sezonki en ilgi çekici güzellik tercihi.

Fotoğraf: Acielle / StyleDuMonde
The Attico’da tek bir makyaj anlayışından söz etmek çok da mümkün değil. Metalik mor rujlar, neon pembe allıklar ve yüzlere yerleştirilen taş aplikeler, her modelde başka bir görünüm yaratıyor. Kimi zaman bir gece kulübünü, kimi zaman da kostüm partisinin abartılı makyajlarını hatırlatan bu detaylar, koleksiyonun çıkış noktalarından biri olan “gizli benlik” fikriyle de bağlantılı. Sabahlıklar, buruşuk kumaşlar, payetler ve güçlü omuzlarla hazırlanan koleksiyonda, modeller sanki evde kendi kendilerine hazırlanmış, canları nasıl istiyorsa öyle makyaj yapmış gibi. Ortaya çıkan ise yüksek dozda eğlenceli ve kesinlikle “ben buradayım” diyen güzellik görünümleri.

Fotoğraf: Gorunway.com
Max Mara podyumunda makyajın en belirgin özelliği, neredeyse fark edilmeyecek kadar hafif olması. Saçlarda ise gelişigüzel toplanmış ve dokuları ön plana çıkarılmış topuzlar var. Bu hafif dağınık saçların sofistike karakteri, koleksiyonun safari ceketleri, geniş kemerleri ve işlevsel parçalarıyla oldukça uyumlu. Tüm görünümde, hazırlanırken saçlarını hızlıca toplamış, makyajına da birkaç dakika ayırmış bir kadının özgüveni ve rahatlığı hissediliyor.

Fotoğraf: Acielle / StyleDuMonde
Jil Sander’da makyajın bütün etkisi göz çevresine uygulanan renklerde toplanıyor. Göz kapaklarına yerleştirilen yoğun pigmentler ve keskin renk blokları, oldukça grafik bir görünüm yaratıyor. Simone Bellotti’nin koleksiyonundaki asimetrik kesimler, alışılmadık oranlar ve göz kırpan renkler, makyajda da benzer bir cesaretle karşımıza çıkıyor: Minimalizme, göz kırpan renklerle küçük kaçış noktaları yaratılıyor.

Fotoğraf: Acielle / StyleDuMonde
Roberto Cavalli’de 2000’lerin bohem saçları geri dönüyor. Uzun, hafif karışmış, yer yer kabarmış ve doğal hareketini koruyan saçlar, o dönemin festival görünümlerini hatırlatıyor. Saçların fazla şekillendirilmemiş olması da bu etkinin önemli bir parçası. Kusursuz dalgalar veya özenle hazırlanmış modeller yerine, gün boyu açık bırakılmış ve biraz da rüzgarda dağılmış saçlar tercih edilmiş. Koleksiyonun düşük belli parçaları ve yoğun desenleri, Y2K referanslarıyla birlikte düşünüldüğünde 2000’lerin boho stiline yapılan gönderme iyice belirginleşiyor.

Fotoğraf: Gorunway.com
Dolce & Gabbana podyumunda farklı dönemlerin güzellik anlayışları bir arada. 1920’lerin Hollywood yıldızlarını hatırlatan, alın üzerinde wag dalgalarla şekillendirilip geriye toplanan saçlar dikkat çekiyor. Bunun yanında makyajda kuyruklu eyeliner, pembe göz farları ve yoğun kırmızı rujlar retro görünümleri tamamlıyor. Bazı modellerde ise daha hafif bir yaklaşım tercih edilmiş. Doğal pembe yanaklar ve nude dudaklarla hazırlanan bu yüzler, gösterişli saç ve makyajların arasında daha sade bir alternatif oluşturuyor. Dolce & Gabbana’nın farklı kuşaklardan parçaları aynı gardıropta toplama fikri, güzellik tercihlerindeki bu çeşitlilikte de hissediliyor.

Fotoğraf: Gorunway.com
Gucci, clean girl estetiğine noktayı koyuyor diyebiliriz. Demna’nın 2027 İlkbahar/Yaz defilesinde, siyah dumanlı gözler ve çarpıcı renkler makyajın başrolünde. Göz çevresine yoğun bir şekilde harmanlanan siyah pigmentler, 1990’ların grunge makyajlarını hatırlatıyor. Bazı modellerde ise pembe, saks mavisi ve turuncu gibi canlı renkler kullanılıyor. Demna’nın farklı kadın karakterlerinden oluşan Gucci dünyasında, her modelin makyajı da kendi stiline göre değişiyor.