Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Kış aylarında zayıflayan cilt bariyerinizi onarmak ve güçlendirmek için dikkat etmeniz gereken ipuçlarını derledik.
Cilt bariyeri, cildi dış etkenlerden koruyan ve nem kaybını kontrol altında tutan bir temel savunma hattı. Bu yapı zayıfladığında cilt, çevresel koşullara ve kullanılan ürünlere karşı daha geçirgen ve tepkisel hale geliyor. Özellikle kış aylarında soğuk hava, rüzgar, düşük nem oranı ve kapalı alanlardaki ısıtma sistemleri, bariyer üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor. Buna bir de sıcak duşlar, yoğun arındırma alışkanlığı ve aktif içeriklerin kontrolsüz kullanımı eklendiğinde, bariyer problemleri kaçınılmaz oluyor. Sonuç, kuruluk, kızarıklık, batma hissi ve konfor kaybı. Sağlıklı bir cildin sahip olması gereken güçlü ve sağlam bir cilt bariyeri için bakım rehberinizi derledik.
Cilt bariyeri zayıfladığında bunu farketmemeniz imkansız. Kuruluk hissi belirginleşiyor, kızarıklık artıyor, ürünleri uygularken batma ya da yanma hissi ortaya çıkıyor. Daha önce sorunsuz kullanılan ürünler bile âniden rahatsız edici gelmeye başlayabiliyor. Cilt gün içinde daha çabuk geriliyor, konfor hissi kısa sürede kayboluyor. Hatta bu belirtiler tek başına değil, çoklu şekilde ortaya çıkıyor.
Bariyer zayıfladığında cilt en hızlı tepkiyi aktif içeriklere veriyor. AHA ve BHA asitleri, retinoidler ve yüksek yüzdeli C vitaminleri bu dönemde toleransı düşürüyor. Ürün sürerken batma, yanma ve kızarıklık daha görünür hâle geliyor. Bu tablo, aktiflerin geçici olarak durdurulması gerektiğini net biçimde gösteriyor. Cildin daha da hassaslaşmasına sebep olan bu içeriklere karşı verilecek yedi ila on dört günlük bir ara, cildin kendini toparlaması için alan açıyor. Bu adımdaki amacın sonuç almak değil, cilt üzerine binen yükü azaltmak olduğunu hatırlatalım. Odak noktamız cildin sakinleşmesi.
Bariyer bakımında, rutininizin sadeleşmesi de oldukça önemli. Çok ürün kullanmanın iyileşme sürecini hızlandıracağı düşüncesi, oldukça hatalı. Doğru bir rutin, az ürün, net adımlar ve disiplinli uygulamayla öne çıkıyor. Cilt, ancak bunlarda sergilenen istikrarla kendi dengesini yeniden kuruyor. Ek olarak bu dönemde cilt, alışık olmadığı her uyarana daha hızlı tepki veriyor. Parfümlü ürünler, alkol ağırlıklı tonikler ve sık ürün değiştirmek bariyerin toparlanmasını geciktiriyor. Yani sadece bakım rutininizde değil, ürün formülasyonlarında da sadeleşmeye gitmek gerekli.

Ürünler: Dermalogica, Glow Recipe, Youth to the People
Cilt temizliği, bariyer zayıfladığında en hızlı reaksiyon veren bakım adımlardan biri. Sıcak su ve yoğun arındırma hissi veren ürünler, cildin yüzeyindeki koruyucu tabakayı daha da inceltiyor. Ilık suyla yapılan kısa ve nazik bir temizlik, bu dönemde cildi zorlamayan bir yaklaşım. Parfüm içermeyen, durulandıktan sonra ciltte gerginlik bırakmayan temizleyiciler kullanmanız önemli.
Bariyeri iyileştirmek için yapılan cilt bakımının nemlendirme adımındaysa hedef, cildi sadece nemli göstermek değil, bariyerin eksilen yapı taşlarını yerine koymak. Seramid, kolesterol ve yağ asitleri içeren formüller, cildin doğal düzenine daha yakın bir zemin kuruyor. Gliserin ve hiyalüronik asit gibi humektanlar, mevcut nemin ciltte tutulmasına yardımcı oluyor. Hafif ama katmanlı ilerleyen dokular, bariyer sinyali veren ciltleri yormadan iyileştiriyor. Uygulama sonrası ciltte hızlı emilen, yüzeyde film hissi bırakmayan formüller bu döneme daha uyumlu. Bariyer onarıcı içerikler içeren bir serum ve ciltte ağırlık yapmayan bir nemlendirici, bu aşamada en güçlü müttefiklerinizden.
Bariyer onarımı yalnızca sürdüğünüz ürünlerle değil, cildin gün içinde maruz kaldığı fiziksel stresle de doğrudan ilişkili. Yüzü sık sık ovalamak, sert havlularla kurulamak, peeling etkili bezler kullanmak ya da gün içinde defalarca cilde dokunmak, toparlanmaya çalışan bariyeri sessizce zorluyor. Aynı şekilde soğuk rüzgar, âni ısı değişimleri ve kuru iç mekan havası da cildin su kaybını ve stresini artırıyor. Bu dönemde cilde daha az temas etmek, kurulama sırasında bastırmadan tamponlamak ve dış etkenlere karşı fiziksel bir kalkan oluşturmak veya bu etkenleri hafifletmek onarım sürecini hızlandırıyor.

Ürünler: SkinCeuticals, Soapy Co., Murad
Onarım ve onarımın yanında koruma süreci gündüz de devam ediyor; burada önceliğimiz bariyerin dış etkenlere açık kalmaması. UV ışınları, zayıflamış bariyer üzerinde onarımı yavaşlatan en güçlü faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu yüzden sabah rutini mutlaka koruyucu bir katmanla tamamlanmalı. Geniş spektrumlu, cildi hem güneş ışınlarına hem de serbest radikallere ve çevresel kirliliğe karşı koruyan bir SPF, ciltte yeni stres yaratmadan gün boyu kalkan görevi görüyor. Bu adım aktif bir tedavi değil, mevcut durumun kötüleşmesini veya sorunun yeniden oluşmasını engelleyen bir bakım hamlesi. Gündüz yapılan bu koruma, akşam yapılan onarımın boşa gitmesini önlüyor.


