Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Büyüleyici tarihi duvarlar romantik bir hikayeyi kucakladı. Evlilik yolundaki ilk adım, modern dokunuşlarla unutulmaz bir atmosferde kutlandı.
Hayat bazen doğru zamanı bekler. Futbolcu ve teknik direktör Bülent Korkmaz’ın kızı, Vogue Türkiye Eski Fotoğraf Editörü Selen Korkmaz ve iş insanı Mert Dabakoğlu’nun evliliğe uzanan birlikteliği de böyle bir hikaye: Aynı semtte büyüdüler, aynı okulda okudular ama yolları hiç kesişmedi; ta ki ortak bir arkadaş sayesinde bir akşam yemeğinde bir araya gelene kadar… O ilk buluşmada aralarında oluşan güçlü bağ ikisine de içten içe “Evleneceğiz” dedirtti. Hayal ettikleri gibi de oldu. Art arda gelen tesadüflerin, doğru zamanı bulmasıyla şekillenen hikayeleri resmi olarak bir dönüm noktasına ulaştı.
Yaptıkları Dubai tatilinin sürpriz bir anında evlilik teklifi geldi; planlanmamış, spontane ve oldukça duygusaldı. Selen Korkmaz, bu ânın hâlâ hafızasında taze olduğunu söylüyor: “Unutulmaz bir andı.”
Teklifin ardından nişan organizasyonu, Korkmaz için özenle kurgulanmış bir sürece dönüştü. “Benim için en önemli kriter, hayal ettiğim her detayı gerçekleştirebilecek ve aynı zamanda kendimi yakın hissedebileceğim bir ekiple çalışmaktı” diyor. Nişan elbisesinden saç ve makyaja, mekandan fotoğrafçıya tüm detaylar titizlikle belirlendi. Planlı ve ne istediğini bilen yapısı sayesinde süreç hem akıcı hem de keyifli geçti.

Korkmaz’ın nişan organizasyonunda başlıca kriteri, onları anlayacak ve hayallerini gerçeğe dönüştürebilecek doğru firmayla çalışmaktı. Detayların eksiksiz şekilde hayata geçirilebilmesi, sürecin kolaylaştırılması ve özellikle de karşılıklı enerjinin hissedilebilmesini önemsedi. “Beni en iyi yansıtan ve enerjimin en çok tuttuğu ekip” diye nitelendirdiği Pudra Events’te karar kıldı.
Mekan seçimi de nişan organizasyonunda konseptin oluşmasındaki belirleyici faktörlerden biriydi. Modern ve otel hissi baskın bir mekan yerine, tarihi dokusu olan, duvarlarında geçmişin izlerini hissedebileceği ve İstanbul’u yansıtan bir yer aradı. Şehirde bu beklentiyi karşılayan birkaç seçenek olsa da köklü geçmişi ve yarattığı etki nedeniyle tercihini Çırağan Palace Kempinski’den yana kullandı. Misafirlerin mekana adım attıkları anda atmosferden etkilenmelerini ve geleneksel dokunun modern seçimlerle harmanlanmasını istiyordu. Ayrıca hazırlık odasının sunumu, ekibin yaklaşımı, deneyimi, ilgisi ve iletişimi de karar sürecinde çok etkili oldu.

Selen Korkmaz, masaların düzeninden aksesuar seçimlerine kadar tüm detayları tek tek planladı. Misafirlerin rahat bir şekilde konumlanabilmesi için her şeyi titizlikle hesapladı. “Romantik ve duygusal biriyim; bu yüzden nişan sürecinde, daha hayata geçmeden önce her detayı zihnimde netleştirmiştim. Ne istediğimi biliyordum ve hayal ettiğim atmosferi adım adım kurguladım” diye anlatıyor sürecin ilk aşamasını. Özellikle Ottoman Salonu’nun duvarları, avizeleri ve zemin dokusu onun için ilham vericiydi; bu mimariyle uyumlu bir konsept oluşturmaya özen gösterdi. Evliliğe bir prenses gibi adım atmayı düşlediği için saray atmosferine sahip Çırağan Palace Kempinski’de bu duyguyu daha da güçlendirmek istedi. Bu doğrultuda, nişanında 19’uncu yüzyıl İngilteresi Bridgerton konseptini Osmanlı’nın 19’uncu yüzyıl zarafetiyle harmanladı. Romantizmin temel unsurlarını ise tamamen o dönemin İngiliz aristokrasisinden ve görkemli balolarından ilham alarak belirledi.

Dekorasyon sürecinde önceliği, mekanın ruhunu korumaktı. Genellikle nişan organizasyonlarında duvarlar, zemin ve tavan tamamen kaplanırken, Korkmaz bu detaya müdahale etmedi; çünkü sarayın tarihi duvarları ve tavan işçiliğini öne çıkarmayı tercih etti. Dekorasyonun vazgeçilmez unsuru bol çiçek kullanımıydı. Mekanın tarihi dokusunu korurken, modern bir dokunuş eklemek için çiçekleri ana unsur olarak tasarladı. Sonuçta, salon hem geleneksel hem zamansız hem de güncel bir estetikle yeniden yorumlandı. Lezzet ve sunum da Korkmaz için büyük önem taşıyordu. Catering konusunda, Çırağan Palace Kempinski’nin mutfağı menü seçiminde geniş bir alternatif sunarak tüm beklentileri fazlasıyla karşıladı.
Anılar, fotoğraf ve videolarla ölümsüzleşiyor. Bu nedenle doğru tercihi yapması önemliydi. Fotoğraf ve video çekimleri için Click34 ekibiyle çalıştı ve bu işbirliğinden oldukça memnun kaldı. Birkaç saat süren çekimleri fotoğrafçının keyifli hale getirmesi ve yönlendirmesi, Korkmaz için belirleyici bir faktör oldu: “Nişan ya da düğün günü bir an olarak yaşanıp geçiyor; ama fotoğraflar, o ana her baktığınızda yeniden dönebildiğiniz, duygusunu tekrar hissedebildiğiniz çok özel bir hatıra olarak kalıyor.”
Korkmaz, dansı ve eğlenceyi seven bir çift olmaları nedeniyle, müzik seçimini herkes için unutulmaz bir gece olacak şekilde planladı. Önceliği misafirlerin pistten ayrılmaması ve hep birlikte ânın tadını çıkarabilmesiydi.

Nişan kıyafetini seçerken hem fotoğraflarda iyi görünmesini hem dans ederken rahat olmasını hem de kendisini özel hissettirecek özgün bir tasarım olmasını önemsedi Korkmaz. Straplez ve altı kabarık bir prenses elbisesi fikriyle Zuhair Murad’ın Ready-to-Wear Fall 2025 koleksiyonuna yöneldi. Elbisenin transparan üst kısmındaki yoğun drapeler, Vakko ekibiyle yapılan astar ekleme ve düzenlemeler sayesinde daha güçlü bir siluet kazandı. Sonuç, hem özgün hem de çiçek işlemeleriyle konsepti tamamlayan romantik bir elbise oldu. Korkmaz’ın makyajını Serhat Şen, saçını ise Batuhan Gelişli hazırladı. Nişanlısı ise rahatlık ve şıklığı bir arada sunan Bagozza takımını seçti. Kumaşın konforlu olması ve hareket kabiliyeti sunması öncelik taşırken, aksesuarlarla birlikte şıklığı da sağlandı. Bu seçim, nişan boyunca hem rahat hem de zarif bir görünüm sundu.

Korkmaz eylül ayında gerçekleşecek düğünü için her şeyi önceden planlamış olmanın rahatlığını yaşıyor. Bu kez mekan olarak modern bir otel tercih ettiğini söylüyor. İstanbul’un kalbinde, denize sıfır, Boğaz manzaralı bu mekan, kendileri ve misafirler için istediği gibi bir deneyim sunacak. “Yeni bir otel tercih etmemin sebebi, bu sefer her şeyin daha modern ve yeni olmasını istememdi; en etkileyici kriterlerden biri de otelin gelin hazırlanma odasıydı” diyor. Bu alanın rahatlığı ve estetiği, düğün gününe dair beklentilerini tamamladı. Düğün konseptinde ise modernliği ön plana çıkarmayı; sade, göz yormayan, karmaşadan uzak bir konseptle, masalarda bol çiçek kullanarak misafirlerin birbirini rahatça görebileceği, konforlu ve zarif bir ortam yaratmayı planlıyor.
Eylül ayında düğüne katılacakların en merak ettiği sorulardan biri, Korkmaz’ın nasıl bir gelinlik giyeceği. Korkmaz, Zuhair Murad’ın romantik ve dantel detaylı bir tasarımını seçtiğini söylüyor. Gelinliğin saflığı, zarafeti, asaleti ve mahremiyeti yansıtması onun için öncelikli; tercihini de bu yönde bir tasarımdan yana yaptı.

Nişan sürecinde birlikte çalıştığı ekip, Korkmaz için artık bir güven sembolü. Bu nedenle düğünde de aynı isimlerle yol alıyor. İyi bir iletişim ve doğru enerjiyi yakalamanın çok değerli olduğunu belirten Korkmaz, ekibin hayalini kurduğu her detayı eksiksiz hayata geçirebilmesinden dolayı riske girmeden aynı ekip ile çalışmayı sürdürüyor.
Müzik ve eğlence kısmında ise düğünü adeta bir partiye dönüştürmeyi hedefliyor. Hem kendileri hem de misafirler için enerjiyi yüksek tutacak, kimsenin dans pistinden inmediği bir gece hayal ediyor. Nişan sürecinde öğrendiği en önemli dersin, başkalarının fikirlerine fazla takılmamak ve kendi bildiği şekilde ilerlemek olduğunu belirtiyor. Ona göre kafa karışıklığı yaşanabiliyor; ancak ne istediğini net bildiğinde her şey tam anlamıyla yerine oturuyor. Yapılabilecek en iyi şey ânın tadını çıkarmak, kontrolü güvenilir event firmasına ve sevdiklerine bırakmak ve bu özel süreçten keyif almak...