Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Oyuncu, Vogue’a Prada Beauty ile gerçekleştirdiği yeni işbirliğini ve baş döndürücü bir hız ve yoğunlukla geçen yılını anlattı.
Bu yıl, Zendaya’nın şimdiye kadarki en yoğun ve dikkat çekici yılı olabilir. Oyuncu, önce The Drama filminin, ardından aynı anda hem The Odyssey hem de Spider-Man: Brand New Day’in tanıtım turlarında yer aldı. Üstelik sırada hâlâ Dune: Part Three var. Tüm bunların yanı sıra, uzun yıllardır birlikte olduğu ve sık sık kamera önünü paylaştığı Tom Holland ile sessiz sedasız evlendi.
Ancak havada yeni ve etkileyici bir koku da var: Zendaya, Prada Beauty’nin yeni parfümü Prada Paradoxe Sweet Chemistry’nin yüzü olarak karşımıza çıkıyor. Zendaya’ya göre uzun zamandır bekleyen bu işbirliği aslında kaçınılmazdı.
Londra’da, kırmızı halı programları arasındaki kısa bir molada Zoom üzerinden Vogue ile konuşan oyuncu, “Prada parfümleriyle tanışmam en yakın arkadaşlarımdan biri sayesinde oldu” diyor, “Kendisi, Prada Paradoxe Eau de Parfum Intense kullanıyordu ve üzerindeki kokuyu her aldığımda çok beğeniyordum. Ardından 2025 Met Gala’da bu parfümü denemeye karar verdim. Gece boyunca kokuyla ilgili sürekli iltifat aldım ve zamanla imza kokum haline geldi.” Zendaya’nın koku gardırobuna şimdi de siyah frenk üzümü şurubu ve neroli notalarını bir araya getiren Prada Paradoxe Sweet Chemistry eklenmiş durumda.
Parfüm sürmek, oyuncunun keyifle sürdürdüğü güzellik ritüellerinden yalnızca biri. Bir diğeri ise saçını şekillendirmek. Zendaya, geçen yılın sonlarında saçlarını kısacık kestirdiğinde, bob ile pixie arasında konumlanan “bixie” kesimi ABD’deki kuaför salonlarında en çok talep edilen modellerden biri haline gelmişti. “Saç rengim ve kesimlerim, hayatımın farklı dönemlerini simgeleyen işaretler gibi” diyor, ”Küçüklüğümden itibaren televizyon sektöründeydim ve özellikle genç siyahi kadınların sıkça yaşadığı bir deneyimi ben de yaşadım. Setlerde kıvırcık saçlarıma nasıl doğru şekilde bakım yapılacağını bilen kişilerle çalışamıyordum.” Yoğun ısı uygulamaları nedeniyle saçları yıprandıktan sonra ise, tek odağı saçlarını onarmak ve yeniden uzatmak olmuş.
2024 ilkbaharında, hem Dune: Part Two hem de Challengers filmlerinin tanıtım turlarını art arda tamamladıktan sonra Zendaya ve ekibi, kırmızı halı stilini bir adım öteye taşımaya karar vermiş. “O yıl, iki filmin kırmızı halı görünümlerini birbirinden tamamen farklı kılmanın bir yolunu bulmam gerekiyordu” diyor, “Bu yüzden sarışın olmama karar verdik. Daha önce hiç sarışın olmamıştım.” O günden bu yana ise saçlarını kızıl tonlarında kullandı, daha da kısalttı ve farklı dönüşümlerle stilini sürekli yeniden yorumladı.

Fotoğraf: Prada Beauty
Zendaya yeni şeyler denemeyi sevse de asla denemeyeceği bazı alışkanlıklar da var. Bunlardan biri de son dönemin popüler wellness trendleri arasındaki soğuk suya girme (cold plunge). “Kesinlikle soğuk su insanı değilim” diyor, “Uzun ve sıcak duşlar almayı seviyorum. Herkes bunun benim vazgeçilmezim olduğunu bilir. Kendimi bunalmış hissettiğimde tek yapmak istediğim şey duşun altında oturmak oluyor. Bazen yanıma buzlu çayımı ya da başka bir içeceğimi de alıyorum ve yudumlarken sadece o anın tadını çıkarıyorum.”
29 yaşındaki oyuncu için bu yoğun yılın en değerli anları ise durup nefes alabildiği, kendine vakit ayırabildiği küçük molalar. Son aylarda hem kendisi hem de Tom Holland aralıksız çalıştığı için, birlikte kaliteli zaman geçirdikleri anlar çoğunlukla açık havada yaptıkları sakin yürüyüşlerden oluşuyor. "Patili çocuklarımızla yürüyüşe çıkmak, onları mutlu görmek ve parka gitmek beni gerçekten çok mutlu ediyor" diyor Zendaya, “Güzel bir yürüyüş yapmak, keyifli bir içecek eşliğinde anın tadını çıkarmak... Benim için ideal olan bu. Tabii alerji ilacımı yanıma almayı unutmadığım sürece.”
Bu sade zevkler, Zendaya’nın bir başka tutkusu olan nostaljiyle de örtüşüyor. “Gençlik yıllarımdaki özel anlardan kalan sinema biletlerini hâlâ saklıyorum,” diyor. “Doğum günü kartlarımın hiçbirini atmadım.” Aynı yaklaşımı kıyafetleri ve aksesuarları için de benimsiyor. Satın aldığı ilk büyük moda yatırımı olan mor-mavi tonlarındaki Prada çantası hâlâ gardırobunda yer alıyor. “Onu hâlâ sürekli takıyorum!”
Geçmiş, Zendaya için aynı zamanda güçlü bir ilham kaynağı. “Law ile tanıştığımda, ... ” diyor; uzun yıllardır birlikte çalıştığı stilisti Law Roach’u kastederek, “... Chicago’da bir vintage mağazası vardı. O dönemde büyük modaevleri henüz beni giydirmiyordu. Bu yüzden gardırobumdaki birçok parça onun vintage mağazasından geliyordu.” Bugün ise gittiği her şehirde ilk yaptığı şeylerden biri iyi vintage mağazalarını keşfetmek: “Her zaman en iyi vintage dükkanlarını bulup neler keşfedebileceğime bakmak istiyorum.”
Zendaya, farklı rolleri için farklı parfümler kullanmayı tercih etmese de Prada Paradoxe Sweet Chemistry’nin kokusu, onun zihninde bu yoğun ve unutulmaz yılla özdeşleşecek. Oyuncu, geleceğe dair sözlerini ise tek bir ifadeyle özetliyor: “Devamı gelecek.”
