Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Elle Fanning, 2026 Oscar Ödülleri’nde giydiği Givenchy elbisesiyle kırmızı halıda köklerine, özellikle de çocukluk evine saygı duruşunda bulundu.
2026 Oscar Ödülleri yaklaşırken, Elle Fanning kendi çocukluğunu çok düşünüyordu. Vogue’a verdiği röportajda, “Sanırım o küçük ben çok heyecanlanır ve mutluluktan havalara uçar,” diyor. “Bunun olmasını hayal etmişti, ama sadece en çılgın rüyalarında.”
Fanning, Sentimental Value filmindeki ilk Oscar adaylığını en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında kazanmıştı ve kırmızı halıda köklerine, özellikle de çocukluk evine saygı duruşunda bulunmak istedi. “Çocukluğumun evinde baharda açan bir mor salkım pergolası vardı. Yapraklar döküldüğünde yerde bir leylak bulutu oluşur, bunu gördüğümde dünyanın en güzel şeyi olduğunu düşünürdüm,” diye anlatıyor. (Bu detay, filmin temasıyla da doğrudan bağlantılı; aile evi Sentimental Value’de önemli bir motif olarak yer alıyor.)
Oyuncu ve uzun süredir birlikte çalıştığı stilisti Samantha McMillen, bu özel an için kiminle çalışacaklarını çok iyi biliyordu: “Sarah Burton yakın bir arkadaşım ve yıllar içinde bana birçok önemli elbise tasarladı. Bu yüzden Samantha ile ben, bu büyük Pazar günü için tasarımı ona emanet edeceğimizi biliyorduk,” diyor Fanning. Geçen yıl Burton’ın Givenchy’sini giyen ilk kişi olmuştu ve bu aynı zamanda Fanning’in Oscar Ödülleri’ne ilk katılımıydı. Şimdi, bir aday olarak geri dönüyor ve Burton bir kez daha hayallerini gerçeğe dönüştürmeye yardımcı oluyor.
Fanning’in elbisesi için bazı temel kriterleri vardı. “Hemen geçmiş Oscar elbiselerinin kitaplarına baktım ve favorilerimin hepsinde ortak bir özellik vardı: Elbiseler, onu giyenin ruhuna gerçekten uyuyor ve modası hiç geçmiyor,” diyor. “Trendlerden uzak, zamansız ve feminen bir görünüm istiyordum.”
Moodboard’lar paylaşıldıktan sonra, Burton ve Givenchy ekibi elbiseye salkım morunu nakış olarak işlemeyi önerdi. Daha sonra bunu alt katmana doğrudan aplike etmeye karar verdiler. “Sarah ve ekibi her bir salkım yaprağını farklı renklerde ipek ipliklerle tek tek işledi: mavi, pembe, gümüş ve leylak tonları… Her biri sevgiyle dikildi,” diyor Fanning. “Bugüne kadar gördüğüm en güzel elbise. Sarah ve ekibi, hayallerin gerçekleştiği bir günde benim hayallerimi gerçeğe dönüştürdü.”
Salkım teması, Cartier devreye girince daha da büyülü bir hal aldı. “Cartier bana vitrinden birkaç parça gösterdi ve bir de ne göreyim: 1903 tarihli, salkım motifli bir kolye vardı!” diye anlatıyor Fanning. Yuvarlak eski kesim pırlantalarla millegrain tekniğiyle işlenmiş bu kolye, başlangıçta iki broş olarak tasarlanmış ve ayrıca taç olarak da kullanılabiliyormuş. Daha sonra kolye veya korsaj aksesuarı olarak yeniden monte edilmiş. “En büyüleyici kısmı, Sarah bu salkım fikrini ortaya atmadan önce ben bu kolyeyi seçmiştim,” diyor Fanning. “Bundan daha kader gibi bir şey olamaz sanırım.”