Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


70’lerin ikonik çizmeleri sonbahar sezonunda geri dönüyor. Süet, diz üstü, dökümlü ve hayvan desenli çizmeleri stilinize uyarlamanın yollarını keşfedin.
Sandalet ve terliklerle geçen yaz aylarının ardından sonbaharla birlikte gardıropların daha güçlü parçalarına dönüş yapıyoruz. Loafer’lar, Mary Jane’ler ve babetler derken sezonun asıl yıldızı yine çizmeler. Ancak bu kez ilhamımız yakın geçmişten değil, 1970’lerden geliyor.
70’ler estetiği son birkaç sezondur moda dünyasının radarında olsa da özellikle bu sonbahar çizmeler kendini belirgin biçimde gösteriyor. Chloé’nin Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonunda neredeyse her iki görünümden birinde karşımıza çıkan çizmeler Chanel’de süet ve diz üstü formlarda yorumlanırken, Balenciaga daha dökümlü siluetlere, Isabel Marant ise zebra ve yılan derisi desenlerine yöneliyor.
Peki 70’ler çizmelerini bugünün gardırobuna nasıl taşımalı? Cevap aslında oldukça basit: Onları fazla düşünülmüş görünmeyen, biraz dağınık ama son derece stil sahibi kombinlerin bir parçası haline getirmek. Sienna Miller’ın yıllardır benimsediği süet çizmeler bunun en iyi örneklerinden biri. Jane Birkin’in bohem ruhu ve Stevie Nicks’in daha karanlık estetiği de sezonun ilham kaynakları arasında.

Fotoğraf: Getty Images
Yumuşak ve hafif büzgülü görünümleriyle dökümlü çizmeler, 70’ler estetiğinin en rahat yorumlarından biri. Özellikle süet versiyonları sonbaharın dokularıyla kusursuz bir uyum yakalıyor. Eskitilmiş jean’ler, triko elbiseler, basic tişörtler ve salaş kazaklarla bir araya geldiğinde zahmetsiz bir görünüm yaratıyor. Bu sezonun farkı ise dökümlü çizmelerin geçmişteki kadar kontrolsüz görünmemesi. Balenciaga’nın yorumunda olduğu gibi görünümler biraz daha yapılandırılmış; böylece retro hava, çağdaş bir görünümle dengeleniyor.

Chloe 2026-27 Sonbahar/Kış, Fotoğraf: Vogue Runway
Tek bir çift çizmeye yatırım yapacaksanız, diz boyu klasik bir model sezon boyunca gardırobunuzun en çok kullanılan parçalarından biri olabilir. Sade deri ya da süet bir model; mini eteklerden midi elbiselere, geniş paça jean’lerden uzun kabanlara kadar pek çok farklı parçayla eşleşebiliyor. Carolyn Bessette-Kennedy’nin sade ve sofistike stilinden ilham almak mümkün: Diz boyu çizmeleri slip etek ve uzun bir paltoyla kombinleyerek daha rafine bir görünüm yaratabilirsiniz. Daha 70’ler odaklı bir hava içinse mini etek ve salaş bir üst tercih edebilirsiniz.

Fotoğraf: Getty Images
70’lerin bohem ruhunu biraz daha karanlık bir noktaya taşımak isteyenler için bağcıklı çizmeler öne çıkıyor. Bu sezon Maisie Williams’ın Practical Magic 2 basın turundaki görünümleri, trendin daha gotik tarafını ortaya koyuyor. Burada ilham noktası Stevie Nicks: Şifon, dantel, kadife ve uzun koyu renkli etekleri bağcıklı çizmelerle bir araya getirebilirsiniz. Katmanlı takılar ve salaş şallar da bu görünümü tamamlamak için ideal.

Fotoğraf: Getty Images
70’ler denince akla gelen maksimalist dokunuşlardan biri de hayvan desenleri. Isabel Marant’ın Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonunda karşımıza çıkan zebra ve yılan derisi çizmeler, bu sezon trendin daha iddialı yüzünü temsil ediyor. Eğer baştan aşağı desenli bir görünüm size fazla geliyorsa, çizmeleri kombinin tek vurucu parçası olarak kullanabilirsiniz. Nötr renklerde triko, koyu renk denim veya sade bir siyah midi etek, desenli çizmelerin ön plana çıkması için yeterli.

Chanel 2026-27 Sonbahar/Kış, Fotoğraf: Vogue Runway
Daha dramatik bir görünüm isteyenler içinse cevap diz üstü çizmelerde. Chanel podyumunda yumuşak süetlerle yorumlanan diz üstü modeller, Chloé’de ise katlanmış formları ve shearling detaylarıyla karşımıza çıkıyor. Önemli olan oranları doğru kurmak. Midi eteğin altına gizlenen uzun bir çizme, vücutta kesintisiz bir siluet yaratırken mini etek ve oversize bir kazakla kombinlenen diz üstü çizmeler, adeta çorap görevi görüyor.
Bu sonbahar 70’lerin çizmelerini yeniden keşfetmenin en iyi yanı ise tek bir stile bağlı kalmak zorunda olmamanız. İster Sienna Miller’ın zahmetsiz süet çizmelerinden, ister Stevie Nicks’in bohem karanlığından, isterse Jane Birkin’in rahat Fransız stilinden ilham alın; sezonun en nostaljik trendlerinden biri gardıroplara oldukça modern bir şekilde geri dönüyor.



