Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Haftanın öne çıkan moda haberlerini derledik.
Gigi Hadid’in kişisel stil anlayışını Liu Jo’nun ikonik denim kodlarıyla buluşturan The Gigi Hadid Edit bir kapsül koleksiyondansa, ortak hazırlanmış, seçimler üzerine kurulmuş bir kişisel gardırop fikrini taşıyor. Özgün bir stil oluşturmanın kişiyi gerçekten yansıtan parçalar seçmekle mümkün olduğuna odaklanan ortaklıkta, Gigi Hadid’in günlük stilinin rahat ama iddialı yanı ve uluslararası moda anlayışı, Liu Jo’nun denim mirasıyla bir araya geliyor. Gigi Hadid bu seçkiyi, “Her görünüm bir hikaye anlatıyor ve her seçim bir kimlik ifadesi. Benim stil yaklaşımımı en iyi yansıtan parçaları seçtim: Çağdaş, zahmetsiz ve kişisel” sözleriyle tanımlıyor. Hadid, Instagram hesabında paylaştığı kampanya fotoğraflarının altına “Benimle Liu Jo mağazasına alışverişe gelmişsiniz gibi...” yazarak seçkiye dair yaklaşımını kişisel bir bağ kurarak aktarıyor.
Ortaklığın satışa çıkan ilk seçkisinde kontrastlar merkeze yerleşiyor. Aynı görünümde rahat ve sofistike olan ya da gündelik ve iddialı olan bir araya geliyor. Denim ise günlük stilin tamamlayıcısı olmaktan çıkarak kişisel ifadenin bir aracı haline geliyor ve koleksiyonun başrolü olarak karşımıza çıkıyor. Tasarımlar arasında bomber ve Napoleon ceketler, jean’ler ve deri kovboy çizmeleri western çizgileriyle öne çıkıyor. Gigi Hadid’in seçki parçalarıyla fotoğraflandığı kampanyanın çekimleriniyse Lachlan Bailey gerçekleştiriyor.

Fotoğraf: Jimmy Choo
1996’da kurulan Jimmy Choo, ayakkabı, çanta ve aksesuar zanaatkarlığını kutladığı otuzuncu yılını, Pearls of Wisdom kapsül koleksiyonuyla kutluyor. İnciler, markanın ilk gününden bugününe özellikle bridal görünümlerindeki yeriyle, imza haline gelmiş bir detay. Jimmy Choo’nun yeğeni ve kreatif direktörü Sandra Choi, otuzuncu yılda inciyi öne çıkarmaları hakkında “30. yıldönümü, uzun zamandır sevdiğimiz bu motifle doğal bir uyum içinde. Benim için inci, asla gösterişli olmayan ve her zaman biraz oyuncu bir saflık taşıyan, sessiz ve kalıcı bir güce sahip. Bu koleksiyonda incinin doğal ve içgüdüsel hissettirmesini istedim. İncinin; , geleceğimizi şekillendirmeyi sürdüren, geçmişimizin ince bir ifadesi olmasını...” diyor.
Kapsül koleksiyonun detaylarına indiğimizde inciler, saten babetlerin veya topukluların burun kısmındaki süslemelerde veya dolgu topuklu ayakkabıların altın topuğunda yer alıyor. İnce topuklu sandaletlerin bantları, farklı boyutlarda incilerle süslenirken inci detayları her parçada özenli ve doğal bir yer ediniyor. Çanta kısmında özellikle barok inci biçiminden ilham alan heykelsi Oyster el çantası dikkat çekerken, büzgülü küçük boy bonbon çantada inciler çiçek formu alıyor.

Fotoğraf: Reformation
2000’li yılların ortasından itibaren yeri sarsılmaz it-girl’ler arasına adını yazdıran Alexa Chung, bunca yıldır birçok kişinin stil panolarında ilham kaynağı olarak yer almaya devam ediyor. Reformation ile yaptığı işbirliğinde Chung kişisel stilinden, arşiv parçalarından ve gardırobunda olmasını dilediği parçalardan ilham alırken “Hep klasik parçaları sevmiş olmam işimi kolaylaştırıyor; trend parçalarla çok deneysel olduğum söylenemez” diyor. Gerçekten de koleksiyon parçaları, sade ama güçlü ve bir o kadar da zamansız duruşlarıyla dikkat çekiyor.
Koleksiyonun kampanya videosunu ise Matthew Frost yazıp yönetiyor. Kampanya filminde Chung, “sosyal medyadaki bir videoda izleyicinin ilgisini çekmek için yalnızca üç saniyeye sahip olunduğu” fikrine ironik bir yerden yaklaşıyor. Chung, bu sürede koleksiyonu anlatamayacağını söylerken izleyiciyi kaydırmaması için ekranda tutmaya çalışıyor ve bir yandan da kıyafetleri göstermeyi deniyor. En sonundaysa bir “Ref kızı” olduğunu söyleyerek filmi üç saniyede bitiriyor. Onun ironik, mizahi ve “cool” tavrı koleksiyon parçalarından kampanya filmine taşınıyor.

Fotoğraf: @balenciaga
İlk defa 2019-20 Sonbahar/Kış koleksiyonunda tanıtılan Hourglass Avenue modeli, 2026-27 Sonbahar/Kış koleksiyonunda daha fonksiyonel bir form alacak şekilde güncellenmişti. Şimdiyse Balenciaga yeni kampanyasında çantanın farklı anlar ve lokasyonlardaki kullanım biçimlerini gösteriyor. Maddy Waterhouse, Salem Mitchell ve Yang Chaoyue, Hart Lëshkina’nın çekimlerini gerçekleştirdiği kampanyada Hourglass Avenue'nun siyah, koyu mor, karmin kırmızısı ve kar beyazı versiyonlarının yanı sıra üzerinde fotoğraf baskısı bulunan siyah versiyonuyla da fotoğraflanıyor.
Pierpaolo Piccioli’nin güncellediği Hourglass Avenue, 2019’da Demna tarafından tasarlandı. Cristóbal Balenciaga’nın ikonik Basque Waist tasarımından ve bele oturan heykelsi siluetinden ilham alan model, kavisli tabanı ve iddialı tasarımıyla dikkat çekiyor. Üst sapının yanı sıra eklenen gizli ikinci sapı ve çıkarılabilir çapraz askısı ile kullanımı kolaylaşan çanta, üzerinde Balenciaga 10 Avenue George V (Cristóbal Balenciaga’nın Paris couture atölyelerini kurduğu adres) yazan ince bir kilitle kapanıyor.

Fotoğraf: @lululemon
Lululemon’ın teknik kumaşları ve spor giyim uzmanlığı, Ganni’nin leopar desenleri, fırfırları ve canlı renkleriyle bir araya geliyor. Yalnızca spor giyim için değil, günlük siluetlerde de kullanılabilecek parçalar 1980’li yılların dans filmlerinden ilham alıyor. Bu filmlerdeki enerji, kararlılık ve özgürlük duygusu ile dans sevgisi, çekimleri dans stüdyosunda yapılan ve Jennifer Beals ile METTE’nin yer aldığı Joy Is a Power Move kampanyasında yansıtılıyor.
22 parçalık koleksiyonda leopar desenleri büyük bir yere sahip. Leopar desenli fermuarlı koşu ceketi ve taytı, Ganni’nin yeniden yorumladığı Lululemon Define Jacket, fırfırlı şortlar, bolerolar ve tozluklar koleksiyonun öne çıkan parçaları arasında yer alıyor. Koleksiyonda Lululemon’ın Nulu™ ve Softstreme™ kumaşları kullanılarak konfor, havadarlık ve hareket özgürlüğünde gelişme kaydediliyor.

Fotoğraf: Ted Baker
Ted Baker’ın 2026-27 Sonbahar/Kış koleksiyonu kampanyası In Good Company, Londra’nın yüksek ritminden ve bu hareketliliğe eşlik eden karşılaşmalardan ilham alıyor. Marka, giyinmeyi hiçbir zaman tek kişilik bir mesele olarak görmüyor; doğru eşlikçileri bulmak, nerede olduğumuz, nasıl hareket ettiğimiz ve kiminle olduğumuz stilimizi şekillendiren noktalar olarak belirleniyor.
Koleksiyonda modern İngiliz mirası çağdaş şehir stiliyle buluşurken, yumuşak terzilik trikolarda, katmanlı görünümlerde ve klasik parçalarda çok daha özgür ve serbest bir yüze bürünüyor. Bu çabasız şıklığı klasik terzilikle birleştiren koleksiyon, özgür stilin merkezine yerleşiyor. Çizgiler yumuşuyor, çiçek desenleri renkleniyor ve sonbaharın en trend renk eşleşmeleri tasarımlarda yer ediniyor.

Fotoğraf: @roberto_cavalli
Roberto Cavalli’nin 2026-27 Sonbahar/Kış kampanyası Nero Carnale, Los Angeles’ın genç, ihtişamlı ve sınır tanımayan gece hayatından ilham alıyor. Lüks villalar, havuzlar ve yatak odaları anlatının “zengin” yanını güçlendiriyor. Kampanyanın başrolünde The Shards’da Debbie Schaffer karakterini canlandıran Hayes Warner yer alıyor. Kreatif direktör Fausto Puglisi’nin Warner’ı dizide izledikten sonra kampanya yüzü olarak seçtiği söyleniyor.
Indiana Piorek’in fotoğrafladığı kampanya çekimlerinde siyah, baskınlığını korusa da şeffaf ve parlak yüzeylerde timsah ve piton dokuları katmanları canlandırıyor. Yapılandırılmış A kesimli formlar ve heykelsi siluetiyle dikkat çeken elbiseler akışkan baskılarla ve grafik yüzeylerle birleşerek marka dilini sürdürüyor.

Fotoğraf: Acne Studios
Acne Studios’un 30. yıldönümü kutlamaları yeni bir kampanya çekimiyle devam ediyor. Bu ayın başında Nan Goldin’in fotoğrafladığı kampanyada markanın yaratıcı çevresinden dokuz kişinin portresi yayınlanmıştı. Müzisyen Ellie Rowsell, model ve fotoğrafçı Guinevere Van Seenus, sanatçı Jonathan Lyndon Chase, fotoğrafçı Jordan Hemingway, oyuncu ve müzisyen Juliette Lewis, sanatçı Peter Schlesinger, oyuncu ve model Raya Martigny, oyuncu Rila Fukushima ve sanatçı Sandra Poulson’dan oluşan bu dokuz kişiye bu hafta Emma D’Arcy de katılıyor. Goldin, kadrajındaki kişileri olabildiğince doğal, doğrudan ve samimi biçimde fotoğraflıyor ve D’Arcy de markanın denim parçalarını taşıdığı içten karelerle kampanyayı noktalayan isim oluyor.

Fotoğraf: Roman
Türkiye’de hazır giyimin köklü markalarından Roman, 2026-27 Sonbahar/Kış koleksiyonunda 46 yıllık marka mirasını günümüz kadınlarından aldığı ilhamla güncelliyor. Markanın tasarım kodlarındaki zarafete sadık kalınırken bugünün güçlü, özgür ve kendinden emin tavrıyla farklı kuşaklardan kadınlar aynı yerde buluşabiliyor.
Koleksiyon parçalarında güçlü ile feminen olan arasındaki karşıtlık; keskin omuzlar ve kusursuz terzilikle kontrast oluşturan dantel ve transparan detaylarda ortaya çıkıyor. Dantel detaylarının yanı sıra inciler, tasarımların zamansızlığını güçlendirirken yenilik, beklenmedik eşleşmelerle sağlanıyor. Roman yeni koleksiyonunda 46 yıllık zarafet anlayışını günümüz kadınının özgüveni, enerjisi ve tavrıyla modern bir çizgiye çekiyor.