22 Mayıs 2020

Yaratıcılığa Hiçbir Güç Engel Olamaz

YAZI: HAZAL BAYAT

Pandeminin ilk gününden bu yana düzenledikleri online konserler, dinletiler ve hatta festivallerle insanların en büyük moral kaynağı olan müzisyenler, şu sıralar kısıtlanan şartlar ve limitli olanaklarla sevdikleri işi haz aldıkları şekilde icra etmenin, bir sonraki konsere kadar dinleyicilerle buluşmanın farklı yollarını arıyor. Genç müzisyenlerde ise durum biraz daha farklı. Dijital dünyada, teknolojiyle iç içe büyüyen yetenekler bu zorlu dönemi bir avantaja dönüştürüyor ve sahip oldukları kısıtlı şartlarla ilham verici atılımlar gerçekleştiriyor. Bunun en yeni örneği 23 yaşındaki Albin Hasani ve yalnızca iPhone'unu kullanarak çektiği yeni klibi “Sen Gittiğinde”.

albin-hassani

Albin, elektronik müziği melankolik tınılarla birleştirdiği parçaları ile 2018 yılında dinleyicileriyle buluşan genç bir sanatçı. İlhamını Radiohead, Depeche Mode ve Elvis Presley’den alan ve yarattığı “hüzünlü ama dans ettiren” müziğiyle bugün akımının ünlü temsilcilerinden Oscar and The Wolf ile aynı festivalde sahne alan Albin’in en son şarkısı “Mücrim”,15 Mayıs’ta dinleyiciyle buluştu. Sanatçı için yoğun geçen 2020 yılının Nisan ayında teklisi “Kapatın Işıkları” ve akustik videosu ile dikkat çeken “Sen Gittiğinde” isimli şarkıları yayımlandı. Geçtiğimiz günlerde dinlediğimiz “Mücrim” ise senenin üçüncü şarkısı; ancak söylediğine göre son olmayacak: “Önümüzdeki 5-6 ay boyunca kaydettiğim bütün şarkıları 15 gün arayla dinleyicilere sunmak gibi bir planımız var şu an. Koronavirüs salgını sebebiyle pek konser düşüncesi yok fakat Ekim aylarında bu durumdan çıkmayı ve seyircilerle kavuşmayı dört gözle bekliyorum.”

Albin’in bu belirsizliklerle dolu süreçte, evinde, iPhone 7 dışında herhangi bir ekipman kullanmadan çektiği klip ise görülmeye değer. Klibin yönetmenliğini yapan Çağatay Atik, özel bir üniversitenin Medya ve İletişim bölümünde 2.sınıf öğrencisi ve henüz 20 yaşında. Klip çekimlerine başlama anlarını: “Her zaman ’one shot’ çekim klipleri izlediğimde buna benzer bir iş yapmak istemiştim. Arkadaşım Çağatay ile bir gün boş bir odada otururken çekim denemek istedik. Elimizde nerdeyse hiçbir şey yoktu ancak her zaman önemli olanın fikir olduğunu düşündüğümüz için heyecanla çekim yapmaya başladık,” şeklinde anlatan Albin, yalnızca tek bir ışık, ufak bir set ve telefonunun kendilerine yettiğini belirtiyor.

“Bulunduğumuz odadaki ışık çok kötü olduğu için tavanda bulunan floresanın üstünden uzatma kablosu indirdik ve ona bir ampul takıp Albin'in üzerinde sallandırıp hoş bir ambiyans yarattık. Tripodumuz yoktu ancak aktüel olması daha çok hoşumuza gitti," diyen yönetmen Çağatay Atik, ortaya çıkan sonuçtan çok memnun olduklarını da ekliyor.

One shot çekimlerin uzun bir süre ilk tercihi olmaya devam edeceğini belirten Albin ise çok fazla ekipmana ihtiyaç duymadan iPhone'un 4K video çekebilme özgürlüğünü sevdiğini vurguluyor. 2018’de “Melekler” ile Apple Music’te dinleyicilerle tanışan bu yaratıcı ismin aynı yıl çıkan “California” isimli İngilizce bir çalışması ve Mayıs 2019’da çıkan bir de EP’si var. Tüm başarıları, orijinalliği ve bu süreçte bile her an yaratıcı olabilme yeteneği göz önüne alındığında, Albin’in yolunun oldukça açık olduğunu söylemeye gerek dahi yok.

ETİKETLER: ALBİN HASSANİ