10 Mart 2015

Paris Moda Haftası: Yedinci Gün

YAZI: SUZY MENKES

HERMÈS
 
Nadège Vanhee-Cybulski'nin Hermès'teki ilk defilesiydi ve o muhteşem anlardan birine şahitlik ettik: Kumaşlarda ve dikişlerdeki zenginliğe rağmen kıyafetler son derece sade gözüküyordu. Bu şatafatlı uluslararası moda haftalarının beşincisinde, Hermès ve tasarımcısı hızla dönen dünyanın ortasında bir sükunet merkezi yaratmıştı.  
 
Sahne arkasında gazeteciler kendi aralarında konuşurken Nadège özel dikim ceketi ve kızıl kahverengi saçlarıyla ortaya çıkarak, "Bu modaevinin köklerine dönmek istedim, o da eyer yapımıydı." diyor, ve derinin ustaca kullanılmasından bahsediyor, "Bu mirası ve geleneği alarak, çağdaş kadına taşımak istedim."
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Tasarımcı kıyafetlerin çok sade görünmesini sağlamış:  mavi kuzu derisinden bir montun kapitone eyere benzeyen çizgileri var. Kadife pantolonlar ve çizmeler bu at yarışı görüntüsünü tamamlıyor. 
 
Bu kısa ve sessiz defilenin altında yatan his, Hermès'in geçmişine yapılan üstü örtük göndermelerdi. Nadege aynı zamanda ünlü Hermès kemerinin "H" sembolünde de bir değişiklik yapmıştı. Aynı semboller, boyundan sarkan zincirlerde de görülüyordu. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Bordo, sarı ve Hermès'in ünlü kızıl turuncusu gibi canlı renkler, süet ve ipek gibi tanıdık olduğumuz ama bu kadar kalitelisini görmediğimiz kumaşların üstünde parlıyordu. Bir çantanın sarı ve turuncu kayışları vardı, sanki markanın kimliğini belli eden yeni bir özellik olacak gibi. Keskin hatlı bir iş tulumu gibi esprili birkaç parçaya ek olarak Hermès'in ünlü at desenli ipek eşarplarına bir gönderme de gördüm. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Defile, hala yapım aşamasında gibi gözüküyordu, ama doğru yönde gittiği kesin. 
 
Hermès'in CEO'su Axel Dumas aileye yeni bir üye katacaklarıyla ilgili konuştu. Nadège çok heyecanlıydı, basın önüne çıkmadan önce koşarak sarı ve turuncu sneakerlarını giydi. Yoksa onlar Hermès'in bu hafta görücüye çıkardığı ayakkabı koleksiyonunun bir parçası mıydılar? "Hayır, bunlar Nike," diye cevap veriyor.  
 
STELLA MCCARTNEY: TAMAMLANMAMIŞLIK 
 
Sahne arkasında kocasının da yardımıyla 4 çocuğuyla ilgilenen ve bir yandan da büyükbabası Paul McCartney'i karşılayan Stella McCartney, koleksiyonunun çalışan kadınlar ve onların çılgın boyutlara varmış meşgul hayatlarıyla ilgili olduğunu söyledi. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Güçlü yeni koleksiyonundaki kıyafetlere sert ve yumuşak yaklaşımını bu fikirden esinlenerek oluşturmuş. "Akışkanlıkta yumuşak ve sıcak bir şeyler bulmakla alakalı bu koleksiyon... Terzilik tekniği olarak bolca kesim kullandım ki kadınlar çözülsünler ve kendi yumuşak taraflarını keşfetsinler." diyor Stella. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Bahsettiği şey gündelik görünmeyi kasıtlı olarak planlamış olmak - paltoların üzerinden geçen nervürlü yün, teni göstermek için kıyafetlerin omuz kısmına verilen asimetrik kesim.... Müstehcenlik veya bilerek teşhire dair hiçbir şey yoktu, ama zırh gibi kıyafetlerin altındaki kadını gösterme niyeti vardı.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Stella'nın her zamanki gibi kendisi için tasarımlar yaptığı aşikar. İlk başladığı noktadan beri çok yol kat etti çünkü. Bir hayvan hakları aktivisti olarak bu seferki defilesine birkaç tane sahte kürk palto bile eklemişti.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Terzilik yetenekleriyle bu akıcılığın yaratılması için ne kadar uğraşılmış olabileceğini tahmin edebiliyorum. Siyah beyaz bir paltonun altından asimetrik gelen etek ve kısa çizmeler, kumaşların vücuttan su gibi aktığı hissini veriyordu. Kraliyet mavisi, yeşil veya metalik çiçeksi brokarlarla sağlanan bir canlılık vardı ama yün, örgü ve dantel kumaşlar daha çok nötr renklerde kullanılmıştı.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Hikayeyi değerli yapan küçük güzel jestlerdi, bunlar aynı zamanda tasarımcının modada olgunluk kazandığının göstergesi. Boyun kısmını inciler süslüyordu. Bu çıplaklıktan çok daha fazla kadınsılık mesajı veriyordu.  
 
SACAI BÜYÜYOR 
 
Japon tasarımcı Chitose Abe tarafından kurulan Sacai'nin sırrı, ileri-geri ve arka-ön arasında gidip geliyor olması. Örneğin Sacai, aynı parçanın ön ve arka kısmında kumaş ve stil açısından farklı öğeler kullanır normalde. Ama tasarımcı bunu yapmayı bırakmış. Artık kumaş ve şekillerde sadece tek bir mesaj var. Sihirli ayna efekti ortadan kalkmış, onunla beraber Sacai'nin kızlara özgü albenisi de.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Fakat büyümek, bir tasarımcı için çok da zor değil. Maskülen terziliğe ağırlık vermiş ama bu keskin hatlı kıyafetlere renkler ve desenlerle denge katmış. Sacai, kürkü de savurgan bir şekilde kullanmış, yaka kısmında, manşetlerde ve etek uçlarında... Son olarak da çok renkli cüretkar bir kürk palto görüyoruz.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
O büyük makrome önlüğe, sallanan püsküllere bakılırsa, son zamanlarda sık sık gördüğümüz bir başka 70'ler havası da bu defiledeydi sanırım. Kıyafetler modern ve kışkırtıcı görünüyordu. Ayrıca tasarımcı, ilk moda adımlarını onunla attığı şirin "Kawaii" kültüründen küçük ipuçlarını da yine bu defileye dahil etmiş.
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

ETİKETLER: HERMES , SUZY MENKES , STELLA MCCARTNEY , 70!LER , DEFİLE , ÜNLÜ STİLİ , MODA