11 Mart 2015

Paris Moda Haftası: Sekizinci Gün

YAZI: SUZY MENKES

CHANEL: BRASSERIE GABRIELLE 
 
Kolalanmış yakaları, siyah kravatları ve önlükleriyle garsonlar, Brasserie Gabrielle'de sabah kahvelerini alan müşterilerden daha çok dikkat çekiyordu. Chanel tarafından Grand Palais'e kurulan setteki ahşap bar, masalar ve sandalyeler bir İnstagram cenneti gibiydiler, elbette defile başlayınca bu sefer mankenlere odaklandık.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Boyun bağları ve uzun etekleri üzerine bileklere kadar uzanan önlükler giyiyorlardı, ve sezonun şık çantaları olduğunu sonradan öğrendiğimiz "tabaklar" taşıyorlardı ellerinde. Karl Lagerfeld "Fransız bir şeyler istiyordum ve bir brasserie'den başka ne bu kadar Fransız olabilir?" diyor ve ekliyor, "Ve bunu ben yapmalıydım, çünkü eğer bir Fransız böyle bir şey yapsaydı milliyetçi bir tavır olarak algılanırdı." 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Bu cafe-society oyunu, ustanın geçen sezonlardaki sanat galerisi ve süpermarket setinden sonra sergilediği bir başka sahne performansı. Bu yöntem, Karl'ın günlük giyime daha fazla odaklanabilmesini sağlıyor. Podyumda bu kadar fazla yün, tüvit ve kapitone ceket görmeyeli uzun süre olmuştu. 
 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Bu yeni bir yolda atılan ilk adım mı? Mankenler, Karl'ın 30 yıl boyunca hiç kullanmadığını söylediği topuktan bağlı ve iki renkli Coco ayakkabılarından giymişlerdi (Bir çift sipariş etmelisiniz, çünkü sezonun hit ayakkabısı olacak.) Karl, ilham kaynağının siyah boyunbağlarıyla garsonlar olduğunu söyledi ama bu ilham kaynağı kıyafetlerin "daha günlük ve daha sade görünmelerine" sebep olmuş. 
 
Tam üstüne bastı! 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Eğer yakalardaki dantel peçeteler gibi gözüken komik süslemeler olmasaydı, mankenlerin rollerini oynamalarını izlemenin eğlencesi olmasaydı kıyafetler vasat ve demode gözükürlerdi. Bir Chanel pofuduk ceketi isteyen var mı? Ama daha sonra stüdyoda Karl'la konuşunca, bu kıyafetlerde üretilmiş küçük icatları keşfettim. 
 
 
 
 
Parkalar kasıtlı olarak kapitone yapılmıştı, örgü elbiseler stüdyonun sihirli elleri tarafından oluşturulmuştu. Karl mankenlerin barda oturmasını sağlayarak çok akıllıca davrandı, böylece izleyiciler yanlarına giderek gül goncası pembesinden elbisenin örgülerini, sarkan Chanel madalyonlarını, saçlardaki iki taraflı "C" harfini yakından inceleme fırsatı bulabildiler.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
 
Belki de gerçek, günlük hayatın çok vasat olmasıdır, Chanel giyseniz bile! Belki de Karl, lüks modanın fantezi dünyasından uzaklaşıp tasarımlarının gerçeğe uygun olmasını istemiştir. Daha hafif, parlak ve masalsı bir koleksiyon isteyenler içinse her zaman haute couture var. 
 
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu
 

ETİKETLER: CHANEL , SUZY MENKES , KARL LAGERFELD , GRAND PALAİS , BRASSERİE GABRİELLE , MODA , KOLEKSİYON , ÜNLÜ STİLİ