27 Mart 2015

Jeanne Lanvin Sergisi

YAZI: SUZY MENKES

"La Cavallini" isimli, incilerden, kristallerden ve metalik ipliklerden yapılmış kurdele süslemeli siyah gece elbisesi. 
 
 
Jeanne Lanvin, bir modelin üstünde kumaş deniyor. 
Fotoğraf: Laure Albin Guillot/Roger Viollet 
 
Elbise, kağıt kadar ince ama yumuşaktı, kremsi yüzeyini pırıltılar kaplamıştı. Tıpkı bir piyano gibi, içi açılan bir masanın üstüne yayılmıştı, masanın açılan iç kısmında bir ayna bulunuyordu. 
 
O yüzden aynı göz kamaştırıcı Jeanne Lanvin elbisesinden iki tane görüyordum. 1920'lerdeki ünlü çan şapkalarını, kibar elbiselerini, Fra Angelico'dan esinlenilmiş o farklı tonda maviyi ve Lanvin logosunda ölümsüzleştirilmiş olan kızı tatlı Marguerite'i, yani bu tasarımcıya dair birçok şeyi zaten öğrenmiştim. 
 
Gece mavisinden kadife ve gümüş metal pullarla süslenmiş ‘La Diva’ gece elbisesi. Kış 1935-36 
Fotoğraf: Collection Palais Galliera © Katerina Jebb, 2014 
 
Markanın logosu, ilk yaşam stili markasının habercisiydi: çocuk kıyafetleri, gelinlik malzemeleri, günlük giyim, gece elbiseleri ve kadın-erkek spor kıyafetleri. 
 
Harcourt'un objektifinden Jeanne Lanvin 
Fotoğraf: Paris Galleria Collection/Katerina Jebb 
 
Ağustosun 23'üne kadar Paris'te Palais Galliera'da sürecek olan Jeanne Lanvin sergisinin küratörlüğünü Olivier Saillard ile Lanvin'in şu anki sanat direktörü Alber Elbaz yaptılar. Sonuç, güneşli bir mayıs günündeki inci çiçekleri kadar hafif, taze ve çekiciydi.  
 
Neredeyse 100 yılı bir sandıkta geçirmelerinden dolayı çok hassas olan bu elbiseler, neşe doluydu: yumuşak korseleri, düzgün belleri ve etekleriyle vücudun rahatlığı hesaba katılmıştı. 20'lerdeki kadınların o kaskatı korselerden kurtulup onların yerine bu rüzgar gibi hafif elbiseleri giydikleri anda "Oh be!" dediklerini çok rahat hayal edebilirsiniz.  
 
Lanvin Gouache illüstrasyonu, ‘Lesbos & Claire de lune’, 1925 
Fotoğraf: Lanvin Heritage © Patrimoine Lanvin 
 
Elbiselerde, azur mavisi, porselen mavisi, lacivert taşı, çivit mavisi gibi Madame Lanvin'in favori tonları var. 
 
Soldan Sağa: Lanvin’in kreatif direktörü Alber Elbaz, Suzy Menkes ve sergi küratörü Olivier Saillard. 
 
Aynı zamanda kızınızla parkta bir gün geçirmek için tasarlanmış şafak pembesinden ve bulut grisinden elbiseler de vardı; veya üzerindeki sanki bahar yağmuruna tutulmuşsunuz havası veren pırıltılarıyla kısa çuhaçiçeği sarısında elbise... 
 
‘Marguerite de la nuit’, elbise, yaz 1929 
Fotoğraf: Palais Galliera Collection © Katerina Jebb, 2014 
 
Alber Elbaz, 2001'de Lanvin'e başladığı zamanlar atölyenin tavan arasında sandıklarla ilk karşılaştığı anı hatırlıyor. 80'lerin başında
Madame Lanvin'in 1946'daki vefatından beri duran 500 tane elbise ve çizimler ile guajdan oluşan 300 tane albüm koleksiyonu bulunmuş.
 
'Scintillante'  Tül ve krepeden yapılmış bir gece elbisesi, Yaz 1939 
Fotoğraf: Palais Galliera Collection © Katerina Jebb, 2014 
 
1925 "La Cavallini" elbisesinin guaj illüstrasyonu. 
Fotoğraf: Patrimoine Lanvin 
 
"İlk gördüğüm şey o elbiselerdi, kendi kendime 'ne kadar da narinler!' diye düşünmüştüm" diyor Elbaz. "Sanki elbiselerin kendileri değildi de astarlarıydı. Astar dediğimiz şey, pijama gibidir, dolabımızdaki en özel parçadır, çünkü bize dokunur. Dışarısıyla alakalı değildir. Lanvin, bir elmastan ziyade bir inci gibidir, dışarıya parlamaz, içeriye parlar."  
 
Sergide gösterilen bir elbisenin aynadaki yansıması. 
 
'Lesbos'  çizgi lameler, cam boncuklarla süslenmiş yeşil ipek ve saten elbise, 1925 
Fotoğraf: Lanvin Heritage © Katerina Jebb, 2014 
 
‘Alcmène’ akşam takımı (elbise, astar ve ceket ) pembe ipek krepeden yapılmış ve boncuklarla ve Swarovski kristalleriyle süslenmiş, 1929. 
Fotoğraf: Palais Galliera Collection © Katerina Jebb, 2014 
 
Sergi, siyah elbiselerle başlıyor; ama bu elbiseler Swarovski kristallerinin kullanılış biçimiyle ya da farklı dokuların aydınlıkları ve tonlarıyla her zaman tasarımcının ustalığını göstermiştir.  
 
'Boulogne’ adlı elbise de dahil olmak üzere egzotik ve etnik desenli elbiseler, yaz 1920 
 
Sergiden 
 
Diğer elbiselerse bahar renklerinde: çuhaçiçeği sarısı, yosun yeşili ve toprak kahvrengisi. Sanki bir esintiyle sallanıyormuş gibi duran o havadar kumaşlarsa: 1920'lerden krepdöşin, tafta ve tüller, 1930'lardansa biraz daha ağır kaçan ipek kadifeler ya da lameler.  
 
İpek tafta ve kadifeden, inci ve metalik boncuklarla süslenmiş Robe de style stili 'Colombine' elbise. Kış 1924-1925 
Fotoğraf: Palais Galliera Collection © Katerina Jebb, 2014. Jeanne Lanvin par Harcourt. © Lanvin Heritage 
 
Anlamlı bir şekilde, müzelerin moda markalarının reklamını yapmak için kullanıldığı bu çağda, bu yoğun işlemeli hassas elbiselerde bugünün Lanvin'i hiç yoktu. 
 
Sergiden 
 
Elbaz, "Bu mekanı ona adamak istedim." diyor, " Bir süre kimse onu fark etmemiş, çünkü Madame Grès tekniğin, Vionnet desenlerin ve hacimlerin kraliçesiymiş- ve Chanel, her şeyin kraliçesi! Jeanne Lanvin'in ilk hayat tarzı tasarımcısı olduğunu keşfettim, içlerinde en akıllısı oydu. Couture tasarladı, erkek giyimi, mobilya, çocuk giyimi, parfüm, makyaj malzemeleri, pudra tasarladı. Gerçekten de bunların hepsini birden ilk o yaptı, ve belki de en zekisi oydu."  
 
'Bel oiseau’ gece elbisesi illüstrasyonu, 1928 
Fotoğraf: Patrimoine Lanvin 
 
Sergi, Lanvin'in ulaştığı her yere dokunmuyordu- gelinlikler, iç çamaşırı, kürk ve erkeklerle kadınlar için modada devrimsel bir konsept olan spor giyimi; Biarritz'de, Deauville'de, Cannes'da, Le Touquet ve Barcelona'yla Buenos Aires'in ötesindeki mağazalar. 
 
Sergiden 
 
Buna rağmen, sergide 1924'den yıldızlı pullarla parlayan bir mayo var. Etnik ve egzotik etkiler taşıyan, ortaçağ ve oryantal etkilerin bulunduğu bölümler var. Jeanne Lanvin'in, kendi zamanının art deco'sundan Japon kimonolarına kadar uzanan bir kültürel ufku vardı. Paris'in son derece resmi couture'ünden daha geniş bir dünyayı kucakladığını ispatlamıştı. 
 
Boncuklar, aynalar ve Swarovski kristallerinden ipekli kadife 'Vogue' mayosu, yaz 1924 
Fotoğraf: Palais Galliera Collection © Katerina Jebb, 2014 
 
Anne ve çocuğu simgeleyen orijinal çizim, tahminen 1925 yılı 
Fotoğraf: Patrimoine Lanvin 
 
Bu süper narin kıyafetlerin ardında katı bir şekilde çalışmakta olan kadını hissedebiliyorsunuz, özellikle de 1927 yılında 30. yaş hediyesi olarak çıkarttığı ünlü parfümü Arpège'de. Anne kızın ikisinin de siyah yuvarlak şişede kutsallaşmış. Parfüm, Marguerite'in piyanist yeteneklerine bir ithaf ve hediye olarak tasarlanmış. Jeanne, parfümün Marguerite'in arpej çalarken yarattığı havayı yansıtmasını istemiş.  
 
Çocuklar için tasarlanmış elbise 'Les petites filles modes’, 1925 
Fotoğraf: Katerina Jebb, 2014 
 
Elbise ‘Concerto', kış1934-35 
Fotoğraf: Katerina Jebb, 2014 
 
Olivier Saillard, Elbaz'ı ve Lanvin mirasını devam ettirişini mütevazı bir şekilde överken, tasarımcının vizyonunu bir kaleme benzeterek anlatıyor. 
 
"Hayatının kitabında, büyük harfle yazılmış etekler, küçük harfli fırfırlar, parantez içinde geniş montlar ve şallar." diyor Saillard. 
Küratör, sergide Alber'in yokluğunda bile onun varlığını hissediyor. 
 
Sergiden 
 
"Alber Elbaz, kendi moda yaratımlarıyla, markanın yaratıcısına tarihi ve şiirsel bir şekilde övgü dizermiş gibi yapmak istemedi, kendisini geriye çekti, ve bu suskunluk onu daha da güvenilir kılıyor." diyor Saillard, "Ama varlığı, elbiselere dair verilen kararlarda ve açıklamalarda, cansız mankenlerin yerleştirilmesinde bile hissediliyor."  
 
Siyah taftalı, incilerden, kristallerden ve metal boncuklardan yapılmış kurdele süslemeli 'La Cavallini’ isimli gece elbisesinin 1925 guvaş illüstrasyonu.   
Fotoğraf: Patrimoine Lanvin 
 
Cam boncuk ve krepe süslemeli elbise Salambo'nun aynadaki yansıması. Bu kıyafet, 1925'te Paris'te düzenlenen Art Decorative sergisine sunulmuştu. 
 
Bu moda sergisi, gördüklerim arasında en sessiziydi. Londra'daki dramatik Alexander McQueen sergisi Savage Beauty'den veya 2011'de Montreal'de açılan Jean Paul Gaultier "Sidewalk to the Catwalk"(Nisan ayında Paris Grand Palais'de) sergisinden çok farklıydı.   
 
Manteau, 1937 
Fotoğraf: Lanvin Heritage/Katerina Jebb 
 
Ancak, Saillard ve Elbaz, sapsade sundukları elbiselerle bile Jeanne Lanvin'in özünü yansıtmakta başarılı olmuşlardı: Modanın özgürlüğü, eşitliği, kardeşliği.
 

ETİKETLER: LANVİN , SUZY MENKES , ALBER ELBAZ , JEANNE LANVİN , ÜNLÜ STİLİ , MODA