09 Temmuz 2015

Cesur Hayal Gücü

YAZI: SUZY MENKES

 

15-07/09/_dio0521_426x639-1436426473.jpg

Fotoğraf: Indigital

Zengin yeşil renkler, kahverengi toprak tonları ve kuş tüylerinden oluşan elbise dokuları... Dior couture defilesi tam da tasarımcı Raf Simons'ın hedeflediği gibi "Dünyevi Zevkler Bahçesi" tablosunun bir yansıması olmuş. Rodin Müzesi'nin bahçesinde düzenlenen defilede, yaz ortası güneşi, zarifçe boyanmış şeffaf tenteden içeri doğru sızıyor.

Hieronymus Bosch'un üç parçalı tablosu Adem, Havva ve onların cennetten sonsuza dek kovulması, haute couture müşterileri için biraz şüpheli bir ilham kaynağı olabilir. Ancak, Flaman tablonun içinden geniş bir kol formunu alıp onu tek kollu bir kıyafete dönüştürmüş olmak son derece etkiliydi.  

Bu sezonun Dior Sonbahar/Kış koleksiyonunda Simons'ın antik çağdan modern zamana kadar tarih bilgisinin derinlerine daha da fazla indiğine şahit olduk. 

Sahne arkasında,  Lupita Nyong'o'dan Rosie Huntington Whiteley'e kadar birçok ünlüyü selamlayan Raf, "Antwerp'ten geliyorum ve üniversitede Flaman sanatı üzerine öğrenim gördüm. Benim işim, ağır olanı hafifleterek sunmak," diyor.  

 

15-07/09/_dio0385_426x639.jpg

Fotoğraf: Indigital

Simons, kıyafetlerde lüks kumaş kullanımına ilham veren geçmiş zaman mimarisinden söz açıyor. Yapmaya çalıştığı, bütün bunları 21. yüzyıla taşımak. Tarihi kaftanları, bugüne uyarlayıp onları havadar ceketler haline getirmek buna bir örnek.  

Bazı kıyafetler cinselliği çağrıştırıyor, özellikle de tenteden süzülen güneş ışığı üstlerine vurunca.  Bir elbise üçgen şeklindeki uzun kol kısmıyla ve etekleri savrula savrula podyumdan geçiyor; üzerindeki minik tüyler Dior'un kimseyle kıyaslanamayacak yetenekteki zanaatkar ekibinin elinden çıkma. Soluk Çin porseleni rengindeki yün bir ceketin sadece tek bir kalın,geniş ve kürkten yapılma kol kısmı var.   

 

15-07/09/_dio0785_426x639.jpg

Fotoğraf: Indigital

Frédéric Tcheng tarafından çekilmiş ve işin mutfağını ele alan film "Dior ve Ben"i izlediğim içim Raf'in çizim yapmadığı, Raf ile el işçileri arasındaki iletişimin karmaşık ve zor olduğu konusu dikkatimi çok çekmişti. Çizim olmamasına rağmen, normal dikim ama yoğun ve narin bir dokuya sahip ceketi ortaya koyabilmeleri şaşırtıcı. 

Bazen ihtişam ve üzerinde taşıması dikkat isteyen kıyafetlerin birleşimi tehlikeli boyutlara ulaşmıştı, örneğin bir elbisenin belden bileğe kadar iki yanı da kesikti.  Bu iki yandan kesme fikri, bir elbisede değil de Ortaçağ tarzında bir kaftanda daha iyi durabilirdi. Öte yandan,  sade parçaların üzerine eklenmiş örme zincirden yelek fikri çok etkileyiciydi. Defile boyunca sık sık rastladığımız zincirlerden ve küçük bilyelerden oluşan takılarda ise askeri bir hava vardı.  

15-07/09/_dio0885_426x639.jpg

Fotoğraf: Indigital 

Raf'in yaklaşımında en etkileyici olan nokta ise cesareti. Ortada ünlü geçmişiyle sağlam bir modaevi var ama Raf cesareti sayesinde farklı bir şeyler ortaya koyabiliyor.  

Uzun kollu, yerlere kadar uzanan elbise fikrinin tohumlarını Valentino'nun tasarımcı ikilisi atmış olabilir ama bu görünümü meydan okuyarak ve asaletle en iyi noktaya çıkaran Raf'tir.  

15-07/09/_dio1025_426x639.jpg

Fotoğraf: Indigital

Defile, övgüyle bahsedilmeyi hak ediyor, müşteriler de kesinlikle öyle yapacak. Raf Simons'ın hayal gücü, Dior koleksiyonuna muhteşem bir tat katmış. 

Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

 

 

 

ETİKETLER: CHRİSTİAN DİOR , RAF SİMONS