11 Nisan 2022

Yeni Nesil Güzelliği: Normalleşme Dönemi Estetikleri

Mehtap Altınöz

Son zamanlarda Türkiye’de ve dünyada hızla pandemi düzeninden normalleşmeye doğru bir gidiş olduğunu görüyoruz. Pek çok alanda bakış açıları, iş yapma şekilleri ve algılar çok değişti. Bu değişimlere paralel olarak; estetik, güzellik ve medikal yaş yönetiminde değişen algıyı, bu işin psikolojik ve sosyal yansımalarını Medikal Estetik Hekimi Dr. Mehtap Altınöz’le konuştuk. 

Pandemi ve küresel iklim değişimlerinin yarattığı yeni dünya düzeni, yaşam tarzlarımızdan, hayata bakışımıza, beslenmemize, çevre ile olan bağımıza ve tüketim davranışlarımıza kadar çok şeye bakışımızı değiştirdi.
 
Son iki yıllık süreçte kendimizle çok baş başa kaldık ve kişisel hesaplaşmalarımızı yaptık. Sosyal çevremizi biraz eledik, sadeleştirdik ve biraz daha kendimize döndük. Sağlıklı yaşamın, iyi ve güzel olma halinin önemini anladık. Bugüne dek yoğun iş ve şehir hayatı temposu içerisinde, adeta kendimizden vazgeçerek yaşayan bizler, en önemli şeyin önce kendi ruh, beden, zihin sağlığımız ve güzelliğimiz olduğunu anladık.
 
Değişen bu bakış açısıyla, medikal estetik ve yaş yönetiminde Wellaging (İyi yaş alma) ve Wellbeing (Esenlik-Bütünsel sağlık) kavramları giderek daha çok öne çıktı. Daha sağlıklı, dinamik ve güzel yaş almak için; medikal estetiğe artan ilgi yanında, bizi bedensel ve ruhsal olarak genç tutacak bütünsel sağlık ve güzellik yaklaşımlarının da önemi arttı. Bizler de değişen yaşam şekli ve anlayışlarına ayak uydurmak zorundayız. Medikal estetik tedavilerimizin yanı sıra; vücudu içten dışa destekleyen, cildin gençlik ve güzelliğine katkı sağlayan  İv vitamin terapilerini, anti-aging ozon ve vitamin desteklerini daha çok kullanmaya başladık.
 
Pandemi sonrası medikal estetik ihtiyaçlarda gerçekten artan bir ilgi olduğunu görüyoruz. Uzun süren bir pandemi süreci sonrası, iş ve sosyal yaşantıya dönüş, kişisel imajda pozitif anlamda hızlı değişim gösteren botoks, yeni jenerasyon hyaluronik asit dolgu uygulamalarına ilgiyi büyük oranda arttırdı diyebilirim. Çünkü botoks ve dolgu uygulamaları, tek seansta yüze daha genç ve dinamik görünüm verebiliyor. Bu uygulamaların dışında da en çok, cildin yaşlanma hızını azaltan, gençleştiren gençlik aşılarına ve özellikle son zamanlarda gittikçe popülaritesi artan hücresel tedavilere ilgi bir hayli fazla.

Medikal estetik uygulamalara başvuruların artışını, son iki yılda psikolojik ve sosyal anlamda çok izole olmamıza ve şimdilerde ise, iş ve sosyal hayata daha güzel, dinamik ve en iyi halimizle dönme isteğine bağlıyorum. İş ve sosyal hayata dönüş hızlandıkça ve normalleşme arttıkça, önümüzdeki günlerde, estetik, güzellik ve yaş yönetimindeki değişen tüketim davranışlarını daha çok göreceğiz.
 
Pandemi sonrası değişen psikolojik ve sosyal ihtiyaçların, estetik ve güzellikte sağlıksız bir tüketim çılgınlığına dönüşmemesi için de, biz hekimlerin süreci bilinçli, sağlıklı ve doğru yönetmesi gerektiğine inanıyorum.
 
Son iki yıllık zaman dilimini kısaca özetleyecek olursak; pandemi nedeniyle hepimiz zorunlu bir izolasyon dönemi yaşadık. En yakınlarımızdan,  arkadaşlarımızdan, iş çevremizden ayrı kalıp eve kapandık. Bu asosyal dönemde hayatımızda hiç olmadığı kadar çok aynaya baktık, kendimizle baş başa kaldık ve iç sesimizi dinlemeye zaman bulduk. Aynada gördüğümüz görüntüyü inceledikçe bazı şeylerden hoşlanmadık, iyileştirilmesi gereken alanların farkına vardık ve belki de yaş alırken kendimize yeterince özen göstermediğimiz için kendimizi eleştirdik. Sonuç olarak “daha iyi bir ben”e ulaşmanın yollarını araştırırken bulduk kendimizi. Hem dış görüntümüzü, hem de ruhumuzu gençleştirip güzelleştirecek alternatifleri gözden geçirdik. Şimdi normal hayata geri dönme kapılarının aralandığı bugünlerde büyük bir şevkle en estetik, sağlıklı ve güzel halimize ulaşmamıza yardımcı olacak medikal estetik hekimlerinin kapılarını çalıyoruz.

ETİKETLER: MEHTAP ALTINÖZ , ESTETİK , GÜZELLİK