06 Nisan 2021

Güzelliğin Geleceğine Hoşgeldiniz!

YAZI: DANA KOH

Virtual Vanity

Fotoğraf: Getty Images

Senaryoyu hepiniz biliyorsunuz: Kolunuzdaki sepeti en yeni makyaj malzemeleriyle doldururken, avuç dolusu eşantiyon aldınız, bileklerinize bol bol parfüm sıktınız ve cilt bakımı reyonunda dirseklerinize kadar nemlendirici sürdünüz. Neresi burası? Tabii ki, Sephora. Ama yalnızca birkaç hafta içinde bu duyusal deneyim tarihe karıştı ve pandeminin başlangıcından aylar sonra, bugün güvenlik adına fiziksel teması sıfıra indirdiğimiz bir toplumda yaşıyoruz. Dokunup denediğiniz numune ürünlerin hafızalardan silindiği ve alışveriş terapisinin olduğu kadar yeni ürünler keşfetmenin getirdiği dokunsal hazzın da uzak bir hatıraya dönüştüğü Covid-19 sonrası yeni dünyaya hoş geldiniz.

ZEKA VE GÜZELLİK

Her talihsizliğin beklenmedik getirileri olduğu gibi pandemi dönemi de alternatif pazarlama araçlarını su yüzüne çıkaran bir katalizör işlevi gördü; büyük yeniliklere kapı açtı. Yeni sürüm akıllı telefon uygulamaları ve internet sitelerinin güncellenen altyapıları sanal denemelere izin vermeye başlayınca deneme ürünlerinin yerini artırılmış gerçeklik (AG) deneyimleri aldı. Reyonlardaki güzellik danışmanlarının görevini ise yapay zeka üstlendi. Cilt tanısı, güzellik sorunları ve dilek listeleri gibi unsurlardan beslenerek tüketiciye veriye dayalı tavsiyelerde bulundu. Tüm bu gelişmeler, markalar ve perakendecilere artış gösteren etkileşimler, dolup taşan alışveriş sepetleri ve yüksek satış rakamları olarak geri döndü. 

Yapay zeka temelli cilt bakımı çözümleri geliştiren Skintelligent adlı girişimin kurucusu Eleanor Jones, farklı satış platformları üzerinden kesintisiz servis veren güzellik perakendecilerinin online satışlarının temmuz ayından sonra, 2019 yılına kıyasla, yüzde 20 ila 30 arası artış gösterdiğini söylüyor ve ekliyor: “Verilere göre, yapay zekaya dayalı güzellik uygulamalarının kullanımı da yüzde 200 ila 300 oranında artmış durumda.” Henüz bir yaşında olan Skintelligent, veri bilimini ilk etapta cilt bakımına ve şimdilerde saç bakımına da uygulayan yenilikçi bir girişim. Üstelik bunu başarmak için tek bir şeye ihtiyacı var: Telefonunuzdaki kamera. Skintelligent, müşterinin ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilebiliyor. Cilt tipini, durumu ve endişelerini belirleyen 15 adımlık bir form sunan platform, daha kusursuz bir muayene için kullanıcının yüklediği görseller ile göz altındaki gölgeler, pigmentasyon ve ince kırışıklıkların yanı sıra yaş, konum ve çevresel faktörleri de göz önünde bulunduruyor. Çözüme gelince, Sephora’nın 2 bin 800 adet ürün barındıran geniş stokundan kişiye özel bakım tavsiyelerinde bulunuyor. Üstelik bir güzellik danışmanından çok daha öte, bu önerileri geniş, derin ve veriye dayalı bilimsel bir ölçekte yapıyor. Örneğin, içerik ve formül yeniliği gibi unsurların kişisel sorunlar ve tercihler ile çaprazlama sağlamasını alarak yalnızca sizin için özenle oluşturulmuş bir seçki oluşturuyor. 

Yapay zekadan faydalanan bir diğer örnekse, parfüm dünyasından Singapur merkezli Maison 21G. Girişimin sunduğu sanal ve sipariş odaklı koku yolculuğu sizin tercihlerinizle şekilleniyor. Kişiliğiniz, sevdiğiniz notalar ve favori parfümlerinize dair basit sorularla başlayan bir anketin sonunda, esanslar, içerikler ve karakteristik özelliklerle ilgili etkileyici bilgiler içeren, sonsuz kombinasyon sunan bir nevi nota kütüphanesinde buluyorsunuz kendinizi. Yalnızca size özel imza parfümünüzü yaratıp ısmarlıyorsunuz. 

Tüm bu girişimler şöyle dursun, güzellik teknolojisine öncülük eden tek bir isimden söz etmek gerekirse, bu şüphesiz Tayvan asıllı Perfect Corp olur. Yapay zeka ve artırılmış gerçeklik araçlarıyla ünlü teknoloji şirketi, video görüntülerini gerçek zamanlı filtreleyebilen webcam yazılımı YouCam’in yanı sıra indirilme sayısı 800 milyonu aşan ve 250’den fazla marka işbirliğine sahip, ödüllü YouCam Makeup App uygulamasının da yaratıcısı. 

Şirketin yeniliklerinden biri, YouCam’in Yapay Zeka Cilt Tanı Teknolojisi. Yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojisinden faydalanarak kullanıcılarına anında ve detaylı cilt analizi sunan uygulama, kişiye özel ürün tavsiyelerinde bulunuyor. Lekeler, kırışıklıklar, doku kalitesi ve koyu halkalar olmak üzere dört farklı cilt unsurunu analiz etmesinin yanı sıra daha ince detayları, örneğin, cildin su tutma, sebum ve kızarıklık eğilimlerini de göz önünde bulunduruyor. Cilde sağlık puanı veren uygulama, özel sorunlara uygun formüller tavsiye ediyor. Şirketin, hem YouCam’in sunduğu cilt teknolojisinin etkililiğini vurgulamak hem de tüketiciye daha iyi hizmet vermek adına yaptığı bir işbirliği de var. Saygın dermatolog Dr. Jason Emer ile gerçekleştirilecek, kullanıcıların güzellik sorularının yanıtlanacağı haftalık video serisi, cilt tanı imkanlarını daha da derinleştirmeyi, etkileşimi artırmayı hedefliyor. Özel sektör cephesinde ise La Roche-Posay öne çıkan işbirliklerinden. YouCam aracılığıyla çalışan, yapay zeka tabanlı, kişiselleştirilmiş bir dijital akne tanı aracı olan SpotScan’i bünyesine entegre eden cilt bakım markası, maskne’den mustarip kullanıcıların doğru ve hedeflenen tedaviyi hızlıca bulmasını sağlıyor. Buradaki temel hedef, tüketiciye dijital bir lens vasıtasıyla, gerek uzaktan gerekse temastan kaçınılan bir mağaza ortamında cilt bakımı danışmanlığı sunabilmek.

Virtual Vanity

Fotoğraf: Getty Images

UYGUN FİLTRELER

Artırılmış gerçeklik, makyaj uygulamalarına uygun bir teknoloji. YouCam, bu anlamda markaların dijital platformlarına entegre edebileceği güçlü özellikler tanıttı. Pandeminin başlangıcından bu yana Asya-Pasifik bölgesinde e-ticarette iki haneli bir büyüme yakaladığını açıklayan LVMH’e ait Benefit Cosmetics, temas noktalarının değiştiği bir dönemde sanal evrendeki müşterilere erişmek istiyordu. Marka, bu amaçla hareket ederek kendi internet sitesinde sunduğu Benefit Brow Try-On Experience adlı deneyimi online perakende satıcı ortaklarından WeChat ile genişletti. Bu yeni açılım sayesinde, kullanıcılar kendilerine uygun kaş biçiminin yanı sıra doğru ürünlere de ulaşabilecek ve yalnızca birkaç tık ile uzmanlardan randevu alabilecek. Herkesin maske taktığı şu günlerde gözler çok daha önemli bir odak noktası hâline geldi ve dolayısıyla kaş kategorisi markanın pandemi sonrası en güçlü departmanlarından birine dönüştü. 

İlginçtir ki Perfect Corp 2014 yılında kurulduğunda, artırılmış gerçeklik güzellik provalarından ziyade bir nevi oyun olarak algılanıyordu. Şirketin ABD’deki pazarlama kurulu başkanı Adam Gam’e göre, “Endüstri genelinde dijital prova araçlarının yaygın anlamda benimsenmesine ket vuran unsur, artırılmış gerçekliğin doğruluk derecesine, isabetliliğine dair peşin hükümlü fikirlerdi.” Perfect Corp bugün dünya çapında üstün bir başarı elde etmiş olsa da hiç kimse ve hiçbir şey şirketin karantina dönemindeki ani yükselişini öngöremezdi. “Özellikle sanal ürün provalarındaki yüzde 32’lik artışla, YouCam Makeup kullanıcılarında son iki aydır şaşırtıcı bir artış görüyoruz” diyor Gam ve ekliyor: “YouCam Beauty Advisor ise telefonda interaktif video üzerinden sanal güzellik danışmanlığı sağlayan bir hizmet. Bu kişisel hizmetimiz için aldığımız çağrılar yüzde 57 oranında arttı.” Görünüşe bakılırsa, müşteriler de şirketin dijitale öncelik veren bu yenilikçi yaklaşımından hayli memnun. “Marka ortaklarımız, sanal prova çözümleri sayesinde alışveriş oranında 2.5 kat yükselme, iadelerde ise yüzde sekiz oranında düşüş belirtti. Üstelik YouCam’ın yapay zeka tabanlı interaktif prova çözümleri sayesinde ziyaretçiler internet sitelerinde 4.3 kat daha fazla zaman geçiriyor.”

FİJİTAL ALANLAR

Sanal güzellik 2016 yılından bu yana Sephora’da tüketicinin parmak ucunda. Ancak bu teknoloji artık güzellik ürünlerinin keşfinde de büyük rol oynuyor. Örneğin; markanın Virtual Artist uygulaması, tüketicinin ürün hakkında “bana yakışır mı” şüphelerini yerle bir eden türden. Son derece gerçekçi ruj, far, allık ve kontür filtrelerini kullanıcının yüzüne uygulayabilen sistem, ürünün ton, doku ve bitişini net bir biçimde sergiliyor. Find Your Shade fondöten eşleştiricisi sayesinde kullandığınız fondöten bilgilerini girip, ona benzer, teninize uygun tonda farklı ürünler keşfetmeniz de mümkün.  

Mağazaların güvenlik önlemleri aldığı bugünlerde alışveriş, teknoloji ve temas unsurlarının bütünleştiği fiziksel-dijital, yani fijital (phygital) bir deneyime dönüştü. Sephora, geçtiğimiz Mayıs ayında hizmetlerini Zoom üzerinden sunduğu sanal kişisel güzellik danışmanlığıyla genişletti. Öte yandan, markanın yeni Scan-to-Interact özelliği olan telefon uygulaması, barkod okutarak ürünün özelliklerini öğrenmeyi ve kullanıcı oylarını görmeyi mümkün kılıyor. Bu sayede fiziksel temas olmaksızın kişisel tavsiyelere erişim kazanıyorsunuz. 

Yükselişe geçen tüm bu yeni dijital araçlar bir yana, güzellik evreninin temas ihtiyacına derman olabileceğine inanan firmalar da var. Örneğin, Hong Kong merkezli güzellik ambalajlama şirketi Meiyume, son birkaç aydır tüm enerjisini temas gerektirmeden denenebilen ürünler geliştirmeye harcıyor. Yalnızca hareket sensörleriyle çalışan güvenli ve hijyenik deneme ürünleri arasında akışkan cilt bakımı formülleri ve parfümler de var. Hâlâ gelişme aşamasında olsa da bu uygulama, mağazadaki deneme ürünlerinin ve dokunsal deneyimin kurtarıcısı olabilir.

GERÇEKLİĞİ KAYBETME

Müşterilerine bire bir sanal güzellik konsültasyonu sunan La Mer, Chanel ve Dior, sanal gerçekliğe bir tutam gerçeklik katmak isteyen diğer markalar arasında. Tıpkı mağazadaki reyonlarda olduğu gibi, güzellik uzmanları bakım ve güzellik ihtiyaçlarınızı sanal ortamda dinliyor; size özgü çözümler sunuyor; uygulama konusunda pratik ipuçları da veriyor. Güzellik için kişisel bir alışveriş uzmanıyla çalışmaya benzer bir deneyim bu. 

Mağazalardan evlerimize terfi olan bir başka araç, akıllı ayna. Tayvan asıllı HiMirror, ilk bakışta sıradan bir aynadan farksız görünen interaktif bir teknolojiye sahip. Yuvarlak ışığını açtığınızda etkinleşen ürün, ince çizgilerden kırışıklıklara, koyu halkalardan lekelere, doku kalitesinden gözeneklere cildin her özelliğini ölçüp kaydediyor. Cildinizdeki gelişimi ya da gelişim eksikliğini takip etmek için her gün yüzünüzü tarayıp analiz eden ürün, fotoğraflarınızı da muhafaza ettiğinden kullandığınız ürünlerin ve yaptırdığınız klinik tedavilerin gerçekten işe yarayıp yaramadığını net bir biçimde sergiliyor. Bunun yanı sıra, bünyesinde My Beauty Box adlı bir cilt bakımı yönetim sistemi de mevcut. Alışverişlerinizi, ürünlerin etkinliğini ve son kullanma tarihlerini takip eden bu sistem, cildinizin yapısına uygun kişiselleştirilmiş ürün tavsiyelerinde bulunacak kadar akıllı. 

Aynanın en önemli işlevi makyaj yaparken kullanılmasıdır, öyle değil mi? HiMirror bu konuda da yetenekli. Makyajınızı yapmadan önce artırılmış gerçeklik teknolojisiyle stilinizi ve kullanacağınız renkleri planlayabilen ürün, en doğru stili yakalamanız için LED ışığının rengini, gücünü ve parlaklığını gideceğiniz yerin atmosferine göre ayarlayabiliyor. Üstelik adım adım talimatlar için aynanın arayüzü ile YouTube’da makyaj videoları izleyebilir; zoom özelliğiyle yüzünüzün belirli kısımlarını yakından inceleyebilir; Spotify ve Instagram’ın yanı sıra taksi, yemek veya yeni bir nemlendirici siparişi için Amazon Alexa’ya bağlanabilirsiniz. Söz konusu aynalarsa, bundan daha iyisi düşünülemezdi herhalde. 

ETİKETLER: ESTETİK , TEKNOLOJİ , GÜZELLİK