Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


MAX&Co., tasarım dünyasının vizyoner isimlerini ağırladığı ünlü &Co.llaboration serisinde rotasını Los Angeles’a çeviriyor.
2026 İlkbahar/Yaz sezonu için gerçekleşen heyecan verici buluşmada MAX&Co., sürdürülebilir moda anlayışı ve dekonstrüktif tasarımıyla tanınan Sami Miró ile güçlerini birleştiriyor.
Becoming Undone adını taşıyan kapsül koleksiyon, günümüzün çok yönlü “Rönesans kadınına” bir saygı duruşu niteliğinde. Girişimci, entelektüel ve cesur kadın figüründen ilham alan koleksiyon, Sami Miró’nun kalıpları yıkan vizyonunu MAX&Co.’nun köklü İtalyan işçiliğiyle birleştiriyor. Koleksiyonda öne çıkan ham kenarlar, abartılı siluetler ve bilerek açıkta bırakılmış dikiş detayları, mükemmel olmayan güzelliğin bir manifestosu olarak öne çıkıyor.
İşte tasarımcı Sami Miró’nun gözünden bu özel koleksiyonun hikayesi:

Becoming Undone ismi, işbirliğinin kalbindeki o şiirsel ikilemi -oluşmanın ve çözülmenin o güçlü güzelliğini- çok iyi yansıtıyor. Bu isim, yaratıcı sürecin bir parçası olarak kusurları kucaklayan bir ifade biçimi. Aslında MAX&Co.’nun rafine İtalyan işçiliğiyle benim kuralları yıkan tavrımın birleştiği nokta burası. Becoming Undone; çok yönlülüğü, özgüveni ve kim olduğumuzun her yönünü korkusuzca sergileme özgürlüğünü simgeliyor.
Bu koleksiyon; cesur dişiliğin, bireyselliğin ve hem kıyafetlerin hem de onları taşıyan kadınların içindeki o ham güzelliğin bir kutlaması. Bir giysinin görünmeyen kısımları yani iç yapısı, teknik detayları ve o gizli işçiliği beni her zaman büyülemiştir. Bu kapsül koleksiyonda o katmanları dışa vurduk; tasarımların arkasındaki süreci kutlamak için ham kenarları ve açık dikişleri ön plana çıkardık. İlhamımızı ise günümüzün çok yönlü, zeki ve dirençli “Rönesans kadını”ndan aldık. Güçle yumuşaklığın iç içe geçtiği bir dönüşüm hikayesi bu.

Tam bir sinerji içindeydik. En başından beri bu ortaklığa inanılmaz bir açık fikirlilik ve saygıyla yaklaştılar. Sahip oldukları teknik miras, süreci bir üst seviyeye taşıdı. Birlikte ortak bir tasarım dili oluşturduk; eskizlerden kumaş seçimine kadar her şeyi yan yana geliştirdik. Kendi kendini yetiştirmiş, içgüdüsel çalışan bir tasarımcı olarak vizyonumun bu denli sahiplenilmesi benim için çok kıymetliydi. Beni İtalya’da bir aile gibi karşıladılar; bu deneyim hayatımı değiştirdi diyebilirim.
Özel bir an seçmek imkansız, her saniyesi çok etkileyiciydi. Arşivleri gezmekten o muhteşem yemeklere kadar her şey harikaydı. Ama beni en çok etkileyen ekibin sıcaklığı oldu. Uzun bir prova gününün ardından yerel lezzetler eşliğinde kahkahalarla geçen o akşam yemeğini hiç unutamıyorum. O gece işin ötesine geçip gerçek bir bağ kurduk; güvenin yaratıcılık için ne kadar elzem olduğunu bir kez daha anladım. Reggio Emilia’nın ruhunu orada hissettim.

Koleksiyon, her birimizin içinde yaşayan o modern kadından ilham alıyor: Girişimci, zeki, aktif, sosyal ve duruşu olan bir kadın. O, hem MAX&Co.’nun hem de benim DNA’mda olan merak ve cesaret ruhunu taşıyor.
Her parçaya ayrı bir tutkuyla bağlıyım ama mantomuz benim için çok özel. Zamansız, iddialı ve tüm koleksiyonun enerjisini üzerinde taşıyan bir parça. Koleksiyonun en sevdiğim yanı çok yönlülüğü; ister monokrom bir şıklık yakalayın ister deri ve takımları karıştırın, her şey zahmetsizce bir araya geliyor. Ofisten gece davetine, her ana uyum sağlayan bir seçki oldu.
LA’e taşınmak, yaratıcılık ve iş dünyası arasındaki bağa bakışımı tamamen değiştirdi. Modanın bu kadar baskın olmadığı bir yerden gelmiş biri olarak burada insanların stilime gösterdiği merak ve ilgi bana büyük bir öz güven verdi. LA bana sadece bir stil değil, içgüdülerime güvenme ve kendi yolumu inşa etme cesaretini de verdi.

Sami Miró Vintage’ın imza dekonstrüktif dokunuşları, bu koleksiyonda form ve kontrast oyunlarıyla buluşuyor. Giysinin yapısını gizlemek yerine açık dikişler ve ham bitişlerle onu bir sanat objesine dönüştürdük. Kadın formunu vurgulayan iddialı silüetler ve dramatik hatlarla, fonksiyonelliği feminenlikle harmanlayarak geleneksel tasarıma modern bir güç kattık.
İçgüdülerimin rehberliğinde bir vizyonu hayata geçirmek paha biçilemez. Hem stil sahibi hem de yüksek çevre bilincine sahip tasarımlar üretmek en büyük tutkum; çünkü benim için moda ve aktivizm birbirinden ayrılamaz. Sami Miró Vintage ile sürdürülebilirlik ve yüksek modanın sadece bir arada olabileceğini değil, aslında olması gerektiğini kanıtlıyoruz.