Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Sephora ve Serena Uziyel, Bodrum yazına stil ve güzellik katan bir işbirliğinde buluşuyor.
Moda ve güzelliğin hatırda kalan anlarından birine tanıklık ediyoruz bu yaz. Sephora, Bodrum’daki ilk mağazası için tasarımcı Serena Uziyel ile çok özel bir projeye imza atıyor.
Yalıkavak Marina’daki lokasyon markanın Türkiye’deki 45’inci mağazası olmakla beraber, Bodrum yazının ruhunu, resort stilini ve modern güzellik anlayışını bir araya getiren yeni nesil bir güzellik deneyimi. Sephora bu mağazada güzelliği daha sosyal, deneyim odaklı ve kişisel bir bakış açısıyla yeniden tanımlıyor. Sephora Türkiye Genel Müdürü Sinem Saraçer Turanlı, “Serena Uziyel ile gerçekleştirdiğimiz bu özel işbirliği Bodrum'un yaratıcı enerjisini ve yaz ruhunu yansıtan ilham verici bir buluşmayı temsil ediyor. Türkiye'deki 45. mağazamızı açarken müşterilerimize kişiselleştirilmiş bir güzellik deneyimi sunmaya devam ediyoruz” sözleriyle heyecanını dile getiriyor.

Söz konusu işbirliği kapsamında, açılışa paralel Serena Uziyel bu atmosferi bir koleksiyon parçası ile taçlandırıyor: Tasarımcı, Sephora’nın Bodrum mağazası için yalnızca 100 adetle sınırlı, özel bir çanta tasarlamış. Koleksiyonluk bu çanta 4 Haziran’da belirli bir tutarda alışveriş yapan ilk 100 Sephora müşterisine sunulacak. Tasarım modern resort tarzını, şık bir yaz stilini ve Serena Uziyel’in imzalaşmış sofistike detaylarını bir araya getiriyor. Plajda geçen saatlerden akşam yemeği davetlerine; şehirdeki günlük koşturmacalardan tatil gardırobuna çok yönlü kullanım hedefiyle de şekillenen çanta Bodrum yazına has, rafine tasarım detayları taşıyor. Uziyel tasarımını “günün farklı anlarına eşlik edebilecek, zamansız, enerjik ve fonksiyonel bir parça” olarak tanımlıyor.
Bu yaklaşım Serena Uziyel’in tasarım dünyasının da özünü oluşturuyor aslında. Tasarımcı estetik dilini ve tasarım çizgisini tarif ederken, miras kavramının kendisi için en biricik değer olduğundan bahsediyor. Uziyel’in estetik dili çağdaş lüksün bir parçası olmaya devam ederken aile mirası, kadın yaratıcılığı, zanaatkarlığı ve el işçiliği kültüründen ödün vermemeye odaklı. Markanın DNA’sında Mezopotamya’dan izler taşıyan geleneksel zanaat teknikleri, modern tasarım yaklaşımıyla harmanlanıyor. Metal ipliklerin zarif zincirlere dönüştüğü özel işçilik detayları ve rafya ile metalik ipliklerin ustalıkla işlenişi gibi ayrıntılara verilen önem bazen tek bir parçanın tamamlanması için onlarca saat emek vermeyi gerektiriyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinden yaklaşık iki yüz kadın Serena Uziyel bünyesinde örme, sarma, tığ işi, nakış gibi tekniklerin yaşatılmasına destek oluyor. Uziyel için geleneksel zanaatı yaşatmak yalnızca estetik bir yaklaşım değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü bir kadın mirasına duyulan bağlılığın bir yansıması. Ailedeki üretken, yaratıcı ve kendi yolunu açan kadın figürleri, markanın dünyasını bugün hâlâ şekillendiren ilham kaynakları arasında yer alıyor. Erken Cumhuriyet döneminde Beyoğlu’nda şapka atölyeleri açarak kendi yollarını çizen büyük halaları, Uziyel’in yaratıcı dünyasını şekillendiren ilham kaynaklarından biri. Onların üretim tutkusu ve bağımsız duruşundan kalan izler bugün hâlâ markanın ruhunda hissediliyor. Dönemin şapkalarına ait antik kalıplar ise bugün Serena Uziyel showroom’unda, köklü bir kadın mirasının zarif bir yansıması olarak yaşamaya devam ediyor.

Sephora işbirliğinin şık bir yanı olduğu gibi samimi bir tarafı da var. Tasarımcının da güzellik markasının da dünyaları yalnızca ürünler ya da tasarımlar üzerinden değil deneyim ve aidiyet duygusu üzerinden kuruluyor. Sephora’nın we belong to something beautiful mottosu, güzelliği kapsayıcı şekilde kutlamayı savunan bir anlayışı yansıtırken Serena Uziyel’in el işçiliğini merkeze alan tasarım dili bu anlayışa sıcak, karakterli ve geleneksel bir katman ekliyor. “Sephora ile işbirliğimiz Bodrum’un özgür atmosferini ve yazın doğal akışını modern bir tasarım diliyle yorumlamak için ilham verici bir süreç oluşturdu” diyor. “Sephora’nın yaratıcı ve kapsayıcı dünyasıyla bir araya gelmek benim için heyecan vericiydi.”
Bodrum mağazası bu yaklaşımın somut bir uzantısı. Sephora’nın yeni nesil mağaza konseptiyle tasarlanan alanda makyaj, cilt bakımı, saç bakımı ve parfüm kategorilerindeki prestijli markalar bir araya geliyor. Beauty Hub tarafında profesyonel makyaj hizmetleri sunuluyor; bir yandan ziyaretçiler merak ettikleri ürünleri deneyimleme fırsatı bulmuş oluyor. Beauty Scan teknolojisiyle kişiselleştirilmiş cilt analizleri yapılıyor. Teknoloji, alışveriş deneyiminin de bir parçası: Sephora’nın dijital ve omni-channel servisleri alışverişi daha hızlı ve konforlu kılıyor. Click & Collect hizmetiyle müşteriler online siparişlerini sıra beklemeden mağazadan teslim alabiliyor. Sephora+ uygulaması ve My Client sistemi daha kişisel ve bağlantılı bir müşteri deneyimi sunuyor. Sephora Collection’dan Rare Beauty’e; Charlotte Tilbury’den Gisou ve Kayali’ye; Benefit’ten Make Up Forever ve daha pek çoklarına uzanan marka seçkisi Bodrum yazını daha da güzelleştiriyor.
Mağazanın bir özelliği de Antalya mağazasından sonraki markanın Türkiye’deki ikinci plaj konseptli mağazası olması. Yani klasik mağaza deneyiminden farklı, daha resort odaklı bir güzellik dünyası yaratılmış: Güneş korumalarından bronzlaştırıcı stick’lere; tuzlu su sonrası bakım içeriklerinden yaz makyajının başrollerini oynayacak güzellik tasarımlarına, güneşe ve yaza dair her şey var. Sephora’nın yeni mağazasında güzellik deneyiminin özü yazın verdiği huzur, heyecan ve mutluluğa dayanıyor. Güneşin tende bıraktığı ışıltı; plaj çantasına atılmış hoş kokulu bakım ürünleri; saçlarda denizin dalgaları... Sephora ve Serena Uziyel’in sanatsal moda buluşması birlikte bu çağrışımlara dokunuyor. Kusursuz çabasından uzak, ama stil sahibi, doğal, özgür ve kapsayıcı bir yaz estetiği.