Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Gigi Hadid, Miu Miu 2027 İlkbahar/Yaz defilesinde yürüdükten sonra Paris sokaklarında tam bir Parisli gibi göründü.
Gigi Hadid, bu moda ayı boyunca yoğun bir tempoda defileden defileye koşuyor. New York’ta moda haftasına, Plaza Hotel’de gerçekleşen Tommy Hilfiger defilesinde yürüyerek başlayan model, Milano’da ise Vogue World: Milano şovunda (üstelik Valentino Couture giyerek) moda maratonuna devam etti. Dün ise Paris’te sezonun üçüncü büyük defilesinde karşımıza çıktı: Miu Miu 2027 İlkbahar/Yaz defilesinde spor sutyen ve mücevher işlemeli bir etekle yürüdü. Ancak dikkatlerimizi asıl çeken, defile sonrasındaki görünümü oldu.

Fotoğraf: Getty Images
Hadid’in bu görünümünü off-duty style olarak tanımlayabiliriz. Model, defilenin ardından tam anlamıyla klasik bir Fransız kadını görünümüyle ortaya çıktı. Beyaz gömlek, düz kesim jean ve Mary Jane babetlerden oluşan kombini, gerçek Paris stilinin tüm temel unsurlarını taşıyordu. Görünüm zamansız bir his yaratırken aynı zamanda son derece zahmetsiz bir şıklık sunuyordu. Kahverengi deri kemeri ve aynı tondaki çantası gibi aksesuarları sade ama özenli bir görünüm ortaya koyuyordu. Gömleğinin düğmelerini, altındaki sutyen üstünün hafifçe görüneceği kadar açık bırakması ise adeta pastanın üzerindeki krema gibiydi. Bu stil hilesi sadece birkaç dakika önce podyumda giydiği görünüme mükemmel bir göndermeydi.

Fotoğraf: Getty Images
Elbette Fransız kadın stilini Paris’te yorumlayan tek yıldız Hadid değil. Tate McRae şık siyah-beyaz görünümlere yönelirken, Celine Dion Fransız tasarımcıların imzasını taşıyan pek çok kombinle Paris sokaklarını kendi podyumuna dönüştürüyor. Bir de Rihanna var. O, Paris Moda Haftası’nı her zaman başlı başına bir stil gösterisine dönüştürmeyi başarıyor.
Ancak Gigi Hadid’in rahat ve havalı yaklaşımında daha sahici bir şey var. Sanki yataktan kalkıp mahallesindeki bir kafeye uğrasa, Parislilerin arasına hiç zorlanmadan karışabilecekmiş gibi. Un café, s’il vous plaît!


