12 Ağustos 2020

Tülin Şahin’in Hamilelik Dönemindeki Cilt Bakım Ritüeli

20-07/09/c_d_2517-1594284002.JPG

Yirmi yıllık modellik kariyerine sahip süpermodel Tülin Şahin, kısa ömürlü olarak bilinen bu mesleği istikrarlı bir şekilde sürdürüyor. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın dört bir yanında çalışan uluslararası model, bugüne dek Ralph Lauren, Tommy Hilfiger, Marc O’Polo, Esprit, C&A, Juicy Couture, Victoria’s Secret gibi markalarla global işbirliklerine imza attı. Ayrıca 2002’den bu yana sağlıklı beslenme, kişisel bakım, moda ve güzellik konularında kitaplar yazıyor, ürettiği içerikleri takipçileriyle içtenlikle paylaşıyor. Hamilelik döneminde Bio-Oil’in marka elçisi seçilen model, bu süreçteki yüz ve vücut bakım ritüellerini anlatıyor.

Bio-Oil ile yollarınız nasıl kesişti, kısaca anlatır mısınız? Sizi markanın yüzü olmaya sevk eden unsurlar nelerdi; #SöylemezsemÇatlarım kampanyası nasıl gündeme geldi?

Bio-Oil ile yollarımız hamileliğimde kesişti. Marka ile işbirliğimiz o zaman başladı ama ürünün hünerlerini önceden de biliyor ve kullanıyordum. Düzenli kullandığınız zaman cildiniz ışıl ışıl oluyor. Kullanmadığım, giymediğim, yemediğim, içmediğim hiçbir ürünü kolay kolay tavsiye etmem; yüzü, elçisi olmam. Ne mutlu ki şu ana kadar hep evimde olan, kullandığım ürünleri tanıttım. İşbirliği yaptığım markaların ürünlerini mutlaka kullanıyor ve biliyor olmam lazım. #SöylemezsemÇatlarım hashtag’i de çok tatlı :) Hamileliğimi sıfır çatlak ile atlattım. Bio-Oil’ı, sabah ve akşamları yüzüm dahil tüm vücuduma duşta bol bol sürdüm.

20-07/09/c_d_2698.JPG

Yaş veya beden gözetmeksizin, özellikle hamilelik döneminde herkesin ortak sorunu haline gelen çatlakları, doğru beslenme veya kilo kontrolü gibi yöntemlerle engellemek mümkün mü? Sağlığına özen gösteren, düzenli spor yapan, iyi beslenen bir model ve girişimci olarak, bu anlamda alabileceğimiz önlemler var mı sizce? 

Çatlama ergenlik döneminde derinin, kemiklerin ani büyümesini takip edememesinden; hamilelikteyse derinin her gün genişlemesinden ve esnemesinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla beslenme ve sporla çok da ilgisi yok. Spor yapabilirsiniz ama ürünle mutlaka desteklemek, önlemek ve sonrası için korumak gerekiyor. Ben on üç - on dört yaşlarındayken, hızlıca boy attığımda çatlaklarım oluşmuştu ve o yaşlarda çatlak nedir hiç bilmediğim için çok korkmuştum o beyaz çizgilerden. Hatta ilk gördüğümde çığlık atmıştım! :) On dokuz - yirmi yaşlarımda Türkiye’ye ilk defa geldiğimdeyse 30 kilo almıştım; o zaman da yine çatlaklar olmuştu. Kilo alıp verince çatlak oluştuğunu bilmiyordum ama şimdi çok iyi biliyorum. O zaman vücudumda çatlaklar oluşmuştu ama hamilelikte hiç çatlağım olmadı, Bio-Oil sayesinde kendimi çok iyi korudum. 

Karantina döneminde bakım ritüelinizi yeniden kurguladınız mı? Yeni edindiğiniz alışkanlıklar oldu mu?

Normalde evde çok vakit geçiren, evinin kıymetini bilen biriyim. Hamileliğim öncesine kadar sürekli iş seyahatlerinde olurdum ama o zamanlar bile işimi bitirip direkt eve dönerdim. İstanbul’da da aynı şekildeyim, işim yoksa günlerce evden çıkmayan biriyim. Hamilelik ve sonrası hep evdeydim, bu süreçte bebeğimizle evde kaliteli vakit geçirme konusunda doruk noktasına ulaştık diyebilirim :) Evde zaten her şeyi yaparım. Ütü, temizlik, çamaşır... O yüzden karantina sürecini çok yadırgamadım ve bana hiç farklı gelmedi. Dışarıda yapılmayan bakımları zaten doğal olarak evde yapıyordum. İşim gereği yüzüme çok fazla makyaj yapılıyor. Dolayısıyla bakım dolabımda çok fazla ürün bulunur. Çekim öncesi sabahları yaptığım ekspres bakımlar var. Örneğin; eğer sabahları gözlerim yorgun uyanıyorsam, önceden demlenmiş iki siyah çay poşetini gözlerimin altına koyarak soğumasını bekliyorum. Hem anında gözlerimin yorgunluğunu alıyor hem de soğuduktan sonra poşetleri tüm cildimde gezdirerek gözeneklerimin sıkılaşması için kullanıyorum. Bir başka ritüelim ise face roller’lar. Bio-Oil veya kullandığım yüz kremlerini sürüp yaklaşık üç - beş dakika roller ile cildime mesaj yapıyorum. Böylece cildimin kan akışını hızlandırarak bir nevi sabah jimnastiği yapmış oluyorum.

20-07/09/c_d_2832.JPG

Bio-Oil’ın en büyük artılarından biri sekiz hafta gibi kısa bir dönemde gözle görülür sonuçlar hedeflemesi. Bu süreçte çatlakların görünümünde ne tür bir iyileşmeden söz ediyoruz? Ürüne dair kişisel deneyimleriniz neler; Bio-Oil’ı ne zaman kullanmaya başladınız ve ne tür sonuçlar gözlemlediniz?

Evet, çok doğru. Sekiz hafta boyunca istikrarlı ve düzenli şekilde kullandığınız zaman sonuçları görüyorsunuz. Markanın bu yönde etkinliğini kanıtlayan klinik çalışmaları var, hem onları inceledim hem kendim deneyimledim.

Doğal güzellik ritüelleriyle ünlü biri olarak, Bio-Oil’ın bitki özlerinden ve yağlarından elde edilen formülü bu ürünü tercih etmenizde etkili oldu mu? Ürün formülündeki vitaminleri ve faydalarını nasıl özetlersiniz? Hamilelik dönemindeki kadınlara buradan seslenmenizi istesek, ürünün bu süreçte kullanım için güvenilirliğine dair neler söylersiniz?

Hamilelikte her şeyin doğal olması ekstra önem kazanıyor. Defalarca ödül almış bir üründen bahsediyoruz. Bio-Oil’in bitki özlü olması ve kokusunun da hiç rahatsız etmemesi, hatta dinlendirici etkiye sahip olması harika. Hamileliğim yaz aylarına denk geldiği için sabah ve akşam duş sonrasında kullanıyordum. Beni çok rahatlıyordu.

20-08/11/c_d_2620.JPG

Biraz da, Bio-Oil’ın alametifarikası olan özel içerikten söz edelim: PurCellin Oil adlı madde nedir? Bu içerik, formülün cilt tarafından emilimini nasıl etkiliyor?

PurCellin bir çeşit mineral yağ. Onun sayesinde ürünün içeriğinde bulunan tüm doğal yağlar hem vücutta hem yüzde daha kolay emiliyor. Cilde hapsettiği su sayesinde cildi derinlemesine nemlendirip esnekliğini artırıyor.

Yanılmıyorsak, Bio-Oil’ı çatlak tedavisinin yanı sıra nemlendirici ve leke giderici olarak da kullanıyorsunuz. Bu alanlarda elde ettiğiniz sonuçlardan bahseder misiniz? Bio-Oil her cilt türü için uygun mu?

Evet, her cilde uygun. Hamileliğim döneminde Bio-Oil’i yüzümde de kullandım. Leke oluşumunu önledi ve mevcut lekeleri de giderdi. Hatta saça ve saç diplerine de sürülebilir. Özellikle saç derisi ve saç dipleri kuruysa saçı beslemeye ve saçın uzamasına yardımcı oluyor. Bio-Oil’in yara izlerini bile iyileştirdiğine dair çalışmalar var, bu yönde kullananlar olduğunu da biliyorum. 

20-07/09/c_d_2776.JPG

Dünyanın dört bir yanında 190’dan fazla ödül alan Bio-Oil, bu yıl Tüketici İnovasyon Ürünü ödülünü de alarak cilt bakım yağları kategorisinde yılın seçilmiş ürünü ilan edildi. Başarısı tescillenmiş, etkisi kanıtlanmış bir ürünün yüzü olmak size neler hissettiriyor?

Böylesine sevilen, defalarca ödüller almış, tescillenmiş bir ürünün yüzü olmak elbette gurur verici.

#SöylemezsemÇatlarım kampanyasına dair bir soruyla bitirelim: Bize söylemezseniz çatlayacağınız güzellik tüyolarınız var mı? Örneğin, takipçilerinize tavsiye ettiğiniz doğal maske formüllerinden birini paylaşır mısınız bizimle?

Pirinç unu en sevdiğim doğal maskelerden. Hem cildi sıkılaştırıyor hem cildin rengini açıyor. Pirinç ununu alıp ister süt ister su ister zeytinyağıyla karıştırıp yüzünüze sürün. İşte bu kadar! :)

ETİKETLER: BİO OİL