10 Nisan 2015

Rihanna 70'lere Dönüyor

YAZI: SUZY MENKES

Rihanna'yı çimen yeşili kürkün içinde gördüğüm an derin bir nefes aldım. Tam da Paris'teki Yves Saint Laurent sergisinden çıkıyordum ve tasarımcının 1971'den çim yeşili kürkü, "Skandal" koleksiyonunun en önemli parçasıydı. Ve şimdi, çağımızın en havalı performans sanatçılarından biri Versace'den neredeyse aynı sayılabilecek kadar benzeyen kıyafeti giyiyor. 
 
Rihanna ,sahnede Versace'den yeşil bir kürk giyerek 1970'ler görünümü yaratmış. 
Fotoğraf:Getty 
 
Bir zamanlar hakkında "Moda zevkinin yanından bile geçmediği" denilen 1970'lerde ne var da şu anki moda stilinin atan kalbini oluşturuyor? Rihanna, belki de 70'ler stili avokado yeşili banyolara veya hardal rengi perdelere geri dönmemiş olabilir. Ama Milano'da Yaz 2015 sezonu koleksiyonlarında, kızıl süet ceket, püsküllü çanta, platform sandaletler ve o şık Boho tarzı şalların olmadığı neredeyse tek bir defile yoktu, tabii bunlar gerçek hippilerin alamayacağı kadar da pahalıydı. 
 
Willy Van Rooy'un giydiği YSL yeşil kürk mantonun posteri, Bahar-Yaz 1971 Couture koleksiyonu  
Fotoğraf: Hans Feurer / Elle / Scoop © Fondation Pierre Bergé - Yves Saint Laurent 
 
Pierre Bergé -Yves Saint Laurent Vakfı'nın YSL'nin 29 Ocak 1971'de sunduğu "Skandal" koleksiyonu üzerine düzenlediği sergide, 70'ler dönemine dair -neden gerçekleştiği hariç- her şeyi öğrendim. Gösterilen bir filmle, 1971'de görücüye çıktığında Yves Saint Laurent kıyafetlerine verilen tepkileri şaşkınlıkla izledim: ünlü smokin takımı, kristal sigaralarla bordo dudak süslemeleri işlenmiş o siyah mont... Sergiyi görünceye kadar, Fransızların YSL'e bölücü savaş yıllarını hatırlattığını düşündükleri için ne kadar büyük bir şok ve öfkeyle tepki verdiklerini bilmiyordum.  
 
Dudak motifli uzun gece montu. 
Fotoğraf: Sophie Carre© Fondation Pierre Bergé - Yves Saint Laurent 
 
Modanın tiril tiril hippi kıyafetleri sunduğu bir dönemde sert, erkeksi omuzlar gösteren Saint Laurent çizimleri ise sadece bir başlangıçtı. Kıyafetlerin birçoğu insanlar tarafından asil bulunsa da, medya o zamanlar tam tersini savunuyordu. 
 
1 Şubat 1971'de Paris Haber Ajansı "Nazi günlerinin acı bir hatırlatıcısı olarak, Fransız basını Yves'e saldırıyor." demişti çünkü 30 Ocak 1971'de International Herald Tribune "Saint Laurent, şimdi gerçekten iğrenç" diye bir başlık atmıştı. 
 
Moda editörü Alison Adburgham, defileyle ilgilli şöyle bir eleştiri yazısı yazmıştı: "Saint Laurent vaktimizi boşa harcadı. Koleksiyonu, kötü bir zevkin bizi çıkardığı berbat bir tura benziyordu... hiçbir şey o kitsch denemelerinden berbat olamaz. Omuzlar abartılmıştı, sıkıştırılmış apoletlerle daha da büyük hale getirilmişti... Bazen ceketler uzun pantolonlarla eşleştirilmişti. Smokinlerse kısa pantolonlarla, ve ceketlerin bazıları düğmeleri kapalı ve sütyensiz giyilmişti. Bazen de sanki çıplaklığı daha da önplana çıkarmak istermişçesine özensizce drapelendirilmiş şifondan küçücük bluzlar çıkıyordu ortaya."  
 
Şortla giyilmiş smokin takımı, sütyenin olması gerektiği yerden elmas zincirler geçiyor. 
Fotoğraf: Fondation Pierre Bergé 
 
Herhangi bir editörün bu kadar şokta olduğu başka bir moda eleştirisi hatırlamıyorum. Benim de hem hırçın yorumlara, hem de türban başörtülerini,  toprak rengi baskıları ve feminist meydan okumayı simgeleyen ceketlerde Y şeklini gösteren fotoğraflara karşı ilgim uyanmıştı.Yine o dönemden üç film aklımda kalmış. Bunlardan biri o döneme dair hazırlanmış Fransız bir TV haberi, diğeriyse bir Paris defilesinin Berlin gece kulübünden çıkmış gibi gözüken Alman versiyonu.   
 
Öğrenemediğim tek şey, 1971 koleksiyonunun ardında yatan sebepti. Saint Laurent'in partneri Pierre Bergé'in sergi açıklamasında iddia ettiği gibi bu fikri ona 40'lı yılların elbisesi içinde ve türbana dönüştürülmüş bir örtü takarak tasarımcının Couture stüdyosuna giden arkadaşı Paloma Picasso mu vermişti? 
 
Puantiyeli şifon bluzla giyilmiş gabardin bir pantolon takımı. 
Fotoğraf: © Fondation Pierre Bergé - Yves Saint Laurent 
 
Ama ben 2008'de, ölmeden önce, tasarımcıdan bambaşka bir hikaye duymuştum: Savaş yıllarında Kuzey Afrika'da annesinin, askerlerin toplandığı bir bara kumsal kenarından yürüyerek gittiği zamanlara dair çocukluk anılarından esinlenmişti. Küçük Yves de onun arkasından koşar, keskin omuzları olan puantiyeli elbisesinin eteğine tutunurmuş.   
 
Christian Dior gibi diğer birçok sanatçı da çocukluk anılarından, özellikle de annelerinin dolaplarından esinlenmiştir. Peki son zamanlardaki 70'ler ve 80'ler havasının sebebi de bu mu? Şimdiki kuşağın da kendi çocukluklarına dönmeleri mi?
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

 

ETİKETLER: YVES SAİNT LAURENT , SUZY MENKES , RİHANNA , 70'LER , 80'LER , SAİNT LAURENT , PİERRE BERGÉ , MODA , RİHANNABDAY