24 Aralık 2013

İki buçukluk bohem

YAZI: IŞIK CANSU CANAYAK

Başarılı iş kadını Esra Oflaz Güvenkaya’nın 2,5 yaşındaki kızı Almila’nın iki ana dili, dünyanın pek çok ülkesinde anıları ve tabii ki stil sahibi bir gardırobu var. O şimdiden bir bohem.

 
Röportaj Işık Cansu Canayak
 
Esra Oflaz Güvenkaya, MTV Türkiye, Eurosport TR ve Nickelodeon TR başta olmak üzere Sci-Tec TR, Sinema TV Grubu, BBC HD kanallarının lisans haklarına sahip MCD şirketinin kurucu ortağı ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı. Uzun bir titri, 22 senelik bir iş hayatı var. Ama bütün bunların önüne geçip onun dünyasını döndüren şey 2,5 yaşındaki kızı Almila Su. Anneliği meslek edinmiş Esra. Almila, yediklerinden stiline, konuştuğu yabancı dillerden seyahatlerine kadar her şeyin en ince detayına dek düşünüldüğü, ama esas amacın mutluluk olduğu bir evde büyüyor. Anne kız birbirine çok benziyorlar. Almila kısa, kıvırcık saçları ve koyu teniyle farklı bir kız çocuğu. Melez gibi. Zaten öğrencilik yıllarında Esra’ya da melezleri andırdığı için Beyaz Afrikalı derlermiş. Oflaz’a göre Almila ve o, iki Amazon kadını. Annelik ise hayatı baştan tanımlayan acayip bir duygu. Yaşamın doğurganlığını ifade ediyor. “Her çocuk dünyaya kendi karmasıyla geliyor. Biz anne baba olarak onun hayat yolunda geçici birer sığınağız.” Ama en önemli şey onun mutlu olması. “Karayip Adaları’na gittiğim zaman büyülenmiştim. Çocuklar devamlı dans edip gülüyorlardı. Bir yaşam tarzıydı mutluluk. Almila’nın böyle yetişmesini istiyorum. Doğduğundan beri, günün aydın olsun, hayatına neşe dolsun, diye ninniler söyledim ona. Günü kutladık, her gün birlikte dans ettik.”
 
Onun bir stili de var
 Çocuk modası çok sevimli bir şey. Oflaz’a göre zaten çocuk kıyafetlerii onlardan çok anneleri için. Oflaz, kızına balığı veren değil, onu tutmayı öğreten annelerden. “Bebekliğinden beri ona hangi renklerin birbirleriyle iyi gideceğini gösteriyorum. İnatçı da olsa dinliyor beni. ‘Anne bunlar uymuyor birbirine, istemiyorum’ diyor. Işıltılı bir elbise gördüğümüzde ‘Bu çok güzel, hadi hemen giyeyim’ diye seviniyor. Şimdiden o göze sahip.” Çoraplarını kendi seçiyor, üzerinde ayı resmi olanlara bayılıyor. Yeni şeylerden çok, giyilmiş ve genişlemiş şeyleri tercih ediyor. "Büyük bedeni olsa bizim de giyebileceğimiz türden şeyleri seçmeye çalışıyorum. Daha stil sahibi parçalar arıyorum. Zaten artık o da beni yönlendiriyor. Geçenlerde ona yeni elbiseler aldım. ‘Anne bunlar rahat değil, asla giymem’ dedi. Fikrinin değişmeyeceğini de bildiğim için gittim değiştirdim. Moschino’nun dümdüz, rahat elbiselerinden aldım. ‘Tamam şimdi oldu’ dedi.” Zaten Almila şimdiden bir bohem. Uzun elbiselerle botlar giymek istiyor. Jaws adını verdiği botundan vazgeçmiyor.
 
 
Almila’nın dolabı
Alışveriş konusunda bir marka takıntıları olmadığını söylüyor Oflaz. “Her yerden bir şeyler alabiliyoruz. Markalardan Baby Dior’u beğeniyorum. Monnalisa’yı da seviyoruz. Cannes’da çok sevdiğim küçük bir butik var. Londra’daki Harvey Nichols’ın çocuk departmanını seviyorum. İstanbul’da Kid’s Story hoşumuza gidiyor.” Almila bir dönem her elbisesine uygun bir saç bandı ya da şapka takıyormuş ama bu sıralar saç aksesuarlarının yanına bile yaklaşmıyor. "Çeşit çeşit çantaları var. Deri olanlara ‘süslü çanta’ diyor. Favori rengi pembe. Ayakkabı konusunda ise dertliyiz. Sevdiği birkaç botu dışında hiçbir şey giymiyor.”
 
 
İki Amazon kadını
Hamilelik süreci biraz sıkıntılı geçtiği için Oflaz yeniden hamile kalmak konusunda çekimser. Gökten kucağına bir bebek düşüverse harika olacak ama! “Almila da ben de iki Amazon kadınıyız. Savaşçı, güçlü. Bu yüzden zor bir hamilelik yaşadım. İkimiz de birbirimizi doğurduk aslında.”
 
Organik yaşam
Esra Oflaz’ın çocuğuna uyguladığı diyet çok konuşuldu, hatta eleştirildi. Zaten o da genetiği değiştirilmiş gıdalar konusunda anne olduktan sonra bir paranoya geliştirdiğini kabul ediyor. Tavukları çiftlikten alıyorlar, etleri başka bir yerden getirtiyorlar. Çiftlik değil, deniz balığı yiyorlar. “İlk 9 ay anne sütü verdim. Sonrasında pastorize şeyleri sevmediğim için süt yerine havuç, portakal ve elma suyu gibi onun eksikliğini telafi edebilecek besinlere yöneldim. Her türlü eti buharda pişiren bir aileyiz biz. O da öyle alıştı. Organik bir hayatı var. Çikolatayla yeni tanıştı, okulda gördüğü için. Şimdi az da olsa veriyorum. Diğer abur cuburları ben  hiç vermesem de babası arada rüşvet gibi veriyor!”
 
Şimdiden öğrenci
Almila şimdiden bir öğrenci. İngiliz anaokulu TEIS-The English International School of İstanbul’a gidiyor. Evde yalnız olacağına arkadaşlarıyla sosyalleşmesi fikri daha doğru gelmiş anne babaya. “Her sabah mutlulukla okula gidiyor. Daha sonra ben akşam 7 gibi gelene kadar dadısıyla oynuyor. Ardından o uyuyuncaya kadar beraber geçirdiğimiz, bize özel vaktimiz başlıyor. Akşamları ona en az iki hikaye okuyorum.” Hem fiziksel hem zihinsel olarak bu kadar yoğun olan çalışan bir anne için hayatında çocuğa kocaman bir yer açmak kolay olmasa gerek. “Doğduğundan beri hayatımın merkezinde Almila var. Ama 22 yaşından beri yoğun bir biçimde iş hayatında olduğum için zaman kontrolüm ve planlamam iyi. Araya sporu da seyahatleri de sıkıştırıyorum hatta.”
 
Sıradaki dil Çince
Almila Su, Türkçe ve İngilizceyi aynı derecede konuşuyor. İkisini de ana dili olarak öğreniyor. Dadısı da bu yüzden Amerikalı. Sırada ise Çince var. “Artık İngilizceyi bitiriyoruz, hedefimiz Çince. Çünkü Çin her anlamda yükselen bir ülke. Kızıma artı değer katabilecek bir dil.”
 
 
Seyahat sevgisi kanına girdi bile
O şanslı bir çocuk. Çoğu insanın bir ömre sığdıramadığı dünyanın neredeyse yarısını henüz 3 yaşına gelmeden gezmiş. İki aylıkken çıkmış ilk seyahatine. O zamandan beri uçağa bayılıyor. En son annesiyle, TV Festival zamanı Cannes’a gitmiş. “Ben toplantılara girerken o kumsala gidiyordu. Ailecek Tayland’a, Bangkog’a, Las Vegas, Los Angeles, New York’a bile gittik. Kanına girdi bir kere yeni yerler görme sevgisi.” Anne kız, pembe bavullarını çeke çeke yan yana yürüyorlarmış. “İki kıvırcık saçlı kız, bavullarımızı alıp gidiyoruz.” Oflaz, bundan önce çocuk seven bir kadın değilmiş. Çocuklu tatil köylerine gitmezmiş, oraları gürültülü bulurmuş. “Ama Almila’nın doğuşuyla bir uçtan öbür uca gittim, şimdi herkesin çocuğuna deliriyorum!” 
 
Vogue Kids Arşiv, 2011

 

ETİKETLER: ORGANİK , HARVEY NİCHOLS , ESRA OFLAZ GÜVENKAYA , KİD'S STORY , BABY DİOR , MONNALİSA , MCD , MTV TR , EUROSPORT TR , NİCKELODEON TR , SCİ-TEC TR , SİNEMA TV GRUBU , BBC HD , TEIS