02 Şubat 2015

Fashion Mix - Göç Oyunu

YAZI: SUZY MENKES

8 sene önce Paris'te göçmenliğe dair bir müze açıldığında kimse bugün göçmenlerle ilgili bu kadar konuşulacağını veya tartışılacağını düşünemezdi. Paris'te aşırı uç örgütlerin düzenlediği terörist saldırılardan kısa bir süre sonra Paris'in 12. bölgesindeki Porte Dorée'deki Göç Tarihi Müzesi'ni ziyaret ettim. Modanın, hassas Fransız kimliğiyle veya onun ekonomik, sosyal ve kültürel çeşitliliğiyle ne ilgisi vardı?
 
Balenciaga Haute Couture Bahar/Yaz 1962 Spassky Fischer 
Fotoğraf: Spassky Fischer 
 
Ancak "Fashion Mix" adlı sergisinde yürürken karşımdaki dünya haritasını görünce donakaldım. Üzerinde oklarla, Fransa dışından birçok tasarımcının nereden geldikleri gösteriliyordu. Cristobal Balenciaga, Elsa Schiaparelli ve Charles Frederick Worth gibi geçmişten bazı isimler olduğu gibi, Azzedine Alaïa'dan Alexander McQueen ve Junya Watanebe'ye kadar çağdaş isimler de vardı. 
 
Issey Miyake Bahar/Yaz 1994 Roger Viollet 
Fotoğraf: Roger Viollet 
 
Küratörlüğünü Palais Galliera'nın müdürü Olivier Saillard'ın yaptığı sergi, adına yaraşır bir şekilde 20'lerden bir Lucille elbisesiyle John Galliano veya Vivienne Westwood gibi isimlerin işlerini bir araya getiriyor. Detaylar, mektuplar, çizimler ve en bilinen tasarımcılarla ilgili detaylar öndeki mini kabinde sunulmuş. Sergi, modayı belgelemek konusunda çok başarılı olmuş.
 
Schiaparelli Haute Couture Sonbahar/Kış 1949 Roger Viollet 
Fotoğraf: Roger Viollet 
 
Oliver Saillard bu moda "göçmenlerini" geldikleri ülkelere göre ayırmış, Japonya veya Rusya gibi. Ancak ben bu gruplandırmalara karşı biraz önyargılıyım. Elbette ki, kendi ülkelerini terk ederek Paris'e yerleşen, kendi markalarını "Fransızlaştıran" tasarımcılarla ibir açıklık getirilmeliydi, örneğin Mısır markası "Jean Dessès" gibi, veya Paris'te defile yapan ama burada yaşamayan Comme des Garçons'tan Rei Kawakubo gibi. 
 
Schiaparelli Kış 1937-38 Spassky Fischer 
Fotoğraf: Spassky Fischer 
 
Aynı şekilde, Rusya kısmında 1920'lerde dikiş yeteneklerini kullanarak devrimden kaçan aristokratlar görülüyor. Paris'teki moda dünyasına dahil olmak için gelen tasarımcılar değildi onlar, gerçek göçmenlerdi.
 
Vivienne Westwood 1991 Roger Viollet 
Fotoğraf: Roger Viollet 
 
Ancak sergi, rahat ve ucuz uçuşların olmadığı eski zamanlarda seyahat etmenin ne kadar zor olduğunu anlamamıza yardımcı olan bazı hikayeleri de gözler önüne seriyor. Bir video röportajında Yohji Yamamoto Japonya'dan başlayıp Siberya yoluyla nasıl Finlandiya'ya, Danimarka'ya ve oradan da Paris'e ulaştığını anlatıyor ve "Evime geldiğimi hissetmiştim." diyor. 
 
Worth-Bobergh Haute Couture 1869 civarı, Roger Viollet 
Fotoğraf: Roger Viollet 
 
Moda severlerin sergide ilginç bulabilecekleri bir başka şey ise çağdaş tasarımcılardan Helmut Lang'in bile sergiye ve dolayısıyla, şimdiden, tarihe dahil edilmiş olması. Ve her ne kadar, Saillard o kışkırtıcı "göç" sözcüğünü kullanmaktan kaçınsa da biz verilmek istenen mesajı alıyoruz: Paris'in yüksek standartlı stili, safi Fransız öğelerden oluşmuyor. Ve hatta, bu sezonun yaz couture koleksiyonu kökenleri Fransa'dan olmayan birçok tasarımcının koleksiyonlarıyla doluydu. İşte kültürlerin birleşimiyle oluşan bu moda karışımlarına birkaç örnek: 
 
ULYANA SERGEENKO: AKLINDA GÜRCİSTAN
 
 
Ulyana Sergeenko'ya dair her şey sanki bir Rus masalından çıkmış gibi. Kostümleri ve folklör öğelerini birbirine karıştırarak ortaya ilgi çekici kıyafetler çıkarıyor. Bu sezon, ilham kaynağını eşinin Kafkas kökenli babasından aldığı Gürcistan ve Ermenistan'a odaklanmıştı. 
 
 
Bu tasarımcının yeteneği şekil olarak son derece sade, ancak süslemede şiirsel kıyafetler tasarlayarak hikayeler anlatmak. Pilelerle ve el dikişiyle oluşturulmuş elmas desenlerinin veya kalın çizgilerin üstündeki ince ve uzun çiçeklerin üzerinde elimi gezdiriyorum. Bazı parçaların üstünde Gürcistan kaligrafisi kullanılmıştı, ve Ulyana'nın koleksiyonunda kaybolmaya yüz tutmuş bazı teknikleri ve gelenekleri koruduğu hissediliyordu.  
 
 
Tavuk şeklindeki tüylü çantaları, Şapkacı Staphen Jones'la beraber oluşturdukları romantik şapkaları, bunun bir tarih dersi değil, estetik vizyon olduğunun göstergesiydi.
 
DICE KAYEK: OYUNCAK BEBEK EVİ
 
 
Londra'daki Victoria ve Albert Müzesi 2013 Jameel ödülünü, İslamik geleneklerden esinlenilmiş çağdaş tasarımlarından dolayı Paris'teki markaları "Dice Kayek"le bilinen Türk kardeşler Ece ve Ayşe Ege'ye verdi. 
 
 
Ancak, kardeşlerin yaz couture koleksiyonlarının İslami çini desenlerinden veya tartışmalı bir konu olan başörtüleriyle ilgili olduğunu düşünen yanılır. 
 
 
Dice Kayek'in ilham kaynağı oyuncak bebeklerdi, ama tatlı çocuksu bir havada değil, Hans Bellmer ve Louise Bourgeois tarzında sanatsal yaratımlar söz konusuydu. Sonuç olarak sanatta gördüğümüz türden fetişist bir oyuncak bebek fikrinden ziyade, geometrik desenlerde net bir vizyon ortaya çıkmış. 
 
 
Podyumda, vücudun kıvrımlarına göre şekillenen elbiseler gördük, flüt şeklinde elbise kolları, veya omuzlarda pelerin tarzı efektler de vardı. Bazı kıyafetlerde kırmızı ile mavinin ya da siyah ile beyazın canlı tonları yanyana grafik çizgiler halinde dizilmişti.
 
 
Defile programında bu şöyle açıklanıyordu: "Katmanlı ve çok renkli ipekten elbiseler." Bu açıklama, bir oyuncak bebeğin kıyafetlerini andırıyordu gerçekten de. Öte yandan, koleksiyon gerçek kadınlar için şık ve modern gözüküyordu. 
 
 
YIQING YIN: GERÇEKLİK TESTİ
 
 
4 yaşında ailesiyle beraber ülkesi Çin'den gelerek Fransa'da, en baştan öğrenmesi gereken bir kültürün içinde büyüyen Yiqing Yin'in mutasyon üzerine düşünmesi sürpriz olmamalı. 
 
 
Çok narin yapıları olan kumaşlarını sonradan başka şeylere dönüştürdüğü koleksiyonlarını daha önce de görmüştüm.
 
 
Ama bu sezon, tasarımcı kendi sözleriyle "kendi hayal dünyasını keşfederek bir adım ileri gitmiş."
 
 
Vücut şekillerine odaklanan ama her zaman göğüs kısmı ve kıyafetler arasında bir boşluk bırakan Yiqing Yin, kıvrımları ve şekilleri uyumla öne çıkararak hem Fransız eğitimini hem de Asya mirasını elden bırakmamış. 
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu
 
 

ETİKETLER: DİCE KAYEK , ULYANA SERGEENKO , YİQİNG YİN , MODA , DEFİLE , ÜNLÜ STİLİ , STAPHEN JONES , OLİVİER SAİLLARD , FASHİON MİX , SERGİ , AZZEDİNE ALAÏA , ALEXANDER MCQUEEN , JUNYA WATANEBE , PARİS