15 Haziran 2015

90'lar Filtresi

YAZI: SUZY MENKES

Marques/Almeida tatil giyimi koleksiyonu 
Fotoğraf: Marta Marques/Paulo Almeida/Rita Tavares 
 
Londra'nın Doğu Yakası'nın derinliklerinde, yıpranmış kotların arasından parlak Brezilya çiçekleri açıyor. 
"İhtişam, her zaman çekindiğimiz bir şey olmuştur. Biz daha çok realizmle ilgiliyiz," diyor Marta Marques, hem kendisinin hem de hayat ve iş partneri Paulo Almeida'nın adına konuşarak. 
 
Gençliğinde ne giydiği sorulduğunda, "Levi's ve Dr Martens'in üzerine büyük beden kazaklar," diyor Paulo. 
 
Ancak Londra'nın Central Saint Martins'inde eğitim görmüş Portekizli ikilinin bütün o yıpranmış köşeler ve açtıkları deliklerle yarattıkları grunge etkiyi tekrar düşünmek için bir sebepleri var.   Marques Almeida markası, Louis Vuitton'ın €300,000 değerinde Genç Tasarımcı Ödülü'nü kazandı. Dikiş işçilerinin ve kumaş deseni işleyenlerin harıl harıl çalıştığı Londra'daki iki odalı atölye birdenbire kıt kanaat geçinmekten kurtulup güzel bir geleceği garantilemiş oldu.  
 
Ama Marques Almeida çiftinin ayakları halâ yere sıkıca basıyor, tıpkı ortak kariyerlerinin başlangıcında bir külte dönüştürdükleri o "traktör" tipi kalın tabanlı sandaletleri gibi. 
 
Portekiz kanının bir karışımı ve Marta'nın kardeşi Sofia'nın yaşadığı Brezilya'ya doğru bir yönelim, Güney Amerika karışımı 90'lara özgü bir sıcaklık ve vizyon yaratıyor. 
 
Marta'nın doğduğu sanayi şehri Porto ve Paulo'nun doğduğu küçük kasaba Viseu'da, 90'ları dergilerden ve vintage kıyafetlerden öğrenmişler.  
 
Paulo birden ayağa fırlayarak, ilham panolarının yanındaki raftan bir dergi ve 2016 tatil koleksiyonu resimlerini çekip çıkarıyor.  Çıkardığı dergi 1993 yılına ait İ-D dergisi ve kapağında Corinne Day'in ünlü Kate Moss fotoğrafı var, sade, genç, makyajsız ancak yadsınamayacak şekilde seksi. Bu fotoğraf, süpermodel imajını ve 80'lerin aşırılığını bir vuruşta yok etmişti. 
 
 
Marques Almeida'nın kalbindeki "moda mankeni" başlangıçtan beri Sofia olmuş, genç yüzünün fotoğrafları ilham panosunu ve stüdyo duvarlarını doldurmuş.  
 
Marta, "O tam bir Marques Almeida kızı," diyor, "Her zaman pasaklı ve huysuz bir kızdı, modayı hiç takmazdı." Paulo, Sofia'nın fotoğraflarını çekmeye çalışırken sürekli mesajlaştığını ve hiç umursamadığını hatırlatıyor.  
 
Marques/Almeida tatil koleksiyonu 
Fotoğraf: Marta Marques/Paulo Almeida/Rita Tavares 
 
Fakat kardeşinin Brezilya'ya taşınmasıyla, ilk tatil koleksiyonu için taze fikirler kazanmışlar. 
 
"O, Rio de Janerio'ya taşınınca, bizim de aklımıza bitmemişlik hissi veren sıradan, tropik görüntüler geldi," diyor Marta.  
Koleksiyonda, bu fikir kendisini kenarlarda ve manşetlerde söküklerin olduğu kıvrımlı kotlarla; gevşek ipleri ve kesilmiş köşeleriyle bitmemişlik hissi veren elbiselerle; bir Fransız couture teksili tedarikçisinden alınmış paletlerle işlenmiş çiçekli elbiselerle yansıtıyor. 
Üzerine çılgınca boya fırçası desenleri işlenmiş bir kumaşı, stüdyoda yakından inceleme fırsatı buldum. Bir Rio sahilinde ikilinin tipik tarzı olan bir umursamazlık içinde fotoğraflanmış.  
 
Bütün kotlar Japonya'dan gelse de, Marques Almeida koleksiyonları Portekizde yapılıyor, bu da Marta'nın söylediği gibi "yüksek fiyatların müşteriler için bir anlam ifade etmesini" sağlıyor.  
 
LMVH ödülünü kazandıkları için ikisi de heyecanlı. Bu ödül, lüks şirketinin himayesinde 1 senelik geliştirme programına dahil olmayı kapsıyor.  
 
Amerika'da Opening Ceremony mağazasında, Londra'da Matches mağazasında, Güney Kore'de 4 katlı bir mağazada, Net-a-Porter'da online olarak koleksiyonlarını satışa rahatlıkla çıkarmış ikili şimdiden başarılı bir iş yaratma yolunda. 
 
Suzy, LMVH Genç Tasarımcı Ödülü'nü kazanan Marta Marques ve Paulo Almeida ile beraber, Marta'nın kardeşi Sofia'nın fotoğrafının önünde. 
Fotoğraf: Suzy Menkes / Instagram 
 
 
Londra'da Central Saint Martins'e ilk geldiklerinde beraberlerinde getirdikleri o masumiyet, geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz öğretmenleri Louise Wilson'a çok canlandırıcı gelmiş olmalı.  
 
Paulo, "Gençken yüksek fiyatlı, lüks modaya dair hiçbir fikrimiz yoktu," diyor. O zamanlar sahip oldukları tarzı, "kardeşlerimizin ve arkadaşlarımızın giydikleri şeyler" olarak tanımlıyor: kot,  baştan savma sweater'lar ve Levi's. (Büyük abisi, Levi's satın almak için yakındaki büyük kasabaya seyahat edermiş.) 
 
İkisi de Louise Wilson'dan onları yeteneklerinin sınırlarını zorlamaya iten kişi olarak anıyor. Bu sayede, grunge'ın çılgın bir lensten bakılmış bir karışımını yaratabilmişler. 
 
Marta, sadece Vuitton ödülüne finalist olarak kaldıkları için değil ama kendi moda kahramanları olan Marc Jacobs'la tanışma ve onunla grunge'ın doğum yeri olan Perry Ellis'te geçirdiği yılları konuşabilme fırsatını bulabildikleri için de duydukları şaşkınlık ve heyecanı anlattı.  
 
Yakın geçmişte Toronto'daki ucuzlukçu mağazaları gezip araştırma yapan Marta, "Bu, 90'lı yıllara romantik ve çekici hava katmak değil, ama onu belli bir süzgeçten geçirmek," diyor. 
 
"Nostaljik olmak değil amaç, o sözcüken nefret ederim. Bu bizim için yeni bir şey! O yüzden bize bu kadar garip geliyor bellki de."  
Portekiz'deki ailelerinin ve arkadaşlarının birdenbire yıldız olmalarına ne tepki verdiklerini soruyorum. 
 
"Paris'te ödülü aldığımızdan beri çok seyahat etmek zorunda kaldık," diyor ikili ama çok yakında memleketlerine kutlama için gideceklermiş.  
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

İlgili Başlıklar