27 Mayıs 2014

Masallar Yaratıyor

YAZI: IŞIK CANSU CANAYAK

Bettina Hakko, röportajdan birkaç gün sonra sabah beni aradı. “Bize nerelerden ilham alıyorsunuz diye sormuştunuz ya, dün gece işimle ilgili bir rüya gördüm, rüyalardan bile yola çıkabiliyoruz” diye anlattı heyecanlı bir sesle. Bettina Hakko ve Candan Kıramer, birbirleri için kız kardeşten bile yakınlar.  Tam 30 yıldır dostlar. 17 yıl Vakko’da mesai arkadaşı olduktan sonra 2006’da BC Atelier’yi kurmalarıyla sekiz yıldır da ortaklar. Saymamışlar ama bugüne dek yaklaşık 400 davet/düğün organize ettiklerini söylüyorlar. Dile kolay! Ve her birinde amaçları, öncekine göre fark yaratabilmek. Mesela, üstlendikleri son düğünde sahneyi yukarıdan aşağıya indirmişler. Şöyle: Salonun ortasında, tavana asılı halde, çiçekten dev bir kütle varmış. Gelinle damat gelince kütle aşağıya inmiş, nikah burada kıyılmış, sonra çiçek tekrar tavana yükselmiş. Bu fikri, ses ve ışık düzeni yapan bir şirketin düzenlediği sergide, ilk defa gördükleri bir üründen almışlar. Bettina Hakko, “Biz de tam bir görünüp bir kaybolacak bir sahne düzeni arıyorduk. Harika denk geldi” diyor. Kitaplardan, şarkılardan, filmlerden, dekorasyon trendlerinden, estetik olan her şeyden yola çıkıyorlar. Bu nedenledir ki, yaratıcılar. Bir Bar Mitzvah töreninde sahneye gömme bar yapmışlıkları, köprü ve davetlilerin üzerine basmaya çekineceği türden bir su efekti ve maskelerle Venedik’i düğün salonuna getirmişlikleri, Moulin Rouge ve Marie Antionette konseptli düğünler yaratmışlıkları, Paris’te bir Ortaçağ şatosunda 19 kişilik bir düğünde zamanda geriye gitmişlikleri, Maldivler’den Capri Adası’na, pek çok destinasyonda düğün düzenlemişlikleri var. 

İşleri öyle detaylı, estetik ve teknik ki; sabahtan akşama kadar kafalarını çalıştırmak ve durumun takipçisi olmak zorundalar. Aralarında belli bir işbölümü yok. Tüm süreçleri birlikte yönetiyorlar. BC Atelier, A’dan Z’ye bir servis sunuyor. Saç, makyaj, menü, otel, müzik, ses, çiçek, ışık, dekor ve diğer her şey. Kıramer, “Görevimiz düğündeki bütünlüğü sağlamak ve beş duyuya hitap edecek işler yapmak. Eğer istenirse gelinlik seçimine bile yardımcı olabiliyoruz” diyor. Bettina Hakko, son yıllarda en çok klasik, sade ve unutulmaz bir düğün istiyorum cümlesini duyduklarını söylüyor. Temalı düğünlerden klasik düğünlere geri dönüş olduğunu gözlemliyorlar. Bir de son yıllarda gençlerin, anne babalarının çocuğu olarak değil;  “bizim düğünümüz” diye gelmeleri hoşlarına gidiyor. Süreci şöyle anlatıyorlar: “Önce mekan belirleniyor. Ardından sizi tanımaya çalışarak, düğüne yaklaşık bir tarz belirleyip bütçe çıkarıyoruz. Dekor da aşağı yukarı anlaşılmış oluyor. Sonra, dekorla aynı temada olması gereken davetiye seçimi başlıyor. Farklı çizimler çıkarıyoruz. Dekorla ilgili yaptığımız çok detaylı taslak çizimde de hemfikirsek;  masa örtüleri, duvarlar, halılar, peçeteleri kapsayan çok detaylı bir kumaş seçimi başlıyor. Ardından sahneye çiçek çıkıyor. Sonunda, salonun dörtte birini kesit olarak alıp size bire bir sunum yapıyoruz.” BC Atelier, 14 kişilik bir ekip. Kafa kafaya veren yaratıcı takım ise dört kişi. Ama organizasyon sırasında akordeon gibi açılıp genişliyorlar. “Çözüm ortaklarımızla (ses-müzik firması, kaplamacılar, marangozlar, halıcılar, podyumcular ve ekipleri) 120 kişiyi bulduğumuz oluyor” diyor, Kıramer. Bu arada BC Atelier olarak, Beşiktaş Evlendirme Dairesi salonlarını da dekore edip yenilemişler. “Artık herkes orada evleniyor” diye müjdeliyorlar. 

BC Atelier tarafından organize edilmiş bir düğünü nereden mi tanırsınız? Hakko ve Kıramer, birlikte anlatıyor: “Mumlar, olmazsa olmazımız. Mumsuz düğün olmaz. Ama aynı anda hem mum, hem de çok güçlü aydınlatmalar kullanmayın. Birbirlerini öldürüyorlar. Aynayı çok severiz, mekanı çoğaltır. Çiçekte şakayık favorimiz ama gül ve orkide de hoşumuza gider. Kumaşta keten, kışın sandalye kaplamalarında kadife tercih ederiz. Duvarları kaplıyorsak pencere ve kapı yerleri bırakırız. Çok yüksek şamdanlar favorimiz olsa da onları öyle bir konumlandırmalısınız ki, masada oturanların birbirlerini görmesini engellemesinler. Tabakların altına mutlaka supla koyarız. Malzemelerde gümüşü tercih ederiz. Kristal de güzeldir. Çok özel ve gerekli olmadıkça kesinlikle sandalyeleri giydirmeyiz. O arkadan fiyonkları bizde göremezsiniz. Halı varsa, mutlaka iki renkli olur. Masada tek değil; en az iki veya üç model kullanırız. Kare, lounge, yuvarlak, vs gibi. Çok kalabalık düğünlerde mecburen sadece sandalye kullanmamız gerekir ama onun dışında mutlaka sedire yer veririz.” Şimdi sırada Venedik’te yapacakları bir düğün var. Haberlerini heyecanla bekliyoruz. Kıramer ve Hakko'nun organizasyonunu yaptığı Four Seasons Bosphorus'taki bir düğünün hazırlıklarına konuk olduk. 

 

 

 

 

 

İlgili Başlıklar