Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Cadılar Bayramı’nın kraliçesi Heidi Klum, bu yıl kendi elinin devasa bir replikasına dönüşerek şaşırttı.
Her yıl Cadılar Bayramı tutkunlarını bir sonraki kostüm sürprizi için merakta bırakan Heidi Klum, namıdiğer Cadılar Bayramı’nın tartışmasız kraliçesi, bu kez de beklentileri altüst etti. Geçmiş yıllarda E.T.’ye, bir tavus kuşuna, dev bir solucana ve hatta Shrek’in Fiona’sına dönüşen Klum, bu yıl New York’ta düzenlediği geleneksel Cadılar Bayramı partisinde bambaşka bir sürprize imza attı: Kendi elinin devasa bir kopyasına dönüştü. Klum, Vogue’a verdiği röportajda “Her zaman beklenmedik bir şey yapmayı seviyorum. Her yıl insanları şaşırtmak, daha önce ne benim ne de bir başkasının denediği bir kostümle karşılarına çıkmak istiyorum. Cadılar Bayramı yılın en sevdiğim zamanı çünkü kendimi tamamen dönüştürme ve bambaşka birine, hatta bambaşka bir şeye dönüşme fırsatı buluyorum” sözleriyle kostüm tercihinin ardındaki yaklaşımı anlattı.

Lou Samuel, Heidi Klum, Johan Samuel ve Leni Klum. Fotoğraf: Getty Images
Peki, Klum’un gerçeğe son derece yakın dev el kostümünün fikri nasıl ortaya çıktı? Alman süpermodel, bu yıl Cadılar Bayramı için son derece sıradan bir nesneyi alıp onu alışılmışın tamamen dışına taşımak istediğini söylüyor. Klum, “En ilginç fikirlerden bazıları, en sıradan şeylerden doğuyor. Her gün gördüğümüz, muhtemelen üzerine ikinci kez bile düşünmediğimiz kadar tanıdık bir şeyi alıp onu hayatın kendisinden daha büyük bir şeye dönüştürme fikrini seviyorum. Herkesin aşina olduğu bir şeyi bambaşka bir forma sokmanın hem eğlenceli hem de tuhaf olacağını düşündüm” diyor.
Ünlü model, bu fikri yaklaşık bir yıl önce, hatta 2025 Cadılar Bayramı partisinden önce geliştirmeye başlamış. Geçtiğimiz yıl Medusa kılığına giren Klum, “Bazen bir fikir aklıma çok erken geliyor, bazen de Cadılar Bayramı yaklaşana kadar ne yapacağıma karar vermiş olmuyorum. Kostüm tasarımcım Mike Marino’ya bu fikri anlatmaya çalıştığımı hatırlıyorum; o ise öncelikle Medusa kostümüne odaklanması gerektiğini söylemişti! Ancak fikir aklımın bir köşesinde kalmaya devam etti ve bu yıl onu hayata geçirmek istediğimi biliyordum” sözleriyle süreci anlatıyor.

Fotoğraf: Getty Images
Her zamanki gibi Klum, sıradışı vizyonunu gerçeğe dönüştürmek için birlikte çalıştığı özel efekt ekibine başvurdu. Yakın çalışma arkadaşı Mike Marino, ProRenFX ekibiyle birlikte kostümün tasarım ve üretim sürecini üstlendi. İlk adımda ilham kaynağı olarak Klum’un kendi elini mercek altına aldılar. Klum, “Mike’ın vücuduma ait tüm bu taramaları elinde bulunuyor. Böylece elimin birebir aynısını yaratabildi. Her şeyin olabildiğince gerçekçi görünmesini istedik; anatomik yapı, damarlar, kaslar ve bir eli gerçek gösteren tüm o küçük detaylar…” sözleriyle süreci anlatıyor.
Elbette kostümün üretiminde bazı teknik meselelerin de çözülmesi gerekiyordu. Bunların başında Klum’un dev bir el formundayken nasıl hareket edeceği ve yürüyebileceği geliyordu. Ünlü model, “Bu kostümlerin arkasında çok ciddi bir planlama, heykel modelleme, kalıplama ve mühendislik süreci var. El, istediğim görsel etkiyi yaratacak kadar büyük olmalıydı; ancak aynı zamanda giyebileceğim ve içinde rahatça hareket edebileceğim şekilde tasarlanması gerekiyordu” diyor.
Üretim sürecine Klum’a özgü kişisel detaylar da eklendi. Model, “Nişan yüzüğümü ve alyansımı, hatta parmağımdaki küçük dövmeyi bile yeniden yarattık. Hiçbir ayrıntı gözden kaçırılmadı! Mike’ın çoğu insanın ilk bakışta fark etmeyeceği detaylara bile dikkat etmesini seviyorum. Bu kostümleri özel kılan da tam olarak bu ayrıntılar. Karşınızda herhangi bir dev el yok; bu, benim dev elim!” sözleriyle tasarımın inceliklerine dikkat çekiyor.
Klum, son kostümünü bu akşam Manhattan'daki Cathédrale restoranında düzenlenen geleneksel Heidiween partisinde ilk kez görücüye çıkardı. Üstelik bu yıl, yıldızlarla dolu Cadılar Bayramı partisinin 25. yıl dönümü olması nedeniyle kendisi için ayrı bir anlam taşıyor. Klum, “Bu yıl benim için özellikle heyecan verici çünkü Cadılar Bayramı partimin 25. yıl dönümü. İnanabiliyor musunuz? Tam 25 yıl boyunca Cadılar Bayramı kostümleri, inanılmaz dönüşümler ve sayısız unutulmaz an! Partinin yıllar içinde ne kadar büyüdüğünü düşünmek gerçekten inanılmaz” diyor. Her yıl ev sahipliği yaptığı bu partinin en sevdiği yanıysa konuklarına yaratıcılıklarını özgürce ortaya koyabilecekleri bir alan sunmak. Klum, “Partinin herkesin yaratıcı olabildiği, bir geceliğine bambaşka birine ya da bambaşka bir şeye dönüşebildiği bir yer olmasını istiyorum. Herkesin nasıl fikirler ortaya koyduğunu görmek çok hoşuma gidiyor. En sevdiğim şey ise kimsenin kendini sınırlamaması!” sözleriyle partiye bakışını anlatıyor.
Peki, Heidi Klum gibi iddialı bir kostümle gecenin yıldızı olan biri Cadılar Bayramı'nı nasıl sonlandırıyor? Görünüşe bakılırsa saatler süren bir kostümden çıkma maratonuyla! Klum, “Gecenin sonunda genellikle kostümümden bir an önce kurtulmak istiyorum. Bu dönüşümlerin bazıları hazırlanırken saatlerimi alıyor; kostümden çıkmak da başlı başına bir maceraya dönüşebiliyor” diyor. Üstelik Klum için Cadılar Bayramı, 31 Ekim gecesiyle sona ermiyor. Ertesi sabah çoktan gelecek yılın kostümünü düşünmeye başlıyor. “1 Kasım, gelecek yıl için fikir üretmeye başladığım gün. Sürekli yeni fikirler biriktiriyorum. Yani Cadılar Bayramı bitmiş olsa bile zihnim çoktan bir sonraki dönüşümüm üzerinde çalışmaya başlıyor” diyor. Biz de bu bitmek bilmeyen yaratıcılığına bayılıyoruz!