13 Temmuz 2018

Masajla Forma Girmek Mümkün mü?

YAZI: MARİSA MELTZER

Romee Strijd 

Fotoğraf: @romeestrijd

"Bakın bacaklarınız nasıl değişti" diyen İrani Domino’nun sesinde gurur var. Domino’nun Manhattan’daki küçük atölyesindeyim. En yüksek düzeyde terleme için gözenekleri açmak amacıyla ev yapımı magnezyum temizlik maskesi uygulanan, ardından kızılötesi sauna battaniyesine sarılan ve son olarak yarım saat boyunca elle yoğrulan sol uyluğuma bakıyorum. Sanki koşudan henüz gelmişim gibi taze. Kasıklarımdaki lenf bezlerine doğru birkaç uzun darbe daha vuran Brezilya asıllı estetikçi, hedefe biraz daha yaklaşmamı sağlıyor. Amacım masaj yoluyla daha sıkı bir bedene kavuşmak.

Sıvı kaybı ve stres gibi sıradan şeylerin yol açtığı durum, ağrılara, yetersiz kan dolaşımına, şişkinliğe ve selülite yol açıyor

Güney Amerika’da ve Avrupa’nın bazı yerlerinde oldukça yaygınlaşan bu uygulama, zorlu spinning derslerinden dansa, kardiyo fenomeninden şafak vakti yoga partilerine kadar her şeyden biraz denemiş biri için gerçekleşmesi zor bir rüya. Bedende lenf drenajı sağlayan fasya (vücudun en derin yapılarına kadar ulaşan fibröz bağ dokusu) masajı, kol ve bacakları, spor salonunda saatler geçirmeden ince, dinamik ve selülitten uzak tutmanın yolu olarak görülüyor. Fitness zincirlerini popüler yapan kardiyo tutkusu ve “kaslarda yanmayı hisset” tarzı düşünce yapısı, yüzlerce yıllık incelme tekniği fasyal masajın ABD’de yaygınlaşmasını yavaşlatıyor. Ancak bedenimize en iyi şekilde bakma ve sonuç alma konusunda daha ince yaklaşımların hayatımıza girdiği bu günlerde durum değişiyor. Zira beslenme alışkanlığı ve yeni egzersiz tekniklerinin fiziksel açıdan fit kalmak üzerindeki etkileri gün gibi ortada olduğundan, artık yalnız kalp atış hızı ölçümleriyle yetinilmiyor. Yenilikleri yakından izleyen bir grup model ve ünlünün, derine inen teknikleriyle bedeninizde bir yandan morluklara yol açarken diğer yandan onu heykeltıraş gibi biçimlendiren terapist isimlerini birbirlerine tavsiye etmesi boşuna değil. Domino’nun atölyesinden topallayarak çıktığım sırada, alabildiğine fit vücuduyla Amerikalı model ve oyuncu Padma Lakshmi içeri giriyor.

Bu tür bir acıya dayanmanın çekiciliği, bir yönüyle özenme (Michelle Obama’nın kol sıkılığını edinmek için tek yapmanız gereken şey masaj masasında uzanmak!), bir yönüyle de biyolojik. Model Langley Fox’ın düzenli olarak beden ve yüz biçimlendirme seanslarına gittiği Los Angeles’daki Ricari Studios’un sahibi ve lenf-detoks uzmanı Anna Zahn, “Hücreler, faaliyet gösteren ve lenf adı verilen atıklar üreten küçük birer fabrika” diye açıklıyor. “Lenf, bedenin bağ dokusu fasya ile deri arasında yaşıyor ve fasya büzüldüğü ya da kötü stimüle olduğu zaman sıkışıyor.” Sıvı kaybı ve stres gibi sıradan şeylerin yol açtığı bu durum, ağrılara, yetersiz kan dolaşımına, şişkinliğe ve selülite yol açıyor. Fasyayı masaj yoluyla (ya da aslen yanıklarda ve ödemde kullanılmak amacıyla Fransa’da tasarlanıp FDA onayı alan Endermologie Cellu M6 Integral 2 makinesiyle) gevşetmenin, kol ve bacakları biçimlendirmek yanında enflamasyonu da azalttığına inanılıyor.

Peki lenf ya da fasya masajı, daha çok ve daha sık hareket etmenin yerini alabilir mi?

Minimum eforla sıkılık vaadi, evde de kullanılabilen ve işkence aletlerini andıran bakım aletleri çılgınlığını başlatmış durumda. Antrenör Ashley Black’in kol ve bacaklar üzerinde gezdirilen dikenli sopası FasciaBlaster ve Japon üretimi titreşimli Sun Ancon Chi makinesi bunlardan. Ancak her ikisi de, Martine de Richeville’in Remodelage tekniğinin dengi değil. Müdavimlerine servis vermek için son beş yıldır Paris-Manhattan arasında mekik dokuyan De Richeville, deriyi sündürüp çimdikleyen bir masaj uyguluyor. Hem de 60 dakika hiç durmadan. De Richeville, bu masajın düzenli ve sık yapıldığı takdirde bel bölgesini incelttiğini öne sürüyor. “Tıkanıklıklardan kurtulmak için haftada iki kez, sonra da genel etkisini artırmak için ayda iki kez ya da birkaç haftada bir gelmek lazım. Ama insanlar bağımlısı oluyor.” Uzun süreli müşterileri arasında Sofia Coppola da var. “Kendilerini daha iyi hissediyorlar, daha rahat hareket ediyorlar, böyle olunca da mümkün olduğunca çok gelmeye çalışıyorlar.”

Peki lenf ya da fasya masajı, daha çok ve daha sık hareket etmenin yerini alabilir mi? Kuzey Amerika Lenfoloji Derneği (LANA) yönetim kurulu üyelerinden masaj terapisti ve lisanslı fizyoterapist Adie MacKenzie, “Her iki terapinin de fit ve sağlıklı kişilere ve ameliyat geçirenlerin nekahet döneminde büyük faydası olabiliyor” diyor. MacKenzie, lenf masajlarına muhtemel sıkılaştırıcı etkisi dışında yüz gerdirme, meme rekonstrüksiyonu ve liposuction gibi kozmetik müdahalelerin ve ortopedik ameliyatların ardında  da sık başvurulduğunu söylüyor ve tehlikenin altını çiziyor: “Yönteme büyük ilgi olması nedeniyle, yeterli tanı ve eğitim olmadan ciddi lenf sorunlarına çözüm vaat edenler türüyor. Eğitimli birinden hizmet almak için en güvenli yol, sertifikalı bir lenf ödemi terapistine başvurmak.” Lenf ya da fasya masajına dair bir diğer mesele, istemeden de olsa hareketsiz bir yaşam biçimini teşvik ediyor oluşu. New York, Los Angeles ve San Francisco’da şubeleri olan Parsley Health Kliniği’nin kurucu başkanı doktor Robin Berzin, “Masaj egzersizin yerine geçmez” diyor. “Şişkinliği ve ödemi geçirmeye çalışıyorsanız faydası var ancak lenfi hareket ederek, koşarak, zıplayarak, esneyerek stimüle etmeniz gerekiyor.” De Richeville de tedavinin yanı sıra yürüyüş tavsiye ediyor.

ETİKETLER: GÜZELLİK , WELLNESS , MASAJ , FİTNESS