Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Ferah havanın ve beyaz karların keyfini çıkarırken cilt konforundan ödün vermemek için uygulayabileceğiniz bakım adımlarını anlatıyoruz.
Kayak tatilinde cilt bakımı, “kış aylarında cilt bakımı” başlığının ötesinde bir anlam taşıyor. Çünkü mevsimin iklimi, diğer coğrafi koşullarda ya da şehir hayatında olduğundan daha sert etkilere sahip. Kayak yaptığınız bölgelerde cilt, adeta birkaç farklı cephede savaşmak zorunda kalıyor. Yüksek rakımda UV ışınları daha keskin, karla kaplı yüzeyler ışığı ayna gibi geri yansıtıyor. Dolayısıyla güneşin yakıcı etkisi katlanıyor. Soğuk ve rüzgar, cildin su tutma kapasitesini düşürüyor. Kapalı mekanlar ile açık hava arasında bir içeri bir dışarı yaparken yaşanan sıcaklık ve nem dengesizliği, bu tabloyu daha da zorlaştırıyor. Üstüne bir de cildin gün boyu maske, gözlük ve kask ile temas ederken sürtünme yaşaması ekleniyor. Sonuç; daha hızlı kuruyan, daha çabuk kızaran, daha kolay hassaslaşan ve irite olan bir cilt.
Stres atmak ve şehir hayatından kaçmak için çıktığınız kayak tatili, cildinize zorlu anlar yaşatmamalı. Ferah havanın ve bembeyaz karların tadını çıkarırken cildin konforundan ödün vermemek için nelere dikkat etmeli, bu yazıda anlatıyoruz.
Soğuk hava güneşi görünmez kılmıyor, tam tersine karın yansıtıcı işlevi gören yüzeyi UV maruziyetini artırıyor. Bu yüzden geniş spektrumlu, yüksek SPF’li bir koruma, kayak tatilinin temel adımı. Ürünü tabii ki sadece sabah uygulamak yeterli değil; uzun süre açık havada kalındığı için gün içinde tazelemeyi de atlamamak gerekiyor. Bu noktada stick güneş koruyucular oldukça yardımcı. Cebinizden çıkarıp aynaya ihtiyaç duymadan burun üstüne, elmacık kemiklerine ve dudak çevresine uygulanabildiğiniz ürünler kayak tatilinde kurtarıcı görevi yapıyor.
Kayakta cildin asıl ihtiyacı, dayanıklılık. Seramid, yağ asidi ve skualan gibi bariyer destekleri cildin nem tutma kapasitesini koruyor ve rüzgar kaynaklı hassasiyeti azaltıyor. Bu dönemde hafif formül kaygısını bir kenara bırakmak gerekli. Cilt tipinize göre orta–yoğun krem formülleri tercih etmek daha etkili sonuçlar veriyor. Özellikle sabahları kremi aceleyle sürmek yerine, birkaç saniye cilde tampon hareketlerle yedirmek ürünün performansını artırıyor. Sonraki adımda nemlendiricinin üstüne kullanılan bir bakım yağı ise, nemi tam anlamıyla içeri hapsediyor.
AHA, BHA, retinoid ve yüksek yüzdeli C vitaminleri normal şartlarda etkilidir ama kayak koşullarında riskli. Soğuk hava, rüzgâr ve UV birleştiğinde bu içerikler kızarıklık ve yanma hissini tetikleyebiliyor. Dolayısıyla tatil süresince bu ürünleri tamamen rafa kaldırmak en güvenlisi.
Soğuk havada cilt zaten gün boyu nem kaybederken, sert temizleyiciler bu etkiyi hızlandırıyor. Az köpüren, pH dengeli ve cildi germeyen ürünler bu ortamda daha uyumlu çalışıyor. Sabahları yüzü yalnızca suyla yıkamak veya çok hafif bir temizleyici kullanmak çoğu cilt için yeterli oluyor. Akşamları ise güneş koruyucuyu nazikçe arındırmak önemli. Yani o çok sevdiğimiz temizlik hissi uğruna cildi kurutan ve cilt bariyerini zayıflatan ürünlerden kaçınmak gerekiyor.
Dudaklar ve eller, soğuk ve rüzgarı ilk karşılayan bölgeler. Bu yüzden çatlak oluşmasını beklemeden, önleyici şekilde bakım yapmak fark yaratıyor. Balm ve el kremi bu tatilde tek seferlik ürünler değil, gün içinde defalarca kullanılan destekler. Kayak montunun cebinde küçük bir dudak balmı, çantada yoğun bir el kremi bulundurmanız önemli. Gece yatmadan önce bu ürünleri biraz daha kalın bir tabaka hâlinde uygulamak, sabaha çok daha konforlu bir hisle uyanmanızı sağlıyor.
Gün boyunca rüzgar, güneş ve soğukla mücadele eden cilt, akşamları sakinleşmeye ihtiyaç duyuyor. Temizlikten sonra kızarıklığı ve gerginliği yatıştıran bir serum-esans ve ardından bariyeri destekleyen daha besleyici bir krem, bu rutinin omurgasını oluşturuyor. Özellikle cildin gergin olduğu hissediliyorsa, birkaç akşam nem maskesi eklemek de cilt konforunu ciddi şekilde artırıyor.

Fotoğraf: @hannaschonberg
Tüm bu detayları anlattıktan sonra 'sabah ve akşam kayak bakım rutininiz nasıl olmalı'yı da anlatalım.
Sabah, cildi yormayan bir temizlikle rutininize başlayabilirsiniz. Çok kuru bir ciltte yalnızca suyla arındırma bile yeterli bir zemin hazırlarken, karma-yağlı ciltler içinse dengeli pH'lı bir ürün kullanılabilir. Ardından nemi hızlıca yerine koyan ve panthenol ya da hiyalüronik asit gibi içeriklerle konforu artıran bir serumla cildi dolgunlaştırıp güne hazırlayabilirsiniz. Bu nemi, seramid veya yağ bazlı destekleri olan bir kremle cilde kilitleyebilirsiniz. Son adım, geniş spektrumlu yüksek bir koruma. Koruyucuyu yüze, göz çevresine, dudaklara, boyna, ellere ve bir de kulaklara uygulayın. Dudak balmı, el kremi ve yanınıza alacağınız stick koruyucu da bu rutinin bir parçası.
Akşam, gün boyu kullanılan güneş koruyucu ve biriken kir temizlenmeli, ama cildi hırpalayan ve gerginlik yaratan ürünlerden uzak kalmak şartıyla. Bu yüzden ilk adım olarak yağ bazlı bir temizleyici kullanabilirsiniz. Temiz cildin üstüne yatıştırıcı bir adım geliyor; centella, panthenol, aloe vera veya düşük oranlı niyasinamid içeren bir serumla kızarıklık ve hassasiyet hissini yatıştırabilirsiniz. Ardından daha onarıcı bir kremle cilt bariyerini destekleyebilirsiniz. Gece boyunca nemi tutan, cildi rahatlatan dokular burada avantaj sağlıyor. Eğer cilt belirgin şekilde geriliyor ya da pul pul görünüyorsa, hemen nem maskeleriyle günü kurtarabilirsiniz. Uyku öncesinde dudak ve el bakımını daha yoğun bir katmanla uygulayarak gece bakım rutininize son noktayı koyabilirsiniz.
Kuru cildi rahatlatan en iyi nem maskelerini keşfetmek için tıklayın.


