18 Aralık 2020

Deneyim: Multivitamin Bakımıyla Zinde Bir Cilt

YAZI: ZEYNEP AKDOĞAN

Dorothea McGowan in Emme, Vogue, 1961Dorothea McGowan in Emme, Vogue, 1961

Kötü sürprizlerle dolu hayli zor bir yılı geride bırakırken beni iyi hissettirecek özbakım ritüellerine her zamankinden daha çok ihtiyacım var. Yeni bir yıl, yenilenmek demek değil mi zaten? Türlü olumsuzlukların yanı sıra evdeki yoğun çalışma temposuyla da cildimde yer eden yorgunluktan kurtulmamı sağlayacak doğal bir cilt bakımı, bu yenilenmenin önemli yapı taşlarından.

Hedef: Eksikleri yerine koymak

2021’i zinde bir ciltle karşılamak üzere Etiler’de konumlanan Avşar Klinik’in kapısını çalıyorum. Kliniğin ortaklarından Op. Dr. Dilek Avşar, kısa bir konsültasyon ile cildimi inceleyip, ihtiyaçlarını belirledikten sonra doğal bir cilt bakımı serisinden söz ediyor: “Cildin ihtiyacı olan içeriklerden oluşuyor. Amino asit, mineral, peptid ve çeşitli vitaminlerle tasarladığımız bu özel karışımı cilt altına enjekte ediyoruz. Amaç, hem cilt altı destek dokularını artırarak doku kayıplarını telafi etmek hem de cilde nem aşılayarak daha genç, taze ve pürüzsüz bir görünüm kazandırmak.” Uygulamanın, eksik olanı doğal içeriklerle telafi etmesi ve altı ay boyunca etkili olması, beni cezbeden detaylardan. Malum pandemi dönemi; tek seferde sonuç verecek, sık rötuş ve çoklu seans gerektirmeyecek uygulamalar tercih ediyorum. 

Nasıl uygulanıyor?

İlk etapta, cildime uygulamanın konforunu artıran topikal bir krem sürülüyor. Krem etkisini gösterdikten, yani yüzüm hafifçe uyuştuktan sonra Dr. Avşar, doku kaybı saptadığı, görünümümde yorgun bir ifade yaratan nasolabial bölgeye; yani burun-dudak arasındaki gülme çizgisi ve ağız kenarı gibi stratejik noktalara bir şırınga yardımıyla enjekte ediyor multivitamin karışımını. Bu, Avşar’ı ilk ziyaretim değil; dolayısıyla elinin ne kadar hafif olduğunu biliyorum. Ancak yine de belirtmemde fayda var: Doku altına giren iğneyi ve enjekte edilen multivitaminin hafif yakıcı etkisini hissetmeniz olası. Öte yandan uygulama, kıdemli operatör doktorun seri hareketleriyle yalnızca dört beş dakika sürdüğünden acı unsuru dayanılmaz değil, minimum seviyede. Bir ila on arasında bir not vermek gerekirse, üç diyebilirim. Üstelik karışımı alt dokuya yaymak üzere yapılan minik masajlar da konforu artırmakta etkili.

Enjeksiyondan sonra lenf drenajını harekete geçirmek ve multivitaminin eşit dağılmasını sağlamak için su püskürtücü bir sistemle cildimi yıkıyor Avşar. Ardından, cildi ölü hücrelerden arındıran, invazif olmayan ND yağ lazer cihazıyla yüzümün tamamının üzerinden geçiyor ve uygulamayı organik içeriklerle hazırlanmış yatıştırıcı, sakinleştirici ve ferahlatıcı bir maskeyle sonlandırıyor. Bir cilt bakımından öte bütünsel olarak rahatlatan, toplamda kırk beş dakika süren bir deneyim bu. Zira bakım tamamlandıktan sonra meditatif tınılar eşliğinde vücuda jet masajı yapan su yatağına uzanıyorum. Yüzümde, kolajen uyarıcı UV ışınıyla yarı-uyku moduna geçiyor; hem cildimin rahatladığını hem de vücudumun gevşediğini hissediyorum. 

Günlük hayata kesintisiz devam

Klinikten çıkarken aynaya bakıyorum da, hafif bir kızarıklık dışında günlük hayatımın akışını etkileyecek herhangi bir morarma veya izden eser yok yüzümde. (Avşar’ın eli hafif, söylemiş miydim?) Kan dolaşımının arttığına işaret eden sıcaklık hissinin yanı sıra yalnızca yüzüme dokunduğumda hissedebildiğim genel bir hassasiyet var. Hani kolunuzu bir yere çarparsınız ve morarmasa da temas anında hassasiyetini fark edersiniz ya, o türden bir his. Bakımdan birkaç saat sonra cildimde gördüğüm değişimse, o gün görüştüğüm arkadaşlarımın dikkatini çekecek düzeyde; kardiyo seansından yeni çıkmış gibi görünen tatlı bir pembelik, “detoks mu yaptın?” diye sordurtan bir ışıltı var yanaklarımda.

Sonuçlar

Sıcaklık hissi uygulamadan beş altı saat sonra, yüzümde hissettiğim hassasiyet ise üç dört gün içinde tamamen geçiyor. Sonuçlara gelince, sabah testi önemli. İyi bir gece uykusuyla dahi kurtulamadığım o yorgun görünümün yerini daha zinde, daha dolgun ve gergin bir cilde bıraktığını fark ediyorum. Yüzün yanı sıra boyun veya gıdı bölgesinde de cildin zamanla yitirdiklerini yerine koymayı hedefleyen bu bakım serisi, pandemi döneminde steril bir kliniği dahi sıkça ziyaret ettirecek, bol rötuş gerektirecek uygulamalardan kaçınanlar ve cildinin ihtiyaçlarını güçlü vitaminlerle doğal şekilde karşılamak isteyenler için ideal olabilir.

ETİKETLER: CİLT BAKIMI