Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Syla Atelier, 2026 Resort koleksiyonu “Hasbahçe” ile Osmanlı saray bahçelerinin görkemli ve saklı dünyasını çağdaş bir tasarım diliyle yeniden yorumluyor.
Syla Atelier, 2026 Resort koleksiyonu Hasbahçe ile Osmanlı saray bahçelerinin görkemli ve saklı dünyasını çağdaş bir tasarım diliyle yeniden yorumluyor. Saray bahçelerinin mimari düzeni, botanik zenginliği ve suyla sürekli değişen görünümünün ardında, ancak yaklaştıkça keşfedilen başka bir dünya beliriyor. Koleksiyon da tam olarak bu gizli katmanların izini sürüyor. İpek taftanın taşıdığı hacimler, bedeni şekillendiren korsajlar, katmanlar halinde hareket eden şifonlar, drapeler ve ince nakışlar; taftanın yapısal duruşu ile şifonun hafifliğini, satenin ışığı yansıtan yüzeyi ile krebin dingin dokusunu bir araya getiriyor. Fildişi, nude, soft pembe, lavanta, buz mavisi, pastel sarı ve beyazdan oluşan palet ise ipeğin ışıkla değişen yüzeyinden şifonun transparanlığına uzanan koleksiyonun şiirsel atmosferini tamamlıyor.

Hasbahçe’nin görsel dili, moda ile sanat arasındaki diyaloğu merkeze alıyor. Sanatçı Lauren Bisaccio’nun koleksiyon için hazırladığı suluboya çalışmaları, saray bahçelerinin botanik dünyasını ve geometrik düzenini farklı kompozisyonlarda ele alıyor. Bu çalışmalar, Bahçenin Düzeni ve Bahçenin Gizemi desenlerinin çıkış noktasını oluştururken suluboyanın transparanlığı, fırça izleri ve renkler arasındaki yumuşak geçişler ipek üzerinde yeni bir ölçek kazanıyor. Koleksiyonun sanatla kurduğu bağ, Türk ebru sanatının usta isimlerinden Hikmet Barutçugil’in Hasbahçe için yarattığı özgün eserle daha da derinleşiyor. Bahçenin Akışı adını taşıyan eser, saray bahçesinin merkezindeki çeşmeden ve su yüzeyine yansıyan doğadan ilham alıyor; çiçekler, renkler ve çevredeki doğa, suyun hareketiyle sınırlarını kaybederek soyut bir kompozisyona dönüşüyor.

Kurucu ve Kreatif Direktör Sıla Uslu, Osmanlı saray bahçelerini doğrudan yeniden yaratmak yerine bu mirası Syla Atelier’nin kendi tasarım dili içerisinde ele alıyor. Bahçenin mimari düzeninden botanik detaylarına, sanatçı işbirliklerinden kumaş ve konstrüksiyon seçimlerine kadar her unsur koleksiyonun bütününe hizmet ediyor. Geleneksel sanat pratikleri ise geçmişe ait dekoratif referanslar olarak kalmıyor; çağdaş siluetlerin, yüzeylerin ve malzemelerin içine dahil oluyor. Bir korsajın iç yapısından drapenin düşüşüne, nakışların yerleşiminden kumaşın bedenle birlikte aldığı forma kadar uzanan işçilik, Hasbahçe’nin her parçasında kendini farklı bir biçimde gösteriyor.

Hasbahçe’ye yaklaştıkça ilk bakışta görünmeyen ayrıntılar belirginleşiyor. Bir korsajın konstrüksiyonu, suluboyadan ipeğe taşınan bir fırça izi, ebrunun suyu çağrıştıran soyut çizgileri ya da ışıkla değişen bir yüzey, koleksiyonun hikâyesine yeni katmanlar ekliyor. Böylece Hasbahçe, Osmanlı saray bahçelerinden başlayan yolculuğunu sanat, zanaat ve çağdaş tasarım arasında kurduğu özgün diyalogla bugüne taşıyor. İpekten suluboyaya, ebru sanatından incelikli işçiliğe uzanan her detay, aynı bahçenin başka bir yüzünü görünür kılıyor.