25 Ağustos 2014

Ölümcül Ayakkabılar

YAZI: SUZY MENKES

Christian Louboutin'in "Printz" stilettoları.

Fotoğraf: Brooklyn Müzesi için Jay Zukerkorn.

Kırmızı halıya kadar gelip köşede düz tabanlı ayakkabıları tıpkı sarhoş bir ördek gibi tek ayak üstüne basa basa çıkarmak, çantaya tıkmak ve sonra da o baş döndürücü topukluları giymek, bütün bunlar utanç verici ve rezalet. 

Ayakkabı modasını belirleyenler neredeyse her moda etkinliğine katılıyorlar. Ama limuzinle kapıya kadar gelse bile paparazzilere doğru yürümek çetrefilli olsa gerek. Yüksek platform topuklarla yere yuvarlanmak ne büyük felaket olurdu! Vivienne Westwood defilesinde mankenlik yaparken yere kapaklanan Naomi Campbell’ın o kötü şöhretli fotoğrafının yeniden canlandırmış olurdunuz.

 

Naomi Campbell, Vivienne Westwood'un 1993 defilesinde sendeliyor. 

Fotoğraf: Rex Features.

1993'te düştüğünde, Naomi Campbell'in ayağında olan Vivienne Westwood süper platform ayakkabılar. 

Fotoğraf: Jay Zukerkorn.

Bu olay yaşandığında sene 1993’tü. Üzerinden 21 yıl geçti ve o zamandan beri öğrendiğimiz şey ne? Jean Paul Gaultier’in Paris’teki son haute-couture defilesinde bir talihsiz model tam 3 kere düştü. 2012’nin yarış arabası kuyruklu fetiş Prada ayakkabılarını düşünürsek kadınlar için her açıdan bir öncü sayılan Miuccia Prada bile bizi çılgın ve sınırların dışında ayakkabılarıyla cezbediyor. 

Prada dolgu topuklar. Bahar/Yaz 2012.

Fotoğraf: Jay Zukerkorn.

Mağaza vitrinlerine ve online alışveriş sitelerine bakılırsa topukların boyu gittikçe uzuyor da uzuyor. Bir çift Christian Louboutin aracılığıyla işkence. (Tabanlarının neden kırmızı renk olduğuna şaşırmamalı.)

Roger Vivier’in iğne ucu topuklularını giyebilmek için iyi bir denge yeteneği gerekir. Nicholas Kirkwood birkaç tane akla yatan düz ayakkabı satışa sundu ancak öte yandan metalik iğneli topuklular ve kulüp sandiviçten daha kalın dolgu topuklar da satıyor. 

Nicholas Kirkwood süet ve Swarovski kaplı topuklular. Bahar/Yaz 2013.

Fotoğraf: Jay Zukerkorn.

Roger Vivier'in kaz yatağı desenli virgül topuk ayakkabıları. Sonbahar 2014. 

Fotoğraf: Jay Zukerkorn.

Tabii, bütün bunların seksle alakalı olduğunu biliyoruz. Erotik stilettolar , cinsel uyarılmanın araçları olarak kullanılıyor.  Herhangi bir topuklu ayakkabı, vücut hareket ettikçe kalçaların sıkılmasına sebep olur. Pippa Middleton, ablasının kraliyet düğününde baştan çıkarıcı kalçaları nasıl elde etti? Eğer topuklu Ferragomo ayakkabıları olmasaydı Marilyn’in o kendine özgü salınışı nasıl oluşurdu?

Ve hiçbir kadın hamileliği süresince Manolo Blahnik giyemez. Tabii eğer o kadın Sex and the City’nin Carrie’si Sarah Jessica Parker değilse.

Marilyn Monroe en iyi yıllarını Ferragamo topuklulularıyla geçirdi. 

Fotoğraf: Salvatore Ferragamo.

Hamilelikle topuklu ayakkabıları dengelemeye çalışmak: Sarah Jessica Parker, ayakkabılarının tasarımcısı Manolo Blahnik ile.

Fotoğraf: Getty Images.

Ayakkabılar, şehvetin karanlık yönünü de yansıtabilir.  Alexander McQueen’in garip fetiş ayakkabıları, çirkin olanın rahatsız edici ve kışkırtıcı estetiğini yansıtıyor. Onlara sanat eseri diyebilir miyiz? Yoksa büyümeyi durdurmak için yapılmış eski Çin ayakkabıları kadar işkence edici olarak mı nitelendirmeliyiz? 

“Killer Heels: The Art of the High-Heeled Shoe” sergisi 10 Eylül’de New York’un Brooklyn Müzesi’nde açılıyor. Küratörü Lisa Small, bizi tarihselden çağdaşa, fetiş objelerinden modanın göstergelerine kadar taşıyacak. Topuklu ayakkabılardan ilham almış sanatçılardan 6 adet film de gösterimde olacak. 

Geçmişin işkenceci tasarımlarını kabul edebilirim. Kadınlar o zamanlar kendileri için bir şeylere karşı çıkacak şansa sahip değillerdi. Geçmişi kendi şartlarında değerlendirdiğimde, 16. yüzyılda Venedikli fahişelerin kalabalığın içinde seçilebilmek için platform ayakkabıları icat etmelerini yaratıcı ve dinamik bile buluyorum. 

19. Yüzyıl Çin'de Manchu kadınlarının giydiği pamuk ve ipek ayakkabı.

Fotoğraf: Brooklyn Müzesi.

1550-1650 yıllarına ait ipek ve metalden yapılmış İtalyan "Chopine" terlikler.

Fotoğraf: Brooklyn Müzesi, Mellon Costume Documentation Project, Lea Ingold ve Lolly Koon.

Ama bunlar geçmişte kaldı.

Şimdi, biz kadınlar istediğimiz şeyi giyme hakkına sahibiz. Toplantı odalarından politik arenaya kadar erkeklerin yaptığı her şeyin üstesinden gelebiliriz. Ama topuklu ayakkabıyla mümkün olmayacağı için, hızla koşmak, kaçmak ve kendimizi beladan kurtarmak hariç. (Ama, stilettoların topukları, gerektiği zaman yararlı bir silah olabilir.)

Daphne Guinness, ünlü Noritaka Tatehana tasarımı topuksuz ayakkabılarıyla. 

Fotoğraf: Getty Images.

Bazen daha feminist bir duruşum olmadığı için kendime kızıyorum. Moda etkinliklerine daha mantıklı ayakkabılarla gitmenin nesi yanlış? Daphne Guinness yanınızda gökdelen gibi yükselse bile.

Belki de 3000 Dolarımı Chanel’in  couture koleksiyonundan elle dantel, inci ve tüvit işlenmiş sneaker’lara yatırmalıydım. Çok geç! Siparişler tükendi bile. 

Belki kısa sivri topuklar da yüksek topuklu gladyatör sandaletler kadar seksi olabilir. Ama Fransızların söylemiyle: “Il faut souffrir pour etre belle”. Yani “Güzel olabilmek için acı çekmek zorundasınız.”

Doğru mu yanlış mı? Buna yarınki yazımda cevap vereceğim. 

 

 

Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu.

İlgili Başlıklar