03 Kasım 2020

Helena Christensen İle Konumuz Sürdürülebilirlik

YAZI: EMİLY CHAN

DERLEYEN: DİLRUBA KARAKÖSE

Marni

Fotoğraf: Camilla Stærk

Helena Christensen, tek kullanımlık plastiği New York sokaklarından uzaklaştırmak için sıkı bir görevde. Danimarkalı süper model, fotoğrafçı ve çevre aktivisti, New York’taki evinden telefonla yaptığı röportajda Vogue'a "Ben eğilip çöp toplayacak türden biriyim ve bu çöplerin yüzde 90'ı plastik.” diyor.

Plastik krizi salgın nedeniyle daha da kötüye gidecekken Christensen, Milano merkezli vegan spor ayakkabı markası Yatay için özel bir tasarım oluşturmak adına kar amacı gütmeyen No More Plastic ile işbirliği yapmış aynı zamanda. "Yatay ile eğlenceli ayakkabılar yaratmak, daha fazla insanı dahil etmenin harika bir yoluydu" diye açıklıyor. Plastik içermeyen spor ayakkabılar biyo bazlı malzemelerden üretiliyor, kârın yüzde 50'si No More Plastic'e gidiyor ve satın alınan her spor ayakkabı için bir ağaç dikiliyor.

Christensen uzun zamandır çevre konusunda açık sözlü davranıyordu ve 2009'da Oxfam için Peru'daki iklim değişikliğinin etkisini fotoğrafladı. O zamandan beri, iş ortağı Camilla Stærk ile birlikte eski ve ikinci el parçalardan oluşan Pawn Shop'u kurarak sürdürülebilir moda dünyasına giriş yaptı. Röportajda da Yatay ile olan yeni işbirliğine, sürdürülebilir modanın nasıl geliştiğine ve çevreye önem vermenin neden ona bu kadar kolay geldiğine dair içeriden bakış açısıyla süper modele kulak veriyoruz.

Yatay ve No More Plastic arasındaki bu işbirliğiyle ilgili sizi çeken şey neydi?

Uzun zamandır No More Plastic'in bir parçasıyım ve onları her zaman elimden geldiğince destekledim çünkü değişimi gerçekleştirmeye kararlılar. Küçük hayır kurumları konusunda oldukça tutkulu hissediyorum. Bu tarz kuruluşlar ise temelde bizim gibi olsalar da sadece bir fark yaratmayı düşünmek yerine gerçekten harekete geçen insanlar tarafından kuruluyorlar. Yatay’ın yaklaşımına ise hayranım; ürünlerin etik ve çevresel olarak üretilmelerini değiştirebilmek için büyük çaba gösteren bir şirket ve bu hiç kolay değil.

Tek kullanımlık plastik konusunda neler yapabiliriz?

Plastikle ilgili kolayca fark yaratabilmeniz mümkün. Çevresel olarak çok büyük bir etkiye sahip çünkü öylece kaybolup gitmiyor. Plastiği değiştirme konusunda bilinçli olmalıyız; günümüzde çok daha fazla çevre dostu seçeneğimiz var. Geçen gün market alışverişine gittim ve sebze reyonundaki ürünlerin çoğu plastiğe sarılıydı. Bunun yerine ne yapabilirsin? Yerel bir pazar bulmayı deneyebilir ve ürünü plastik olmadan elde edebilirsiniz.

Sektörde bulunduğunuz yıllarda modada sürdürülebilirlik hakkındaki yapılan konuşmalar nasıl değişti?

Pek çok büyük şirketin bilinçli bir değişim yaptığını görüyorum ancak aslında çevreye gerçekten fark yaratan küçük şirketlerle de bir şeyler yapmaya başladı. Daha fazla şey üretecekseniz, bunun arkasında bilinçli bir karar olması ve oraya koyduğunuz şey için bir sorumluluğa sahip olmanız gerekiyor bence. Bir şeyin nasıl üretileceğine dair belirlenmiş düzenlemeler olmalı. Ancak tüm gezegen için, evrensel olarak önemli olan bir şey için maalesef yasalarımız yok ve bu bana anlamsız geliyor.

Pawn Shop’u açtığınızdan beri, eski ve ikinci el kıyafetlerin popülaritesinin arttığını fark ettiniz mi?

Sosyal medyada şu anda kaç kişinin eski ve ikinci el satış yaptığını görebilirsiniz; kesinlikle çok büyük bir talep söz konusu. Benim için de gerçekten alışveriş yapmamın tek yolu bu. Yeni bir şey almam artık epey nadir. Yeni bir şeyden ilham almadan önce 20 vintage siteye bakıyorum ve bunu yapıyorum çünkü genellikle bana vintage bir şeyi hatırlatıyor. Dolabımı temizlemek ve aynı zamanda küçük hayır kurumlarını desteklemek için Pawn Shop'u kurdum. İnsanlardan aldıkları parçaları sevdiklerini ve başkalarının eline geçene kadar onlarla ilgileneceklerini söyledikleri çok güzel mektuplar alıyoruz.

Sürdürülebilirliğe karşı genel yaklaşımınız nedir?

Benim için Danimarkalı bir yetiştirme tarzına sahip olmak büyük bir fark yarattı. Çevre bilincine sahip olmak, çöpleri ayırmak, araba kullanmak yerine bisiklete binmek aslında tam da bir yaşam biçimiydi. Bunu yetişkinliğe de taşıdım. İster enerji verimli ampuller olsun isterse de çamaşır yıkamak ve kurutmak için daha az elektrik kullanmak, değişiklik gibi görünmeyen tüm bu küçük şeyler ancak hepsini topladığınızda büyük bir fark yaratıyor. Çoğunlukla soğuk duş alıyorum çünkü çevre için daha iyi.

On yıldan fazla bir süredir çevre aktivistisiniz. İklim krizinin üstesinden gelmek için yeterince çaba sarf edildiğini düşünüyor musunuz?

Zor, çünkü iklim krizi bizim anlayabileceğimizden çok daha büyük. On yıl önce Oxfam ile bu gezilere çıkana ve yanımda bilim adamları olana kadar bu konuda pek bir şey bilmiyordum. Eriyen buzulların önünde durmak ve iklim değişikliğinin Peru dağlarındaki yerli halk üzerindeki etkilerini görmek... Bunları canlı olarak deneyimlemek çok ürkütücüydü. O zamandan beri pek çok önlem alındı, ancak yine de yeterli değil. Pandemi sırasında insanlar yavaşladılar ve "Bu yeni yaşam tarzı harika.” dediler. Bu, şu anda hepimizin paylaştığı evrensel bir deneyim. Umuyorum ki işler değişecek.

ETİKETLER: HELENA CHRİSTENSEN , NO MORE PLASTİC' , YATAY , SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK