22 Temmuz 2014

#hergunbirfilm

YAZI: CEM ALTINSARAY

134. YOUNG FRANKENSTEIN (Yön: MEL BROOKS, 1974)

Türün en yaratıcı isimlerinden Mel Brooks en komik filmiyle komedinin zeka işi olduğunu haykırıyor. Gene Wilder’ı Gene Wilder yapan bu dev klasik, gözünüzden yaş getirene kadar güldürürken her yanından sinema ve sanat akıyor. 

 

135. CUL-DE-SAC (Yön: ROMAN POLANSKI, 1966)

Polanski’nin aykırı döneminden bu sinir bozucu güzellikteki komedi-gerilim saçmanın kitabını yazıyor. Saçmadan giderek akla, mantığa ulaşıyor; insan ilişkilerindeki rollerin nasıl da kaşla göz arasında değiştiğini anlatıyor. Bütün bunları görüp görebileceğiniz en tuhaf yollardan yapıyor ve yaratıcısının eşsiz dehasıyla deli gibi eğlendiriyor. 

 

136. ALL THE KING’S MEN (Yön: ROBERT ROSSEN, 1949)

Eşini dostunu zengin edip, medyayı kontrol altına alan ve faşist bir yönetim anlayışına yönelip kontrolden çıkan bir politikacının yükseliş ve düşüş hikayesi. Oscar’lı film, çok da yabancısı olmadığımız bir şeyi bütün açıklığıyla betimliyor. Kibirin ve inadın insan ruhunu nasıl kemirdiğini gözler önüne seriyor.

 

137. DIVORZIO ALL’ITALIANA (Yön: PIETRO GERMI, 1961)

İnce mizah anlayışıyla İtalyan sinemasının çerçevesini çizen isimlerden PietroGermi’nin dev klasiği. Formunun zirvesinde bir Mastroianni ve gencecik bir Sandrelli’nin de katkılarıyla, evlilik kurumuna atılmış en alaycı bakış. Sinemayı sevmek için bir film yeter. Gözlerinizden yaşlar gelene dek güleceğiniz bu harika komedi insana sinemayı sevdirir; o kadar iyi.

 

138. TOUCHEZ PAS AU GRISBI (Yön: JACQUES BECKER, 1954)

Bir dönem türün ana vatanı Amerikan sinemasını bile kıskandıran Fransız noir’ının kusursuz bir örneği. Albert Simonin’in aynı adlı romanından yapılan bu harikulade uyarlama gelmiş geçmiş en etkileyici gangster filmlerinden biri. Soluksuz izleyeceğiniz bu mükemmel serüven, aynı zamanda arkadaşlık kavramının içini en iyi dolduran sanat eserlerinden biri.

 

139. SOMMAREN MED MONIKA (Yön: INGMAR BERGMAN, 1953)

Bergman’ın daha 35 yaşında estetik dehasını çatır çatır konuşturduğu hüzünlü bir aşk hikayesi. Aşkın en tatlı anını da, en acı anını da gözler önüneseren, dost acı söyler makamında anlatılmış bu sarsıcı meseli kadın ya da erkekseniz özellikle izleyin!

 

140. JAILHOUSE ROCK (Yön: RICHARD THORPE, 1957)

Elvis Presley filmleri günümüzde en izlenmez olmuş şeylerden diye tahmin ediyorum. Kralı tanımak, hatırlamak, şapka çıkarmak, vb. için bu en unutulmaz filmini izleyin. İçinizden “Marilyn halt etmiş, Elvis’den daha seksi bir insan olamaz!” diyeceksiniz; baştan söyleyeyim. 

İlgili Başlıklar