07 Mayıs 2014

#hergünbirfilm

YAZI: CEM ALTINSARAY

85. BAD TASTE (Yön: PETER JACKSON, 1987)

 

Hayatta en eğlendiğim filmi öneriyorum bugün. Peter Jackson’ın siz ismini duymadan yıllar önce ve tamamen kendi imkanlarıyla imza attığı bu inanılmaz film bir gore klasiği. Galaksiler arası bir fast food zinciri için insan etine ihtiyaç duyan uzaylıların işgal hikayesi gözlerinizden yaş getirecek. Parasızlıktan filmini dört yıldan uzun bir sürede ancak tamamlayan ve birden fazla rolde bizzat kendi oynayan Peter Jackson’ın Derek karakteri benim için eski bir dost gibi. Kült film, arkadaşlarınla ayin yapar gibi bir araya gelip, bıkmadan usanmadan izlediğin şeye denir ve bu film onun dibi.

 

 

86. THE PHILADELPHIA STORY (Yön: GEORGE CUKOR, 1940)

 

Klasik Hollywood’un en güçlü yönetmenlerinden George Cukor’la screwball zirvesi… Screwball bugün romantik komedi dediğimiz şeyin temeli ve bu da şüphesiz ki türü tanımlayan birkaç olağanüstü filmden biri. Dünyanın en komik düğün hikayesi. Öyle replikler var ki hayatınız boyunca dilinizden düşürmeyeceksiniz. Filmin bir diğer hususiyeti de üç titanı bir araya getirmesi: Cary Grant, Katharine Hepburn ve Jimmy Stewart! Kaçırmayın!

 

 

87. SPLENDOR IN THE GRASS (Yön: ELIA KAZAN, 1961)

 

Bir Elia Kazan filmi daha… Bu defa kişisel tarihimde en çok tesir bırakan melodram… Natalie Wood ve Warren Beatty’nin dev kompozisyonlarıyla iki gencin vuslata erememe hikayesi. Bu filme ağlamayan ölsün, o kadar söyleyeyim.

 

 

88. DEAD RINGERS (Yön: DAVID CRONENBERG, 1988)

 

Aynı yumurta ikizi olan ve birbirinden ayırmanın mümkün olmadığı iki jinekolog bu durumdan her konuda avantaj çıkardıkları bir hayat sürüyorlar. Ta ki işin içine bir kadın girene kadar. Bundan sonrası anlatılacak gibi değil; Cronenberg’in kendine özgü dehasıyla akla hayale gelmeyecek işler oluyor. İkizlerin ikisini birden canlandıran Jeremy Irons tarihin en iyi oyunculuk performanslarından birine imza atıyor. Yönetmenin o adeta başka bir boyuta ait kariyerinin en iyi filmi!

 

 

89.  MARY POPPINS (Yön: ROBERT STEVENSON, 1964)

 

Tabii ki benzersiz Julie Andrews ve sinema tarihinin ennn unutulmaz çocuk müzikali. Mary Poppins, cadıdan bozma bir dadı ve mutlu etmek onun göbek adı! Öyle tatlı sürprizler var ki bu müzikli-danslı filmde, romantik bir ilişki yaşıyorsanız sevgilinizin boynuna dolanacaksınız izlediğiniz gibi.

 

90. EXOTICA (Yön: ATOM EGOYAN, 1994)

 

Çoklu hikaye örgüsüyle, parabolik anlatımıyla, binbir türlü duygusuyla rüya gibi bir film Exotica. Atom Egoyan’ın hep yaptığı gibi geçmişe ve geçmişin insan hayatındaki etkisine göz attığı film 90’ların en iyilerinden efendim. Bakıp da dokunamadığımız ne kadar çok şey var. Bir striptiz kulübü sanki hayat. Adı da Exotica. Of çok fena…

 

 

91. HAO XIA (Yön: JOHN WOO, 1979)

 

John Woo’nun erken döneminden, türünün en iyi örneklerinden enfes bir wuxia filmi. Wuxia özelde kılıç şakırtısı, genelde ise dövüş sanatlarını içeren bir tür ve meraklısı için bir yaşam biçimi. Woo, Hong Kong sinemasının alametifarikası aksiyonun tanrısı olduğu kadar karakter yaratmak ve duygu aktarmakta da usta. Burada da maceranın, durum komedisinin ve dramın dibini göreceğiniz epik bir yolculuğa çıkarıyor sizi.

 

İlgili Başlıklar