03 Şubat 2014

#hergünbirfilm

YAZI: CEM ALTINSARAY

 

8. PRZYPADEK (Yön: KRZYSZTOF KIESLOWSKI, 1981)

 

 

Kieslowski’nin başyapıt düzeyindeki onca filmine rağmen yine de en sevdiğim, gizli serveti Kör Talih. Bir treni yakalamak ya da kaçırmak. Akabinde yaşanacak tüm bir ömrü, giderek evrenin bütün düzenini değiştirebilir mi?! Tesadüf-zorunluluk ilişkisini en iyi sorgulayan film belki de. Ustanın her filminde didiklediği felsefi sorunlar hep bir arada. Sliding Doors isimli hafif batı filminin de esin kaynağı aynı zamanda. Duyguyla zekanın yarıştığı bi ağababa tabii onun yanında. Bir küçük detay da, bir diğer usta Wojciech Kilar’ın insanın ruhuna işleyen film müziği.

 

 

9. SHOLAY (Yön: RAMESH SIPPY, 1975)

 

 

Arkadaşlık, aşk, kan, gözyaşı, savaş, dans, her şey! Bollywood’un Awaara’dan sonraki en büyük hit’i. Bu 200 dakikalık dev yapımın, Amitabh Bachchan’ı Amitabh Bachchan yapan film olduğunu da ekleyelim.

 

 

10. BAD DAY AT BLACK ROCK (Yön: JOHN STURGES, 1955)

 

 

81 dakika boyunca bıçak sırtı bir gerilim, bir o kadar lezzet ve harikulade bir sürpriz! John Sturges harikası, Bad Day At Black Rock. İhtimal dünyanın en iyi oyuncusu Spencer Tracy, bu tuhaf sosyal gerilim zirvesinde bütün filmi bir eli cebinde oynuyor. Çok acayip değil mi?

 

 

11. THE BIG COUNTRY (Yön: WILLIAM WYLER, 1958)

 

 

Western’e özgü erkek karakter prototipini yerle bir eden mü-kem-mel bir film The Big Country. Charlton Heston gibi kusursuz bir erkeklik timsalinin karşısına, Gregory Peck gibi incecik bir ruhu dikiyor. Klasik sinema, dilini, gramerini, giderek derdini görsel olarak anlatma kabiliyetini tüm türlerden çok western’e borçlu. Western sevmek sinema sevmek gibi bir şey. Hele böyle machismo’yu da yerle bir eden örnekler, kadın-erkek herkes tarafından görülmeli.

 

 

12. HEAVENLY CREATURES (Yön: PETER JACKSON, 1994)

 

 

İki kızın bendini çiğneyip aşan destansı arkadaşlığı. Tam bir türler salatası… Peter Jackson’ın bilahare yapacaklarını muştuladığı gibi Kate Winslet’i de sinema ailesine gelin getiriyor bu fantastik film.

 

 

13. WU DU (Yön: CHEH CHANG, 1978)

 

 

Kung fu ve wuxia konusunda eline kimsenin su dökemeyeceği Chang Cheh’nin büyük başyapıtlarından Wu Du. İngilizce adıyla Five Deadly Venoms kadınları açar mı bilemeyeceğim ama erkek milletinin hasta olacağı kesin. Çıyan, yılan, akrep, kertenkele ve kurbağa teknikleri! Seç beğen al artık, hangisiyle özdeşleşeceksen. Ben bu filmi 9 yaşında sinemada izledim ve inanın dünyam değişti. O yaşla aramdaki en büyük köprü budur belki. Bugün beylere gitti. Yarın size çalışıyorum hanımlar. Hem de büyük çalışıyorum; şimdiden söylemesi!

 

 

14. SEDMIKRASKY (Yön: VERA CHYTILOVA, 1966)

 

 

Militan feminist Vera Chytilova’dan bugün bile avantgarde duran, ‘66 yapımı dev bir fars Papatyalar. İki şımarık kız yiyip içecek, süslenip püslenecek, erkekleri çok afedersiniz, donlarında sallayacaklar. Böyle bir mecaz kolajı görmediniz. Bence papatyalar evinizin bir köşesine yerleştireceğiniz bir projeksiyonda 7/24 oynayabilir. O kadar şölen bir film. İzleyin…

 

İlgili Başlıklar