19 Haziran 2015

Vogue'dan Önce

YAZI: SUZY MENKES

Biri gelinlik giymiş beş kadın ve arka planda konuşan iki erkek, Le Journal des Dames and Demoiselles dergisinin, Kasım 1859 sayısının kapağını oluşturuyor. Gravür el çizimleri Bonnard, J. David ve Jules Lamoureux'ten. 
Fotoğraf: Rijksmuseum 
 
Erkek, kuş tüylü bir şapka, kabarık kollu bir ceket, fırfırlı bir pantolon ve havalı çizmeler giyiyordu. 
 
Kadın, bütün kanepeye yayılmış elbisesiyle beraber giydiği seksi kurdeleli korsesini başına taktığı şifon bir başlıkla dengelemişti. 
 
Abartılı 80'ler işte. 1680'ler! Bütün o fırfırlar, aşırı süsler, Louis XIV'nin aşırılıklarıyla beraber silinip gitmeden önceki yıllar. Etkisi hâlâ süren Fransız Devrimi'ne ait modayı, Amsterdam'ın Rijksmuseum müzesinde 27 Eylül'e kadar sürecek olan "New for Now" sergisinde gördüm. Kalem ve resim aracılığıyla anlatılan tarihi yansıtan bu sergi, zihin açıcı.  
 
Vogue'dan önce kostüm çizimlerine gösterilen rağbet, çok hoş ve bilgilendirici bir sergi ortaya çıkararak modaya hayat vermek için şovmenlik yapmaya veya çarpıcı düzenlemelere gerek olmadığını kanıtlıyor. 
 
Suzy ve Rijksmuseum Müzesi Genel Müdürü Wim Pijbes. 
Fotoğraf: Suzy Menkes/Instagram 
 
Sergi tasarımcısı ve küratörlerden biri olan Christian Borstlap, değişen moda ve yaşam tarzının yansıtıldığı ve dergiler daha çıkmadan önce popüler olan detaylı illüstrasyon sergisinin düzenlendiği mekanın ortasına seksi saklambaç oyunlarına bir gönderme olarak Podocarpus bitkisini yerleştirerek alanı bölmüş.  
 
20.yüzyılın sonlarına ait isimler tanıdık, örneğin Georges Barbier, Raoul Dufy ve illustrasyonları Fransız Gazette du Bon Ton'da yayınlanan Georges Lepape. 
 
Moda illustrasyonlarının yayınlandığı geçmiş yüzyıllarda, sanatçıların hepsi neredeyse birbirlerinin aynısı küçük dünyalar yaratmışlar. Bununla şunu kastediyorum, bütün kıyafetler parkta flörtöz bir yürüyüş sırasındayken veya bir ev ortamında resmedilmiş. Örneğin, Fransız Devrimi sonrasına ait, 1801 yılından çizimde, yüksek bel, sade bir elbise giymiş kadın, bir sandalyede oturmuş, yunan heykelini resmederken sunulmuş. Bu "dünya içinde dünyacıklar" iki odadan oluşan sergiyi beklenenden çok daha yoğun ve büyüleyici kılıyor.  
 
 
‘New for Now’ sergisi 
Fotoğraf: Suzy Menkes/Instagram 
 
"New for Now" sergisinin ve moda dergilerinin çıkış kaynağına dair bu çalışmaların ardında iki ailenin maddi desteği bulunuyor, birincisi Raymond Gaudriault koleksiyonu, ikincisiyse 20. yüzyıla ait 8,000 çizimi içinde barındıran MA Ghering-van lerlant koleksiyonu.  
Küratör Els Verhaak ve müzenin genel müdürü Wim Pijbes, bağışçılara teşekkür etmişler. Ancak bu sanat severlerin, koleksiyonlarının bu kadar çarpıcı bir şekilde sunulmasını kendilerinin bile beklemediklerini tahmin ediyorum. 
 
18.yüzyıldan gösterişli piramit peruklar, yaldızlı fraklar giyen erkeklerin havalı kıyafetleri kadınlardan çok daha önce ortadan kalkarak bugünkü haline döndü.  
 
Bir sonraki yüzyılda erkekler giydikleri kıyafetleri sade tutarken, kadınlar, kabarık etekleri ve tarlatanlarıyla peruk, başlık ve çiçekli taçlar takmaya devam ettiler. 
 
Sergi kataloğunda, zengin sosyetenin statükosundan bağımsızlığa geçişin çarpıcı bir kanıtını görebilrsiniz. Kataloğun sonunda bulunan Andre Edouard Marty'nin 1921 illustrasyonunda Paul Poiret elbisesi giymiş bir kadın sanki bütün dünyaya açıyormuş gibi pencereleri açıyor. Altındaki açıklamada "un peu d'air" yazıyor, yani "havalandırmak". 
 
Marie Antoinette, puantiyeli korseye sahip vişne çürüğü bir saray kıyafeti içinde. Elbisesi, dantel, elmas, inci, tüy ve kurdeleyle süslenmiş. Bileğinde bilezikler var ve sol eliyle kapalı bir yelpaze tutuyor. Sandalyede hanedan arması ve bir taç bulunuyor.  Gravür: Patas, Charles Emmanuel Le Clerc, Pierre Thomas Esnauts & Rapilly Etching. 
Resim: Rijksmuseum 
 
Küçük resimlerden oluşan bu sergi beni büyüledi. Özgürlük havası esiyordu sergide. İlk önce de aşırı süslü saray hanedanının üzerine esmişti bu hava. 
 
Ama asıl özgürlük, kadınların özgürlüğüydü. Önceleri evlerin içinde tasvir edilirken, artık deniz kıyılarında, teknelerde, özgürlük dolu tasvir ediliyorlar. 
 
Geriye baktığımda bile, eski çizimlerde kadınların bahçede oturması aslında özgürlüğe dair özlemlerini yansıtıyor. 1916'da bu durum biraz daha değişerek kadınlar parklarda, ellerinde güneş şemsiyeleriyle çizilmeye başlanmış. 
 
Bir bakıma, bu çizimler kamera çizimlerin yerini almadan önceki son çizimlerdi. Bugünün moda illustratörleri Piet Paris ve Quentin Jones'la yapılan iş birlikteliği ise sergiyi çağdaş kılmış.  
 
Rijksmuseum Müzesi, modanın görsel enerjisinin doğduğu; Vogue veya diğer dergilerin asıl kaynağını gözler önüne sererek moda dünyasına çok büyük bir katkı sağladı.  
 
"New For Now" sergisi 27 Eylül'e kadar Amsterdam, Rijksmuseum Müzesi'nde.  
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

ETİKETLER: SUZY MENKES , RİJKSMUSEUM MÜZES