14 Temmuz 2014

Suzy Menkes: Özel Olmanın Gücü

YAZI: SUZY MENKES

 

Suzy Menkes Dolce&Gabbana sonbahar/kış 2014 koleksiyonunu yorumluyor.

Birbiri ardına patlayan havai fişekler altında, dolunaydan daha görkemli bir ortamda küçük teknesine binmiş bir gelin yaklaşıyor.

Kulaklarda 50’lerin hit parçası ‘Mambo Italiano”, Capri cazibesine uygun giyinmiş misafirler kayalıklarla çevrili kıyıda zevk içinde dans ediyorlar.

Güney İtalya’ya hoş geldiniz! Dolce&Gabbana, düzenledikleri bu muhteşem moda organizasyonunda uçuşan etekler, ince belli elbiseler, cesur desenler, dallı budaklı mücevherler, cafcaflı kürkler ve bikinilerle Akdeniz ruhunu estiriyor. (Şehvetli bikiniler genelde baştan çıkaran kürklere eşlik ediyor)

 

 

Domenico Dolce ve Stefano Gabbana deniz kıyısında catwalk yaparak yürüyüp hışırtılı elbiseleri içindeki modellerin kayalıklar üzerine tırmanmalarını beklerken, izleyiciler –özellikle tasarımlarla ilgilenen müşteriler- alkışlarıyla müziği bastırmışlardı. Capri Adası’nın açıklarında gizli bir koyda yapılan bu organizasyonda özel ve sıra dışı olan magazincilerden uzak bir etkinlik olmasıydı.

 

 

Defile, bu muhteşem iki tasarımcının koleksiyonun arkasına en yakışacak büyük opera ile başladı. İkili özel tasarımlarını Domenico’nun doğup büyüdüğü Sicilya’dan  Venedik’e ve şimdi de Capri’ye olmak üzere İtalya’nın çeşitli yerlerine götürüyorlar. Öylece hazırlanmış kuliste, dalgalı denize bakarak koleksiyon hakkında konuşan Stefano, duygusallaşmıştı ve şunları söyledi; “Hepsi İtalya’nın güzelliğinden geliyor. Tasarımlarımız Alta Moda’da sergilensin diye değil. Ülkemiz için bir şeyler yapmak istiyoruz.”

 

Koleksiyonda oldukça fazla çiçek işlemeleri, boncuktan çiçek demetleri ile süslenmiş sandaletler, bir Napoli hazinesiymiş gibi duran altın yaldızlı taçlar ve üzerinde el boyaması Amalfi kıyılarının haritası yapılmış elbiseler yer alıyordu.

Organizasyon çok keyifli ve eğlenceliydi. Domenico, gündelik giysilerde böylesine çekici Capri şıklığının artık pek bulunmadığını, en son Liz Taylor’ın, İran prensesi Süreyya’nın, Windsor düşesinin, Jackie Kennedy’nin zamanında olduğunu söyledi.  

50’lerin meşhur şarkısı ‘Volare’ nin kaçınılmaz eşliğinde, koleksiyon oldukça şaşalı ve çekici görünüyordu.

 

Bazı koleksiyonların müşterilere adanmış gibi gözüktüğü bir Paris haute couture sezonundan sonra, yamaçtaki bir kırsal temalı villada ani siparişlerin kabul edilebileceği bir defile sonrası organizasyonu düzenlendi.

Bu koleksiyonun orjinalliği mevsimsiz olması; tıpkı Rusya kışına ya da Asya’nın ılık havasına göre giyinen geniş müşteri yelpazesi gibi.

Defileye kızları Bianca ve Coco ile gelen Georgina Brandolini “Modellerin gün batımında üzerlerinde muhteşem kıyafetler ile denizin üzerinde sandallarla gelmeleri, kıyafetlerin üzerindeki o işlemeler ve sade mantoların gösterişli elbiselerle eşleştirilmesi; bu show gerçekten harika bir deneyimdi,” dedi.

 

 

Defile açık renk, uzun çizgili denizci ya da çiçek desenli etekler ve göğsü çerçeveleyen üzeri taşlarla süslü kısa üstlerle başladı. Egzotik sahil giysilerinin ilki bu sezonun en seksi parçası ‘şortlar’ olarak önümüze çıktı. Çok tatlı ve süslü olan bu şortlar, gösterişli uzun paltoların içinde kullanılmıştı.

Bir başka plaj güzeli de pelüş kürk palto altına dize kadar uzanan tüylü botlar giymişti.

Vücudu tanıyan bir terzilik gerçekleştirmeye çalışan tasarımcılar, formlu tüvit takımlar, benekli vaşak derisinden ceketler ve klasik siyah elbiseler gibi pratik kışlık kıyafetler tasarlamışlardı.

Gerçekten tam yazın ortasında giymelik günlük kıyafetler de vardı; yatay çizgili bluzlar, uzun etekler, gül pembesi dantel elbise ya da çiçek desenli bir elbise.

 

Dolce&Gabbana bu koleksiyonunda İtalya’nın tadını vermek için moda kurallarını süzgeçten geçirmişler.

Atmosfer mükemmeldi ama kolayca savaş sonrası İtalyan stili taklidine düşülebilirdi.

Tasarımcılar, kıyafetlerin günümüze de uygun olduğunu göstermek istemişlerdi ve özel bir etkinlik olmasını arzulamışlardı. ( Stefano ve Domenico show boyunca Instagrama fotoğraf konmamasını ve Twitter’da herhangi bir yorum yapılmamasını rica etmişlerdi.)

 

 

Yunanistan Prensesi Marie Chantal bu cümleleri kurduğunda, kızı Olympia  ve annesi Chantal Miller adına üç jenerasyon için konuşuyordu:

“ Her şey çok güzel ve büyülüydü. Capri adası’nın kayalıklarında bir kış sezonu defilesi. Oldukça gerçeküstüydü. Kürkler, mücevherler ve marin esintileri… Ve tabi ki ardından, makarna!”

 

 

 

 

İlgili Başlıklar