17 Ekim 2012

Sosyal medyada iyi görünmenin sırları

Her gün meşhur mavi kuşun taşıdığı 140 karakterlik mesajları takip ediyor, en yakın arkadaşlarımızdan, merak edilen uzak dostlara kadar herkesin hayatını Facebook’tan öğreniyoruz.

İşler LinkedIn’den bulunuyor, fotoğrafçılık yetenekleri Instagram’la geliştiriliyor. Yoksa siz hâlâ ofisteki mantar panoyu mu kullanıyorsunuz? Yok canım, Pinterest’e geçmişsinizdir. Tüm bunlar, saydığımız sosyal medya platformlarını kabaca tanımlamak elbette. Her birinin kullanılma amaçları bir iki faydanın ötesine çoktan geçti.

Gelelim sosyal medyadaki duruşlarımıza. Ne söylediğinizi, neyi ne sıklıkla kullandığınızı bir kenara bırakalım. Nasıl göründüğünüz gerçeği ilk aşamada hepsinden önemli, kabul edelim. Sonuçta kendimizi olmak istediğimiz kişi gibi gösterdiğimiz bir dünyadan bahsediyoruz. Üstelik artık eskisi kadar ‘sanal’ da değil, her şey gittikçe daha gerçek bir hal alıyor.
Biz de sosyal medyada daha iyi görünmenin sırlarını işin uzmanlarına sorduk. Bunları aklınızda iyi tutun, Facebook fotoğrafınız bir dahaki sefere ‘like’ rekorları kırabilir.


LuxuryShoppers- Ezgi Kıramer&Lian Kebudi

- Biz sadece fotoğrafımız çekilirken değil yürürken, dururken kısacası her zaman dik durmaya özen gösteriyoruz. Doğru ve dik bir duruş sizi olduğunuzdan zayıf gösterme gücüne sahiptir. Yine duruş, sizin hakkınızda çok şey söyler. Kendini ifade ediş de ikinci önemli noktadır. Bacaklar kapalı veya çapraz duruyorsa utangaç bir kişiliği ifade ederken; tek elin belde olduğu, açık, tek bacak önde yana doğru hafif eğilimli bir duruş da kendine güvenen güçlü bir kişiliği gösterir.
-Sosyal medyadaki fotoğraflarda seçilecek renkler ve desenler kişiye göre değişir. Her şey kendinizi nasıl anlatmak istediğinizle ilgili... Dolayısıyla renkli ve canlı, hareketli kişiliği olanlar desenleri ve renkleri karıştırmak isteyecektir. Önemli olan giyilenin vücut tipine, yaşam tarzına uygun olması. Bu kriterler uyuşmadığı zaman bu fotoğrafa da yansır ve eğreti durur.
-Kendine güvenen ve tanınmak isteyen biri yüzünü gösterecektir fotoğrafta muhakkak. Daha utangaç, sınırlarını koymak isteyenler ise saklayacaktır. Yani bu da nasıl hissettiğinizle ilgili.
-Aksesuar kullanımına gelince, önemli olan dikkati sevdiğiniz yere çekebilmek.


Korhan Kurt- Promoqube Kurucu Ortağı

-Takip ettiğim araştırmalardan birinde çok ilginç bir data dikkatimi çekmişti: “gençlerin %80’i Facebook profillerine bakarak kişilerin tanınabileceğini düşünüyor.” Bu yüzden kişiler Facebook profillerini oluştururken fizikzel ve sosyo kültürel olarak kendilerini en iyi ifade edecek şekilde hazırlık yapıyorlar.
-Profil fotoğrafınızı değiştirdiğinizde bu değişikliği notification ya da wall üzerinden tüm arkadaşlarınız değil, sadece en fazla ‘engagenment’ içinde olduğunuz arkadaşlarınız görecektir. Değişikliği  tüm arkadaş grubunuz görsün istiyorsanız Facebook’un bireysel kullanıcılar için çıkardığı yeni reklam modelini kullanabilirsiniz.
-Profil fotoğraflarının güncellenmesi ile ilgili bir frekans en azından benim açımdan söz konusu değil. Şayet iyi bir fotoğrafınız varsa kullanın, yoksa iyisi çekilene kadar bekleyin. Bu konuda internette dolaşan bir aforizma aklıma geldi. “Hiç kimse profil fotoğrafındaki kadar güzel ya da pasaport fotoğrafındaki kadar çirkin değildir.”
-Her sosyal medya sitesinde ayrı fotoğraf mı kullanmalı yoksa hepsine ayrı fotoğraf mı? Açıkcası burada kişisel tercihler söz konusu, ben profesyonel ağım olan LinkedIN dışında tüm sosyal medya hesaplarımda aynı görseli kullanıyorum.
- Facebook’ta kapak fotoğrafı kullanmak bir zorunluluk değil ancak kullanmadığınızda o kısım geçekten ‘under construction’ sayfası gibi duruyor. Bu nedenle kullanılması iyi olur. Kapak fotoğrafı sadece sayfanızı ziyaret eden kişiler tarafından görülmekte, normal profil güncellemelerini kendi duvarlarından takip eden kişiler cover photo olarak adlandırılan bu kapak fotoğrafını zaten görmüyorlar. Açıkcası ben cover photo’nun kişi hakkında bir mesaj verdiğini düşünmesem de kendi görselimi özenle seçiyorum.


Gül Çital-Vogue Türkiye Güzellik Editörü

-Fotoğraflarda güzel görünmek için ten makyajı çok önemli. Amaç, yüzünüzü doğal haliyle korumak ama hatlarını biraz daha belirginleştirmek olmalı. Özellikle T bölgesi parlamamalı. Bunun için cildi matlaştırıcı özelliğe sahip, oil-free bir fondöten ya da sadece burun ve alına pudra sürülebilir. Elmacık kemikleri gölgelendirme yaparak belirginleştirilebilir. Gözlerde çok net, keskin çizgiler yerine biraz dağıtılmış bir makyaj daha iyi görünür. Örneğin, eyeliner sürüyorsanız, göz kapaklarınıza doğru biraz dağıtın. Maskara mutlaka sürülmeli ama elbette topaklanmamış, göz etrafına dağılmamış olmasına dikkat edilmeli. Dudaklarda kırmızı, fuşya gibi çok canlı renkler yerine, daha doğal ama yine de rengini belli eden tonlar tercih edilmeli. Dikkatin yüzünüzde kalması için kıyafetinizin de çok canlı renklerde olmamasına dikkat edin.
-Ayna karşısında başınızı hafif gülümseyerek sağa ve sola çevirin. Yüzünüzün bir tarafı diğerine göre daha 'iyi' görünür. Fotoğraf çekilirken de bu daha iyi görünen tarafı kameraya dönün.
-Saçlar asla tel tel görünmemeli. Işık arkadan gelmemeli. Mümkünse saçınız açık olsun. Başın arkasında, tepede, biraz hacim ve yüzün etrafında düzenli birkaç tutam hoş görünür.
-Aynı anda hem gözlerinizi, hem dudaklarınızı hem de yanaklarınızı en canlı renklerde belirginleştirmeyin. Bu normal hayatta olduğu gibi fotoğrafta da çirkin bir görüntü verir.


Cem Talu-Fotoğrafçı

-Fotoğrafçılık terzilik gibidir. Herkesin ışığı farklıdır, dolayısıyla bu iş kişiye özel yapılmalıdır. Ama en önemli önerim; başkasını taklit etmeden kendinizi farklı bir şekilde görmeye çalışın. Siyah beyaz fotoğraf siyah tişört giymek gibidir, ama günün sonunda kırmızı tişörtü giyen kazanır.
-Gençler genelde sert ışıklarda çekilir. Yaşı ilerlemiş kişilerse daha yumuşak ışıklarda.
-Kendinize çeki düzen vermektense ortamı eğlenceli kılın derim. Çünkü fotoğrafı görenin aklında atmosfer kalır.

ETİKETLER: DOSYA