20 Nisan 2011

Sevtap Ünal

Biz onunla Ümit Ünal'ın kardeşi, yeni albüm yapmış bir müzisyen olarak iletişim kurduk. Röportaj bittiğinde, abisiyle tek yürek olmuş, modaya her açıdan bakmasını bilen, stil sahibi, hümanist biri çıktı karşımıza. Sevtap Ünal, yeni albümü İnsanlar, Arabalar ve Rüzgar Geçti Aramızdan albümüyle konuğumuz oldu.

 


Albümünüzün çıktığı gün Twitter'da "Kendimi doğurdum bugün! Şimdi hem anneyim, hem bebek..." yazmışsınız. Albüm yapma fikri nasıl ortaya çıktı, gelişti ve bugüne geldi?

Yıllara sığdırdığım yaşam yolculuğumu, içime sığdıramadığımı hissettiğim bir anda başladı her şey. Müziğin içinde varolma sebebim, hayatın içinde varlığının anlamını erken sorgulamaya başlayan bir çocuğun kendine verdiği bir sözdü. Hikayelerimi anlatabilme yolunun en sihirli haliydi, kendi şarklarımı söylemek. Ve doğurmaktı kendini yeniden, bedenlenirken kendinden parçalar. Her parçana ismini koymak ve hayata teslim etmek... Sancılar yerini acı gülümsemelere bırakırken, anne ustalığıyla dünyaya gözlerini yeni açan bir bebeğin şaşkınlığıyla, kendini doğurmak yeniden hayata. Şimdi, hem anneyim hem bebek..

 

Albümeki dokuz şarkının sözü ve müziği size ait. Her şarkının bir hikayesi var mı?

Her hikayemin bir şarkısı var demeliyim.

 

Moda tasarımcısı Ümit Ünal'ın kızkardeşi olmak, modaya bakışınızda neler kattı?

Hayatın bana sunduğu en büyük şans. Moda bakışıma katkısı ise çok yüksek. Ümit bu yolculuğunda kendini bulduktan sonra, modanın dışında kalarak daha kavramsal ve daha konseptlerine yönelik anlatımlarda olmayı tercih etti. Özellikle kendine daha yakın coğrafyalara uzanma isteminin tam ortasında hep birlikte olduk ve çok özel projeleri gerçekleştirdik. Yön gösterdik birbirimize. Ben Ümit'le birlikte daha çok anladım ki, her dışavurum bir başkalaşım hikayesi aslında.

 

Ümit Ünal'ın Fashion Lab'deki defilesinde podyumda Coco Rosie'den bir şarkı seslendirdiniz. Nasıl gelişti bu fikir?

O yıl (2009) IF Film Festivali'nde izlediğimiz bir belgesel, Eternal Child, çok etkilemişti bizi. Müzik ve benliklere dair yolculukları anlatan bir filmdi. Film sonrası Ümit, Sunshine'a takıldı, kopamadı. Miras-kader tanrıçaları konseptine odaklandı. Derken sürpriz bir şekilde bu koleksiyonun sesi olmamı istedi. Bu benim ilk canlı performansım olacaktı. Podyum üstüne taşıyacağımız bir hatırlatmanın sözcüsü oldu sesim. "Kaybettiğinde ışığını güneşe bakıp alman mümkündü, yeniden içine yüreğine..." Coco Rosie nin bu denklemini Garajİstanbul'da da dile getirdik. Makas bileyen üç adam podyumda hayatın bileyleme anlarını, saçlarını kesen üç tanrıça yitirilen yaşamları ve üç model kader yolcularını simgeledi. Ve ben Sevtap, Ümit'le yaşadığımız ortak kaderi nefes almadan tekrarladım, onlarca kez.

 

Birlikte çalıştığınız başka ortak projeleriniz oldu mu?

Portekiz'de, Yunanistan'da ve Almanya'da sayısız performansları birlikte gerçekleştirdik. Yeni projemiz 2011 sonbaharında. İsmi, Nameless Birds. Çıkış noktası Antony Hegarty'nin I'm Bird Now albümü. Ümit'in yönetmenliğinde çalışıyoruz. İlk kez bir moda performansına yönelik bir beste hazırlıyorum. Aslında daha klasik, daha ağır bir melodiler uzamı... Sonrasında bir single'a dönüşecek. Yaklaşık 20 dakikalık, yine hayata yapılmış bir beste. Ümit, bu evremizi olgunluk çağımız olarak nitelendiriyor. Hücrelerimiz diken üstünde çalışıyoruz. Bir yanı müzik, bir yanı moda ve finali video-art kurgusu.

 

Kendi giyim stilinizi nasıl tanımlarsınız?

Kendi stilime dışarıdan baktığımda, çok zorlamasız, abartıdan uzak, doğaya yakın organik bi sentez görüyorum. Takıntılarım da oluyor tabii. Puantiyeli deri eldivenlerim mesela. Grafiksel detayları ve yalın anlatımı olan resimsel giysilerin içinde olmak bana kendimi iyi hissetiriyor. Müzik kadar stil ve moda tutkulu bir insanım. Stockholm ve Tokyo sokaklarına daha ait hissediyorum giyim tarzımı. 

 

İşlerini yakın takipte tuttuğunuz modacılar ya da giyim tarzınıza ilham veren birileri var mı?

İltimas geçmeden tabii ki Ümit Ünal. Dünyadan da Damir Doma, Petar Petrov, Jil Sander, Alena Akmediluna, Casa Mie. İsmi çok fazla duyulmamış, ama bu işe gönül vermiş tasarımcılar da var.

 

Yakın gelecekte hayalini kurduğunuz bir proje var mı?

Sosyal sorumluluk projelerinde yer almak ve doğru platformlarda şarkılarımı benzerlerime ulaştırmak istiyorum. Uzak gelecekte ise, bir çiftlik kurmak, şehir hayatında asimile edilmiş tüm değerlere oradan sahip çıkmak. Kedilerim, köpeklerim, atlarım, karıncalarımla meditasyon yapıp, toprakla uğraşmak ve yine yalnız bir sandalyeden uzağa bakıp, "Ben güzel yaşadım" diyebilmenin resmini görmek en büyük hayalim.

Deep Not: Hayatta yaşadığımız her şeyin bir anlamı var. Tesadüflere inanmıyorum, hayatın kendisidir vesile. Bu anlamı seviyorum.

 

-Barış Çakmakçı

ETİKETLER: ÜMİT ÜNAL