25 Nisan 2015

Moschino'nun Esas Adamı

YAZI: SUZY MENKES

Son sezonlarda Barbie'yi ve McDonalds'ı podyumlara taşıyan bir tasarımcı olarak Jeremy Scott herkesin sorguladığı pop kültürü tekrar hayata döndüren kişi. Condé Nast Uluslararası Lüks Konferansı'nda buna ilginç cevapları var. Bütün o renkler ve havailik arasında, hiç mi ciddi bir yanı yok? 
 
"Elbette ciddi bir tarafım var, ama mizahı kullanarak çok daha güçlü bir şekilde iletişim kurabilirsin." diye cevaplıyor. "Amerika politikasıyla ilgili mizah ve hiciv kullanan televizyon programlarına dikkat ederseniz son derece güçlü bir etkileri var."  
 
Mizah, Scott'un Moschino'ya bolca getirdiği bir şey, kıyafetleri yakıştırarak giymeyi bilen kadınlar sayesinde gazete yazılarına sıkça konu olan bir estetik anlayışı oluşturduğu kesin. 
 
Fotoğraf: Getty 
 
Menkes'e "Rihanna, Miley, Katy gibi bütün bu kadınlar benim arkadaşlarım ve çok yakın ilişkiler kurduğum insanlar", diyor, "Bana ilham veriyorlar çünkü hayatımın bir parçası onlar. Çok doğal bir ilişkiye sahibiz. Onlar her zaman benim yanımdalar, ben de onların." diye ekliyor.
 
Ancak Scott'a sadece ünlü dünyası tapmıyor. Konferansta Menkes'e eşlik eden diğer sunucu Anna Russo'ya anlattığına göre, gençliğinde evi olarak gördüğü ve derinden bağlı olduğu Japonya'da da sıkı takipçileri var. 
 
Dinleyicilere "Altı tane Asyalı kız arkadaşım var; hepsi de çok güçlü ve ilham verici kadınlardı", diyor ve " Ben 16 yaşındayken Japonya'ya taşındım ve Japonca öğrenmeye başladım. Oradaki kültürü ve yaratıcılığı seviyordum—İşime sahip çıkan ilk insanlar onlardı. Her zaman yeniye dair bir takdir duyguları var." diye ekliyor.  
 
Kendi stiline gelince, elbette kendi nasihatlerini kendisi de uyguluyor ama körü körüne bir moda kurbanı da değil. 
 
"Moda tutkunuyum ve modayla ilgilenen herkesin iyi şeyler yapmasını istiyorum. Details dergisini takip ederken aşık oldum modaya, bu kadar farklı olmasına bayılmıştım. Ama şimdi her şey aynı olmaya başladı ve bu beni üzüyor. İnsanlar kıyafetlerimi giymeseler bile bu benim sorunum değil. Bunu söylediğim için kovulabilirim belki ama kıyafetlerin satıp satmaması çok da umrumda değil."
 
Fotoğraf: Getty 
 
"Kendimi çok şanslı hissediyorum, öyle destekçilerim var ki bana fotoğraflarını veya kendi yaptıkları oyuncak bebekleri gönderiyorlar. Bunları gördüğümde çok seviniyorum, hemen internete koyuyorum, bu beni çok heyecanlandırıyor çünkü benim amacım insanların hayatlarına dokunabilmek, şu zamana kadar yaptığım da bu." 
 
Onu ve tasarımlarını modanın önemli bir noktasına getiren şey kuşkusuz sonu gelmeyen iyimserliği, bu onda tamamen doğal gelişmiş bir özellik. İşi için duyduğu coşkudan cesaret almasıyla ilgili bir sorunu da yok. 
 
"En büyük övgülerimi Franco Moschino'yu şahsen tanıyan insanlardan alıyorum. Jean Paul Gaultier defilesinde sahne arkasında onu tebrik etmeye gittiğimde bana 'Moschino'daki çalışmalarını beğeniyorum, tam da Moschino'nun kendi ismi altında yapmanı isteyeceği türden işler çıkarıyorsun' dedi. Franco'nun yaşasaydı beni takdir etmesine en yakın deneyim buydu benim için, çünkü Franco Jean Paul'a bayılırdı. Bu yüzden onun söylediklerini ciddiye alıyorum çünkü Franco'nun yaptıklarını takdir ediyorum ve onun mirasını devam ettirmek istiyorum."
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

ETİKETLER: SUZY MENKES , JEREMY SCOTT , MOSCHİNO , RİHANNA , MİLEY CYRUS , KATY PERRY , JEAN PAUL GAULTİER , FRANCO