27 Şubat 2015

Milano Moda Haftası: İkinci Gün

YAZI: SUZY MENKES

MAXMARA: BAZILARI SICAK SEVER 
 
MM ve MM! Marilyn Monroe, MaxMara'da! Gerçekten mi? Dayanıklı ceketleriyle ve mantıklı çalışan kadının tercih ettiği türden tasarımlarıyla bilinen modaevi, sinemanın büyük göğüslü sarışın bombasına mı yöneliyor?  
 
İster inanın ister inanmayın, bu strateji işe yaradı. MaxMara'nın ardındaki yaratıcı ekip Marilyn'in öldüğü yıl 1962'de kumsalda George Barris tarafından çekilen fotoğraflarını ilham kaynağı olarak aldı. En efsanevi olanı, film yıldızının bir Norveç hırkasına sarındığı ve altında süt gibi vücudunun belli olduğu fotoğraf.   
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Sonbahar/Kış 2015 sezonunda çıplaklık veya baştan çıkarma yoktu ama deniz kenarı atmosferi dijital bir ekrana yansıtılan dalgalarla oluşturulmuştu. Sahneye büyük vücudu sarıp sarmalayan ceketler çıktığında bile mankenlerin sivri sutyenler taktıkları belli oluyordu. 
 
Birbiriyle alakasız kıyafetleri bir araya getirme düşüncesine genelde dudak bükerim. Ama bu seferki farklıydı çünkü, uzun MaxMara ceketleri master class'tı. Alışıldık deve tüyü versiyonu ceket, onu giyen manken saçı Marilyn'inki kadar kabarık olmadığı için biraz suratını asmıştı, hikayeyi çok güzel yansıtmıştı. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Defilede başka göndermeler de bulunuyordu: artık televizyondaki Mad Men dizisiyle bağdaştırdığımız dar etek ve onunla uyumlu sweater gibi. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Kapitone parçalar, Marilyn'in aşk ilişkilerine dair stratejik ipuçları verdi. Ama "Bir kadına doğru ayakkabıları verin, dünyayı fetheder." diyen bir yıldız o püsküllü brogue'ları mı giyerdi? üzerinde hala Marilyn'in ayak izinin bulunduğu Ferragamo'nun ünlü topuklu stiletto ayakkabılarının yerini tutamazlardı herhalde.( Şu anda Brooklyn müzesinde "Killer Heels" sergisinde görmek mümkün.) Ancak MaxMara'nın amacı, Marilyn'in tarzını 2015 için "gerçek" kılabilmekti.  
 
LEE WOOD
 
 
Spor ve şık tarzı bir araya getiren o elbise, 16 yıl boyunca Donatella Versace'yle çalışan ve şimdilerde L72 stüdyosuyla dikkat çeken Lee Wood'un hikayesini anlatmaya yetiyor.  
 
Milano'da kadın giyimden erkek giyimine, ayakkabılara ve aksesuarlara kadar birçok koleksiyon sergileyen Wood "Benim ve sokaktaki insanların tarzı spor, ama buna şimdi bir couture havası getirmeye çalışıyorum." diyor. Markanın simgesi Versace'nin Medusa'sı kadar göz önünde değil, sadece Lee'nin baş harfini temsil eden bir "L" harfi.  
 
Bana, kimono bir ceket ve şık bir elbise gösteriyor. Elbise, yüksek teknoloji tekstille uğraşan Panatex tarafından üretilmiş bir sneaker kumaşından yapılmış. 
 
Üstelik her şey İtalyan. İngiltere doğumlu tasarımcı, evinin ve kalbinin bulunduğu Milano'da "'Made in Italy' etiketini her yere taşımaya çalışıyorum" diyor. Donatella Versace'nin de tasarımlarının en büyük destekçisi olduğunu belirtiyor. 
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu
 

ETİKETLER: MAXMARA , LEE WOOD , DONATELLA VERSACE , KİLLER HEELS , DEFİLE , MODA , SERGİ , ÜNLÜ STİLİ , BROOKLYN