05 Nisan 2010

Martin Churba

Arjantin'in en önemli avangard tasarımcılarından Martin Churba son koleksiyonunu Vogue.com Türkiye'ye anlattı ve Arjantinli kadınların klasik stillerinden bahsetti.

 

Buenos Aires Fashion Week 2010'un açılışını sen yaptın. Her zamanki gibi koleksiyonun kadar defilen de ilgi çekiciydi. Bu sezonun konseptini oluştururken neler düşünüyordun? Defilenin ardında bir hikaye var mı?

Her zaman koleksiyonlarımı sunmak için orijinal şeyler yapmaktan hoşlanıyorum. Bu sefer Paseo Alcorta alışveriş merkezinin açık parkyerinde arkada inanılmaz bir manzara eşliğinde koleksiyonumu sundum. Sponsorumuz Mini Cooper'dı. Defilenin içinde onu en iyi şekilde kullandık; arabalar, mankenler ve seyirciler o mekanı çok cool bir şekilde paylaştı. Koleksiyonumun ismi ise SUR (güney). Güney Amerika'nın ve güneyin en güneyinde, Arjantin'in ucunda yaşayan yerlilerden esinlendim. Patagonya'da yaşayan bazı yerliler var ki, ritüellerine göre vücutlarını boyuyorlar ve rengarenk kıyafetler giyiyorlar. Koleksiyon, bu “Dünyanın Sonunda” yaşayan kadın ve erkeklerden esinlenerek ortaya çıktı.

 

Bu koleksiyon için bugüne kadar kullanmadığın yeni bir teknik ya da kumaş var mı? Bizleri her sene yeni bir şey ile şaşırtıyorsun. Daha önce denemediğin yeni neler tasarladın?

Yenilik olarak bu koleksiyonda LED teknolojisini kullandım. Böylece bazı parçalara ışık verdim. Bu senenin yeniliği oydu.

 

Buenos Aires'li kadınlar modaya nasıl bakıyorlar? Dünyanın diğer büyük şehirlerindeki hemcinsleri ile karşılaştırırsan aralarında bir fark var mı?

Aynı seviyede değiller. Hayır. Avrupa ve Amerika'nın bazı şehirlerindeki kadınlar moda hakkında çok daha fazla bilgiye sahipler ve yenilikleri takip ediyorlar. Buenos Aires'de kadınlar bugün ortada ne varsa olanı takip ediyor ve giyiyor. Çoğunun çok daha klasik bir stili var. Ne çıkacak diye bakmıyorlar, maceraperest değiller. Dışarıda Arjantinli kadınlarınların güzelliğini methederler genellikle, bence bahsettikleri bu klasik cazibe!

 

O zaman senin koleksiyonların fazla riskli bir tercih oluyor herhalde onlar için. Müşterilerinin çoğu yabancılar mı?
Evet benim yaptıklarım çoğunluk için fazla. Aslında Arjantinli müşterilerim var ama daha klasik parçalara yöneliyorlar. Japonya'daki dükkanım ve oradaki müşterilerim tasarladığım ilginç parçaların alıcısı oluyor genellikle.

 

Bu sezon bir tek şey alabilecek olsaydık , ne almamız gerekirdi?
Üzeri baskılı naylon çoraplar ve taylar. Akşamları tüniklerin altına giymek için topuklu ayakkabılar.

 

Tasarımlarının kahramanları kimler oluyor genelde?
Mesela Björk bir ilham kaynağı, kıyafetlerimi giymesini isterim. Annem ve bir de şarkıcı Marisa Monte kahramanlarım olabilir. Korkusuz kadınlar, karakterli ve değişik bir güzelliğe sahip olan kadınlar. Sadece güzel değil onlar daha üstün.

 

Paris Moda Haftası'ndan seni etkileyen koleksiyonlar hangileriydi?

If six was nine, Undercover, Iris Van Herpen.

 

Bizimle paylaşabileceğin heyecan verici bir proje var mı bu ara?

New York'da Swarovski ile bir aksesuar projem var temmuz ayında. Bir de Paris Moda Haftası'nda Türk bir PR yetkilisi ile tanıştım, görüştüm, belki koleksiyonlarımı İstanbul'da satın alabileceksiniz yakında.

 

-Aslı Pelit

İlgili Başlıklar