02 Aralık 2014

Loulou de la Falaise

YAZI: SUZY MENKES

Çok fazla diye bir şey yoktur
Fotoğraf hakkıt: Pascal Chevallier 
 
Canlı renkteki kıyafetleri, onlara eşlik eden etnik mücevherleri, kısa saçlarının üzerindeki şık şapkalar... Loulou de la Falaise, İngiliz tuhaflığının en iyi örneğiydi. 
 
Loulou ve Yves şapkalarla eğlenirken 
Fotoğraf hakkı: la Falaise aile arşivinden. 
 
Ama bu kendine özgü stiliyle moda dünyasında gelinebilecek en yüksek seviyeye ulaştı: arkadaşı ve ruh ikizi Yves Saint Laurent'in haute couture'ü. 
 
Sizi Marakeş'in sihirli dünyasına New York ve Paris'ten geçerek götürecek bir tatil hediyesi arıyorsanız, bu size ilham verecek bir kitap. 70'lerin modasına fazlaca odaklanan "Loulou de la Falaise, the Glamorous Romantic"te canlı bir dil ve sayfalar dolusu fotoğraf var. 
 
Loulou kırmızı bir ceket giyerken. 
Fotoğraf hakkı: Jean-Francois Jaussaud 
 
Kitabın yazarı Natasha Fraser-Cavassoni, üst sınıf İngiltere-İrlanda kökenli bir kızın Paris moda dünyasında edindiği "bohemian rhapsody" rolünü gözler önüne seriyor. 
 
Boynundaki şalıyla Yves Saint Laurent'i öpmek üzere olan Loulou  
Fotoğraf hakkı: Pierre Boulat  
 
Ariel de Ravenel, Loulou'nun hakkını verebilme misyonuyla kitabı yayınlayan kişi. Ravenel'in araştırmaları sonucunda bulduğu nadir fotoğraflar içeren ve sanat yönetmeni Alexandre Wolkoff'un tasarladığı kitap, okuyucuyu yer altı kulüplerinden haute couture saltanatına kadar götürüyor.  
 
Eşi Klossowski'yle evlendiği gün Loulou, Paris, Haziran 1977 
Fotoğraf hakkı: Guy Marineau 
 
Fraser, bu yaşam öyküsünü beş bölüme ayırmış: İlk bölümde Loulou'nun İngiliz ailesi ve güzel büyükannesi Rhoda Birley ele alınmış. Rhoda Birley, Loulou'nun da son yıllarında yöneldiği bitki yetiştirme konusunda yetenekliymiş. Bir Fransız sayfiyesinde büyük bir İngiliz bahçesi oluşturmuş.  
 
Loulou 
Fotoğraf hakkı: Guy Marineau 
 
Annesi Maxime de la Falaise de tıpkı kızında da yaptığı gibi kariyerine modellikle başlamış. 
 
Loulou, hiçbir zaman bahsetmediği acınası çocukluğunda ilgisizlikle büyümüş ve 19 yaşında Glin şovalyesiyle evlenmiş. (Kitaptaki fotoğrafa bakarak evliliğin yürümeyeceğini tahmin edebilirsiniz çünkü bu fotoğraf Loulou'nun burjuva ve mahçup gözüktüğü ve bir dizi inci taktığı tek fotoğraf.)  
 
İmza gününde Natasha Fraser-Cavassoni (solda) ve Ariel de Ravenel (sağda) 
Fotoğraf hakkı: Giulia Pizzini 
 
Fraser-Cavassoni Loulou'nun bağımsızlığının altını çizmek amacıyla "Ama boşandıklarında bütün mücevherleri geri verdi." diyor.  
 
Loulou'nun halka bilezikleri. 
 
Fraser, bu sanatsal ve asil İngiliz ailesini anlattıktan sonra Loulou'nun New York'taki çılgın Andy Warhol yıllarına, Amerikan tasarımcı Halston'la beraber çalışmasına ve Fernando Sanchez'le tanışmasına geçiyor. Fraser, Fernando Sanchez'i "hippi hareketinin unutulmuş kahramanı" olarak tanımlıyor. Fernando, mor kadife bir kıyafetin içindeki bu harikulade kızı görür görmez Yves Saint Laurent'le tanıştırmış.   
 
Loulou Paris'e utangaç ve içine kapanık Yves'le tanışmaya gittiğinde, ilk görüşte "moda" aşkı başlamış. Loulou YSL'e renk, süs ve YSL'in haute couture burjuva tarafını dengeleyen bir lüks hippi ihtişamı kattı.  
 
Loulou dinlenirken. 
Fotoğraf hakkı: Jean-Charles de Ravenel 
 
Ancak Yves'le çalıştığı yıllarda bile çılgın gece eğlencelerine katılıyordu. Bu yıllar siyah beyaz fotoğraflara öyle özgürce aktarılmış ki enerji ve heyecanla dolup taşıyorlar. Ancak Saint Laurent çalışanlarından birinin söylediği gibi: "Loulou ne kadar geç yatağa giderse gitsin sabahları mutlaka masasının başında olurdu." 
 
Loulou, Yves'le beraber 
Fotoğraf hakkı: Guy Marineau 
 
Fraser, de la Falaise'in iş etiğine dikkat çekerek "Kazandığını her zaman hak etti." diyor.  
 
Loulou'nun yaşam öyküsünde yer alan karakterlerin çoğu vefat etmiş olsa da Loulou'nun kocası Thadee, kızları Anna ve diğer aile üyelerinin Terry ve Jean de Gunzburg'un Londra'daki evinde toplanarak kitabı kutlamaları hoşuma gitti. "Bana kitabı yazmam önerildiğinde ailenin bunu kabul etmesi şartı konulmuştu" diyor Ravenel. 
İlk başta sehpa üstü kitabı gibi duran bu kitap, aslında, Ariel'in bulduğu bazısı nadir bazısı ikonik olan fotoğraflar ve Fraser-Cavassoni'nin dili sayesinde büyük bir derinlik kazanmış. Neredeyse her paragrafta Loulou'nun bir arkadaşının veya tanıdığının sözlerine yer verilmesi kitabı sadece geleneksel edebi bir eser olmaktan çıkarıp belgesel havasına sokmuş.  
 
‘Loulou de la Falaise, the Glamorous Romantic’ kitabının kapağı 
Fotoğraf hakkı: Rizzoli 
 
Ancak bu, kötü bir fikir değil. Özellikle de Yves Saint Laurent'e dair Loulou'yu ve diğer ilham perisi Betty Catroux'u sadece mankene indirgeyen iki film çıkmak üzereyken.  
 
Natasha'nın annesi Lady Antonia Fraser, ve Luolou'nun kocası Thadée Klossowski de Rola. 
 
Ariel'in de üstüne basarak söylediği gibi arkadaşı sadece bir manken veya ilham perisi değildi, bu tanımlar pasif güzellik tanımları. O, "köpek gibi çalışıyordu". 
 
Bir diğer önemli nokta da kitabın iki yazarının da İngiliz kökenli olması ama Paris'te yaşaması: Ariel'in İngiliz bir büyükannesi varken Natasha annesi Antonia Fraser da dahil birçok yazarın bulunduğu Pakenham hanedanından.  
 
Loulou'nun bu dengesiz vizyonuna bir örnek de hazır cevaplılığı. Ünlü parti sahibesi Marie-Hélène de Rothschild Loulou'yu alkolü bıraktığı için tebrik ettiğinde Loulou "Kokain karaciğerime daha iyi geliyor!" diye cevap vermiş.  
 
Fotoğraflarda Loulou'ya genellikle sigarası eşlik ediyor, kitabın kapağında bile gözleri kapalı bir şekilde sigarasından içiyor. Fotoğraflarda ve metinde, Loulou'nun arkadaşlarından biraz fazla alıntı yapılmış. Grace Coddington bunu şöyle ifade ediyor: " Bir an Loulou'ya bakıyorsun, diğer an nefesin daralıyor."  
 
Ama birçok fotoğraf ve yorum içeren bu kitap, Loulou de la Falaise'nin moda dünyası ve kadınlık için çok önemli bir değere sahip olduğu hissini ve Loulou'nun sonuna kadar şahsına münhasır kişiliğini koruyabildiği gerçeğini aktarmakta başarılı.

ETİKETLER: YVES SAİNT LAURENT , SUZY MENKES , LOULOU DE LA FALAİSE