27 Şubat 2015

Londra Moda Haftasının Ardından

YAZI: SUZY MENKES

PAUL SMITH: ŞİMDİKİ ZAMANDA EKOSE
 
Londra'nın büyük erkek giyim tasarımcısı sonunda kadın giyimine sokak karizması kattı, bu da koleksiyona hem çekicilik hem de pratiklik kazandırdığı anlamına geliyor. Koleksiyon, yer yer Madras ekoseleriyle yumuşatılmış, bazen de koyun yünü kullanılarak
yoğunlaştırılmıştı. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Bu bana moda dijital deneylere kaydığından ve her kıyafet baskı ya da desen üzerine kurgulanmaya başladığından beri neler kaybedildiğini hatırlatan bir koleksiyon oldu. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Paul Smith'in yaklaşımı çok daha kullanışlı, ve bunu bir iltifat olarak söylüyorum. Bunlar bir kadının dolabında uzun süre kalacak türden kıyafetler. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
JONATHAN SAUNDERS: PARLAK GEOMETRİ
 
Sahnenin kolonlarına yansıtılan renkli gölgeler, Jonathan Saunders'ın defilesini renkler üzerine oluşturduğu mesajını hemen verdi.  
 
Ve bir de desenler. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Geometrik bir mesaj olarak, podyumu kare bir şekilde ve pusula gibi kullanmak etkileyici bir deneme olmuş. Ama defilede genel bir gariplik vardı, ve bu gariplik sadece mankenlerin üzerinde yalpalayarak yürüdüğü dantelli çizmelerle alakalı da değildi. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Saunders bir süredir renkleri vücut dilinde kullanmak üzerine çalışıyor. Bu sezon çalışmalarını sanata dönüştürmeyi başarmış. Fakat çok fazla sanat ve pratik olmayan kıyafetler bazı karışıklıklara yol açabilir. 
 
MARY KATRANTZOU: THE COURAGE OF  INVENTION 
 
Mary Katrantzou'nun "Horror Vacui" (Boşluk Korkusu) diye adlandırdığı defilesi, kostümde ve dekorasyonda bol süslemeyi savunan Viktoryenlerin minimalizmi reddedişlerine gönderme yapıyor. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Defile, Mary'nin yenilik için gösterdiği cesareti ve 21. yüzyılın desen devriminin başında ortaya çıkardığı dijital baskılı çay fincanlarından beri ne kadar geliştiğini gösterdi.  
 
Teknoloji ve sanat arasında gidip gelen koleksiyonla tasarımcı hem sanatta hem de zanaatta "özgün" olarak adlandırılabilecek bir iş çıkarmış. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Geçen sezon, Katrantzou doğa üzerine odaklanarak son derece eşsiz bir koleksiyon ortaya çıkarmıştı. Ancak bu sonbahar/kış 2015 koleksiyonu minimal ve aşırı olan arasında bir savaşı yansıtıyordu, ve sonuçta kıyafetlerin dili aracılığıyla güçlü ve orijinal bir koleksiyon ortaya çıkmış .  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
TOPSHOP UNIQUE GOES TO THE COUNTRY 
 
Topshop Unique giyen tatlı kızlar bu defilede daha önce topuklu ayakkabılarının hiç ayak basmadığı bir yöne gittiler: İngiltere kırsalı. 
 
Bu yeni giyim tarzının daha yetişkin bir havası vardı. Ancak şehirliler için defilenin kokteyl saati giyimi daha rahat gözükebilir. Kısa dantelli elbiseler, kristallerle süslenmiş ve siyah Londra elbisesiyle giyilmiş bir blazer Topshop'ın temsil ettiği imaja daha uygun olabilir.  
Fotoğraf: Indigital 
 
Ancak kırsal kıyafetler arasından alkışladığım bir kıyafet de vardı: şık, altın sarısı kadifeden tulum. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
BELSTAFF: ÇADIR KENT 
 
Belstaff defilesinin arka sahnesini Tipi çadırlarından oluşturmuş, bir moda defilesi için çok uygun gözükmeyebilir, ama koleksiyonun genel hatlarıyla çok uymuş.  
 
Ninous bütün hikayesini kumaşlarla anlatıyor, ve kıyafetlere yaklaşımına verdiği isim de "kadınsı fonksiyonellik". Bu da koyun yünü ve kürkle hazırlanmış yumuşak dış giyim, kapitone astarlı parkalar, dokunmak isteyeceğiniz türden örgüler demek, hepsinde dokusal bir mesaj var. 
 
Koleksiyon, Belstaff'ın doğru yöne doğru gittiğinin göstergesi. 
 
MATTHEW WILLIAMSON: KIŞ GÜNEŞİ 
 
Sahnenin arka planını oluşturan lila rengi perdeler, Matthew Williamson defilesinin bütün hikayesini açıklıyor: Yumuşak ve gizli bir şekilde hissettirilen ihtişam. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Ancak yumuşak kürkler, süet püsküllü çizmeler, ipek çiçek desenleri veya parlak saten elbiseler dokusal olarak en az renkler kadar güçlü bir mesaja sahip. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Kışın sıcak yerlere giden insanların tam da Brezilya veya Güney Fransa'da giyebileceği türden sofistike görüntüyü temsil ediyor bu koleksiyon. 
 
Williamson arkasında bıraktığı Ibıza tarzı, lüks hippi tarzıyla hatırlanacak. Arkasından gelen yeni tasarımcılar da yolculuk tutkusunu takip edecekleri için, Matthew şimdiden onlara moda dünyası için son derece önemli olan taze ve sofistike vizyonu miras bırakmış olacak.  
 
PETER PILOTTO: BASKI DENETİMİ 
 
Çılgın ve fazla kullanılan dijital baskılardan bir adım uzaklaşmak, modada şu aralar benimsenen bir ruh hali.  
Tasarımcı ikili Peter Pilotto ve Christopher de Vos birkaç sezondur bu trendi izliyorlar, ve Kış 2015 sezonu için dijital baskıda köşe bucak temizliğe girişmişler. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Küçük puantiyeler ve kareler, özellikle de beyaz bir zemin üzerinde sunulduklarında modaya yepyeni bir soluk katıyor. Birkaç kıyafetteki siyah çapraz çizgiler hariç, her şey karmaşık desenlerden kaçınılarak tasarlanmış.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Elbiseler, ceketler ve diğer parçalar ince hatlarda tasarlanmış ve bu düz moda vizyonu, mütevazı ve az sayıdaki süslemelerle çok yakışmış. 
 
HUNTER: YAĞ YAĞMUR
 
İşe ayakkabılardan başlayan şirket Hunter, şehirlilere hitap etmeye başladığı gibi İskoçya'nın dağlarında da giyilebilecek kıyafetler tasarlamaya da odaklanmış durumda.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Kreatif direktör Alasdhair Willis'in yeni koleksiyonuyla başarmaya çalıştığı şey tam da buydu. Önce şehirin yağmurlu havası için siyahlar ve turuncularla başlayan koleksiyon, daha sonra kalın, çılgın ve dokusal açıdan daha yaratıcı bir dış giyime dönüştü. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Açık mordan gökyüzü mavisine, pembelerden hardal renklerine kadar renklerin sahip olduğu derinlik, topuklu ayakkabılardan veya lastik çizmelerden çok daha cesur bir mesaja sahip. 
 
CHRISTOPHER KANE: ARZUYU ÇİZMEK
 
Christopher Kane'in 2015 kış sezonu için oluşturduğu koleksiyon, tamamen satılabilir parçalardan oluşuyor. Siyah, kadife kürklü kıyafetlerden, şifon kumaşlı kokteyl elbiselerine kadar sevebileceğimiz ve almak isteyeceğimiz çok şey vardı.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Tasarımcı, "seksi olan ama grotesk kaçmayan" bir koleksiyon hazırlama amacına ulaşabilmiş gibi gözüküyor. Kane'in eski defilelerini düşündüğümde, plastik bantlar veya yağlı şeffaf kumaşlarla onların daha sapkın ve rahatsız edici olduğunu anımsıyorum. Yeni sezonun buluşlarıysa biraz daha oyuncu, örneğin iç çamaşırı fırfırına sahip o çanta... Fırfırlı çantayı sık sık podyumda gördük, ayrıca ayakkabılar da fırfırlara sahipti. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Tasarımcının eskiden bu kadar bariz bir şekilde ortaya koyduğu tarzı şimdi daha kibar bir yolla yansıtmayı bulmuş olması övgüye değer. Kıyafetleri "satın alınabilir" kılan da bu zaten.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
HUISHAN ZHANG: GÜZELLİK BAKANIN GÖZLERİNDE 
 
İngiltere'de Central Saint Martins'de moda eğitimi almış Huishan Zhang, tıpkı iyi bir şef gibi hangi malzemeden ne kadar kullanması gerektiğini iyi biliyor.  
 
Fotoğraf: Firstview 
 
Çoğu zaman ben bile kıyafete Çin etkisi veren malzemeyi bulamadım. 
 
Fotoğraf: Firstview 
 
Tasarımcının kendisi kullandığı ipek, pamuk, tüvit, jakar ve keçe karışımlarına "Çin bulmacası" diyor. Ama Huishan Zhang, bu bulmacayı çözmüşe benziyor, çünkü kıyafetler içine biraz da Uzak Doğu katılarak şık hale getirilmişti. 
 
BURBERRY: SANAT VE ZANAATKARLIK 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Burberry defilesini güzel yapan birçok farklı öğe vardı: Zengin renkler, kumaşlara katman katman verilen etkiler, süslemeli deri çizmelere harcanan zanaatkar emek, sallanan püsküllerdeki neşe. 
 
Bana 70'lerin hippi lüksü gibi geldi, ama Christopher bunu düşünmediğini belirtti. "Ben, farklı zanaatkarlıkları bir araya getirmek istedim, yaşadığımız bu dijital dünyaya el işlerini katmak istedim." diyor.  
 
Doğru, Bailey aynı zamanda Burberry'e teknolojiyi de getirmeye çalışmış, canlı yayın yapan ekranlar, sosyal medya. Kıyafetleri online da alabiliyorsunuz. 
 
Ama bana kalırsa bu defile gerçekten de  70'ler tarzını yansıtıyor.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
ERDEM: HAYALGÜCÜNÜ YENİDEN YARATMAK 
 
Sahne arkasında, Erdem bana etkilendiği film figürlerinden bahsediyor, Visconti'nin Boccaccio 70'inden Romy Schneider, Hitchcock'ın Vertigo'sundan Kim Novak, ve yine Visconti'nin Sandra'sından Claudia Cardinale. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Tasarımcı, bugün herhangi birinin kıyafetler sayesinde bu filmlerin çekildiği zamanları tekrar canlandırabilmesi fikrinden etkilenmiş. 
 
Bu fikir bana biraz şüpheli gelse de, O ustaca kesimlere sahip, tüylerle süslenmiş güzel kıyafetleri görünce fikrim değişti.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Son birkaç sezondur Erdem kendisini sürekli daha ileriye itiyor. Modaya uygun, seçkin kişilere hitap eden elbiselerden gittikçe uzaklaşıyor. 
 
Bu koleksiyon da onun yaratıcılık namına attığı bir başka adım ve sonuç olarak sadece iğne iplikle değil hayal gücüyle dikilmiş kıyafetler ortaya çıkmış. 
 
ROKSANDA ILINCIC: KENDİ RENKLERİNİ YARATMAK 
 
Roksanda Ilincic'in koleksiyonu, tıpkı kendi kişiliği gibi, efsanevi.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Roksanda, garip ve abartılı şekiller yarattığı ilk günleriyle kıyaslandığında çok yol kat etti. Sonbahar 2015 koleksiyonu çok cesur ve parlaktı, özellikle ceketler "giyilebilir"di.  
 
Bu tasarımcının asıl gücü, tasarımlarındaki kesinlikten geliyor: hem kesim, hem şekil ve özellikle de renkler açısından. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Yeşilin tonları, hardal sarısı, içinde biraz turunculuk bulunan pembe... Bu renkler kendi hayalgücünden fışkırıyor.  
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Kıyafetler herkes için uygun olmayabilir, Roksanda kendisi gibi insanlar için tasarlıyor. 
 
ANYA HINDMARCH: YOL İŞARETLERİ
 
Anya Hindmarch, o eğlenceli çantalarının yanında artık kıyafet de tasarlıyor. 
 
Fotoğraf: FirstVIEW 
 
Kıyafetlerin hepsinde yol tabelaları vardı, "karşıdan gelene yol ver", "dur", "geç" işaretleri gibi. 
 
Fotoğraf: FirstVIEW 
 
Anya'nın kıyafet koleksiyonu da çantaları kadar ilginçti: iyi düşünülmüş, sade ve Hindmarch'ın müdavimleri için iyi bir ek.  
 
CHRISTOPHER RAEBURN: 
 
Raeburn bir süredir yeniden yapılmış kumaşları kullanarak tasarım yapıyor, ve o zamandan beri de koleksiyonlarının daha iyiye gittiğine düşünüyorum. Bu sezon, odak noktasını şehirli dış giyim asilliğine kaydırmış. 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Fotoğraf: Indigital 
 
Christopher Reaburn'ün hikayesi, hayal gücünün, sabrın ve hak edilmiş başarının hikayesi. Woolmark'la yaptığı işbirliği hem iyi bir insan olup hem de başarılı bir moda tasarımcısı olabileceğinizin göstergesi, dünyanın Raeburn gibi düşünceli insanlara ihtiyacı var.
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

ETİKETLER: BURBERRY , SUZY MENKES , MATTHEW WİLLİAMSON , MARY KATRANTZOU , CHRİSTOPHER KANE , PETER PİLOTTO , HUNTER , ROKSANDA ILINCIC , TOPSHOP UNİQUE , MODA , DEFİLE