28 Ocak 2016

Kuzeyli Estetiğine Akdenizli Yorumu

YAZI: SUZY MENKES

Maison Margiela defilesi, birbirinden farklı parçalarla adım adım ilerledi. Önce, bir tuval gibi bembeyaz kıyafetler görücüye çıktı. Özellikle de muhteşem bir terziliğe sahip beyaz kaban dikkat çekti. 

Suzy-Menkes-Maison-Margiela-Galliano

Fotoğraf: Indigital 

Daha sonra John Galliano'un artizan tasarımlarına geçildi; bu tasarımlar, modaevinin kurucusu Margiela'nın 1980'lerde geri dönüşüm amacıyla  farklı parçaları bir araya getirerek hazırladığı kıyafetlere benziyordu. İlkbahar/Yaz 2016 Haute Couture koleksiyonunda, kenara atılmış bir perdeden dönüştürülmüşe benzeyen desenli kıyafetler göze çarpıyor. Bir de göğüs kısmında sanki bir sepete doldurulmuş buruşuk temiz çamaşırlar gibi duran kumaşların olduğu gömlek-elbise var tabii.  

Suzy-Menkes-Maison-Margiela-Galliano

Fotoğraf: Indigital 

Galliano,  Hôtel National des Invalides'in asil odalarında sergilenen bu koleksiyonla kendinden emin bir tavır sergiliyor. Hatta aralara Dior yıllarında yaptığı gibi çılgın makyajlar serpiştirmiş; gözü çevreleyen bir yıldız, mor rujlar ve bol bol kırmızı saç.   

Suzy-Menkes-Maison-Margiela-Galliano

Fotoğraf: Indigital 

Tipik bir şov adamı olan Galliano finali arkadan turuncu kuyruklu pembe bir elbise gibi gözüken önden ise siyah çift düğmeli bir ceket olan tasarımıyla yaptı.  

Suzy-Menkes-Maison-Margiela-Galliano

Fotoğraf: Indigital 

Galliano'nun hem kişisel hayatından hem de Dior'daki yıllarından bir araya getirdiği öğeler  Margiela'nın estetiğine ilk kez uyum sağlamış gibi gözüküyor. Ama... Bu geri dönüşüm ve parçaları değerlendirme hikayesini daha önce de birçok kez görmüştük. Comme des Garçons da zamanında gömlek-üstüne-gömlek tasarımı sunmuştu. Kısacası, koleksiyondaki her şey, moda tarihinden bir şeylerin tekrarı gibiydi.  

Artizan fikrinin yürümemesinin asıl nedeni ise birbirinden fersah fersah uzak iki farklı moda tutumunu bir araya getirmiş olmasıydı. Martin Margiela Avrupa'nın kuzeyinden gelen bir tasarımcı ve sanatsal moda anlayışı Flaman ressamların tarzına benziyor. Galliano ise öz be öz Akdenizli, İspanyol ve İtalyan sanatının zenginliğini yansıtıyor.    

Suzy-Menkes-Maison-Margiela-Galliano

Fotoğraf: Indigital 

Bu kuzey/güney ayrışması, kendini, tasarımcıların geri dönüşüm anlayışında da belli ediyor: Margiela, daha "çevreci" sözcüğü icat edilmemişken bile çevreciydi, Galliano ise sadece eski eşyaları değerlendirerek süslemeler yapan bir tasarımcı.  

Hem finansal hem manevi olarak Renzo Rosso'nun Only the Brave Grubu tarafından desteklenen bu yeni Artizan koleksiyonu, Galliano'nun Margilea'nın amacı yönünde hareket ettiğini gösteriyor. Fakat bu, Galliano'nun moda tutumunun Margiela'nınkiyle bir araya gelerek değişmesini gerektiriyor ve Galliano bunu başarmaya çalışırken ortaya karışık ve haute couture'ün daha az hissedildiği bir koleksiyon çıkıyor. Bu karmaşık dönemin geçip geçmeyeceğini ileride göreceğiz.  

Maison Margiela İlkbahar/Yaz 2016 Koleksiyonu

Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

ETİKETLER: JOHN GALLİANO , MAİSON MARGİELA , SUZY MENKES