30 Aralık 2010

Joana Kohen

Joana Kohen her yerde. Defilelerde, sergilerde, Asmalımescit'te, Nişantaşı'nda, moda fotoğrafçılarının, sanatçıların yanında... O kadar kendine has bir stili ve beden dili var ki, çevrenizdeyken dikkatinizi çekmemesi imkansız. Tıpkı işleri gibi.

 

Eğitiminden biraz bahseder misin?

Milano-Marangoni Institute'te moda tasarımı okudum. Bir yıl sonra bu alanın bana göre olmadığına karar verip Antwerp Kraliyet Akademisi'nde Güncel Sanat eğitimi aldım. Bu arada moda tasarımı kurslarına devam ettim. Bir buçuk yıl önce de İstanbul'a döndüm.

 

Modayla halen alakan var ama?

İşin aslı modaya inanmam. Oscar Wilde'ın söylediği gibi "moda iğrenç bir şeydir, altı ayda bir yenilemek gerekir. Ama stil kalıcıdır ve bir karakter dekorudur”. Evet, biraz iddialıyım. Beş yıl içinde tarihe geçmeyi planlıyorum.

 

Kendi stilini nasıl tanımlarsın?

Agresif, isyankar, dikkat çekici ve şaşırtıcı.

 

Peki yaptığın sanatı nasıl özetlersin?

Sanatımla gecelik ilişki yaşayan biriyim. Ertesi gün aramam ve ona bağlanmam. Hayatıma girmeye değecek her kişi benim malzemem.

 

Örnek aldığın isimler var mı?

Tracey Emin, Marina Abramović, Roy Stuart.

 

Bir de yakın gelecekte sergi projen var.

Evet, şimdiye kadar sadece karma sergilerde yer aldım. Bugünlerde ise 2011'de açacağım kişisel sergime çalışıyorum.

 

İlham kaynakların neler?

İstanbul'dan, çevresinden, gündelik hayattan besleniyorum. Çevremde beni heyecanlandırmayacak kimseyi tutmuyorum. Amacım sisteme karşı gelip yeni bir akımın yaratıcılarından olmak. Muhtemelen 15 sene sonra bunun meyvelerini sularını akıtarak yiyeceğim.

 

-Zeynep Üner

ETİKETLER: OCAK 2011 , JOANA KOHEN