18 Ocak 2011

Hazal Yılmaz

Sosyal medyanın gücünün dünya tarafından kabullenildiği bir dönem bu. Haberciliğin en hızlı yöntemi twitter ya da bloglar. Hazal Yılmaz, yarattığı şehir bloguyla kısa sürede internet dünyasında  tanınan, aranan bir içerik sağlayıcı haline geldi. Amatör blogu onun kartviziti oldu. Şimdi büyük markalara projeler hazırlıyor, gazetede köşesi var.

 

Blog nasıl mesleği oldu?

Bu işe başlamam 09.00-22.00, öğle yemeği arasız, sürekli stres altında geçen kabullenilmiş hayata isyan etmemle oldu. Sergi gezemez, yeni ülke göremez, evde yemek pişiremez haldeyken şöyle düşündüm: Eleştirmeye, verileni kabulenmeye, bitse de gitsek ruh haline o kadar alışmışız ki hayatın güzel detaylarını kaçırıyoruz. Hayallerimizden vazgeçiyoruz. O zaman yeni bir yaşam ve iş modeli deneme kararı aldım. www.hazalyilmaz.com'a tıklarsanız, anlattıklarımın tam karşılığını bulacaksınız.

 

Nelerden bahsediyorsun blogunda?

Ne yaşıyorsam, nereyi geziyorsam takipçilerimle paylaşıyorum. Sürekli güncellenen bir şehir rehberi.

 

Takipçiler?

Her gün ortalama 8 bin 500 kişi.

 

"Blog yazarak para kazanır mıyız," diyen birçok gencin kahramanı oldun. Senin kahramanların var mı?

Chris Anderson. Sadece Wired dergisini yaratmış olması bile yeterli. Seth Godin, masabaşı haricinde bir hayat olduğunu gösterdi. Jack Dorsey, Twitter gibi dünyada olan biteni anında, basit, hap gibi alabildiğim bir fikri geliştirdi. Julian Assange malum…

 

Yeni proje var mı?

Şehir rehberliğini iPhone üzerinden yürütmeye başladım.

 

-Zeynep Üner

ETİKETLER: OCAK 2011