06 Ocak 2011

Handan Figen

Handan Figen on yıldır Paris'te yaşıyor. Parsons Paris School of Design and Arts'tan ve bir ay önce de Paris Ecole Nationale Supérieure des Beaux-Arts'dan mezun oldu. Evet, daha yeni mezun oldu ama işleri Contemporary İstanbul'da da Münih'te katıldığı sanat fuarında da büyük ilgi gördü. Handan Figen, tüm içtenliğiyle Vogue Türkiye'nin Ocak sayısında.

 

Eğitimin sırasında hangi isimlerle çalıştın?

Louvre Jean-Michel Alberola, Boltanski ve Penone gibi birçok tanınmış sanatçıdan ders aldım. Beaux-Arts'daki 4'üncü ve 5'inci senemi de, Louvre manzaralı Jean-Michel Alberola'nın atölyesinde geçirme fırsatım oldu.

 

Bugünlerde neye hazırlanıyorsun?

Sotheby's müzayedesi ve Mart 2011'de Hong Kong sanat fuarına hazırlanıyorum. Bugüne kadar heykelden seramiğe, gravürden fotoğraf ve litografiye kadar pek çok alanda çalıştım. Tüm bu teknikler, çizimlerimi ve resimlerimi destekliyor artık.

 

Peki sanatla erçekten kendini ifade edebildiğini düşünüyor musun?

Evet, sanat benim için kendimi, hayatı, etrafımdakileri, ilişkilerimi, ilişkisizliklerimi, ailemi, geldiğim yeri, gittiğim yeri anlayabilmem için bir anahtar.

 

Nelerden ilham alıyorsun?

Sanat yapabilmek için çok komplike konular arayıp bulmanın benim için önemi yok. Sanırım yaşamın kendisini yeterince karmaşık ve anlaşılması zor. İlk olarak yaşadıklarıma ve hissetiklerime önem verip bu tarz sorunları çözmek için sanatımı kullanıyorum. 

 

Kendin için en iyi gelecek tasvirini yapar mısın?

Evrensel olarak farkedilmiş bir sanatçı olmak ve hayatımı sanatımla kazanabilmek. Bu günlerde Paris'ten Lyon'a taşındım. Tekrar bir yenilik arayışına girene kadar buradayım.

 

-Zeynep Üner

ETİKETLER: OCAK 2011 , HANDAN FİGEN