14 Temmuz 2014

Dior için muhteşem bir an

YAZI: SUZY MENKES

 
Fotoğraf kredisi: Indigital
 
Pazartesi günü Charlize Theron gümüş, sırtı açık elbisesi ve ona eşlik eden partneri Sean Penn ile Raf Simons’a tebriklerini sunmak için Dior’un sahne arkasına girme mücadelesindeydi. Raf Simons muhtemelen o gün, tente duvarlardaki kar beyazı orkide sayısı kadar tebrik öpücüğü almış olmalı.
 
Bu, moda dünyası ve LVMH’ın yani Louis Vuitton Moët Hennessy başkanı Bernard Arnault için tam anlamıyla muhteşem bir andı. İki yıldır, yani Raf Simons’ın Dior’un kreatif direktörlüğü koltuğuna oturmasından beri, tasarımcı sonunda 12’den vurmuştu. Koleksiyonda hem yeterince onun kişisel estetiği vardı, hem de bu estetik Christian Dior’un geçmişi ile bir denge içindeydi.
 
 
Fotoğraf kredisi: Indigital
 
Kıyafetler, tarihe olan bağlantısı ile olağanüstüydü ve çok hafif bir şekilde taşınıyordu. Açılışı yapan elbiselerin ardında, basenlerden yumuşak bir şekilde balon gibi kabaran etekler, Marie Antoinette’in belli belirsiz bir gölgesi gibiydi. Zarif dikişleri olan Belle Époque döneminden korseler ise mini eteklere dönüşüyordu.
 
Yoğun işlemeleri olan ve saraylı bir görüntüye sahip mantolar ilerlerken, diğer taraftan uzun denizci mantoları yerleri süpürüyordu. Ve her ikisi de cool kazak ve pantolonlar üzerinde sunuluyordu.
Dior’un gelmiş geçmiş en ikonik parçalarından olan meşhur “bar” ceketi yumuşak ve yuvarlak yakalar ile tekrar yorumlanmıştı.
 
 
Fotoğraf kredisi: Indigital
 
Koleksiyonda uzay çağı titreşimleri hissettiren astronot tulumları bile vardı. Ama tıpkı gümüş göz makyajı gibi, uzay referansları da ustalıklar kullanılmıştı.
 
Bu koleksiyondaki her parça, sekiz kısıma bölünüyordu. Koleksiyon hem giyilebilir ve arzu edilen parçalar olduğunu, hem de Dior atölyesinin kelimeler ile ifade edilemeyecek yeteneğini gösteriyordu. Bu atölyedeki küçük eller kumaşlar üzerinde dekorasyon yapmıştı, jakar ve pililer gibi. Bu, hafiflik ve modernlik duygusunu veriyordu.
 
 
Fotoğraf kredisi: Indigital
 
“18. yüzyıl tarihinden Marie Antoinette ve 2000’lerden astronotlar gibi gözüken bir koleksiyon yapacağımı hiç düşünmemiştim.” diyor Raf Simons ve ekliyor: “Ama ben bunu tek bir koleksiyon olarak görmüyorum. Burada tek bir estetik dile sahip olan 8 farklı pasaj var.”
 
Tercüme etmek gerekirse, koleksiyon günün birinde 20’lerde son moda giyinen bir kızın rahat tarzını hissetmek isteyen modern bir kadın için tasarlanmış. Mesela şu yerlere kadar uzanan kusursuz kürk manto gibi.
 
 
Fotoğraf kredisi: Indigital
 
Belki de bu koleksiyonu tanımlamanın en iyi yolu şu: Şekersiz bir tatlı. Terzilik, Simons’ın erkek giyim geçmişi ile yarattığı çizgiler ibret verici. Dekorasyon sanatı, jakar ve işlemeler, taze ve yeni bir hava veriyor. 
 
Şov hem çok Raf hem de çok Dior’du. Ve kesinlikle çok iyiydi.
 
 
Çeviri: Ayça Demirhan

İlgili Başlıklar